21. Hukuk Dairesi 2015/19684 E. , 2016/1181 K.
"İçtihat Metni"
Davacı, K. Davalı, kurum işleminin iptaliyle kuruma borçlu olmadığının tespitine, Davalı-K Davacı, yersiz olarak ödenen maaşının Kuruma iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı-K- davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, yeniden önceki eşi ile evlenen davacının, boşandığı dönemde kendisine ödenen ölüm aylığı nedeni ile, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Karşı dava, davacı Kurumun 56/2 gereğince haksız alınan aylıkların tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık; davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşama olgusunun yöntemince tespit edilip edilmediği, araştırmaya uygun karar verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı ile eski eşinin 28.06.2001 tarihli mahkeme kararı ile boşandıkları, talebi üzerine davacıya yetim aylığı bağlandığı, yapılan araştırmada davalı Kurum kontrol memurunca davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi nedeniyle davacıya bağlanan yetim aylığının kesildiği, 2008/11. ay ile 2013/01. ay arası ödenen aylıkların borç kaydedildiği ... Müdürlüğünden gelen belgeye göre davacının ve boşandığı eşinin 2007 den itibaren aynı adreste kayıtlı olduğunun bildirildiği, davacının boşandığı eşi adına su aboneliğinin aynı adres olduğu, İlçe Seçim Kurulu"ndan bildirilen seçmen kayıt bilgilerine göre davacının ve boşandığı eşi "ın aynı adreste kayıtlı oldukları anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun 56. maddesidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun 59/2. maddesinde "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir.Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davalı Kurum kontrol memuru tarafından sunulan rapor ile davacı ve eski eşinin boşanmadan sonra aynı çatı altında karı-koca gibi yaşamaya devam ettiklerinin tespit edildiği,yeniden evlenen davacı ile eşinin aynı adreste oldukları ve davacının eşinin kendisinin bitişikteki kerpiç evde kaldığından tespit sırasında komşuların ayrı yaşadıklarını bilmediklerini beyan ettiği, imzalı beyanları alnına komşuların birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri, ... kayıt bilgileri ile seçmen kayıt bilgilerine göre de Menis sistemine geçilen 2007"den itibaren aynı adreste kayıtlı oldukları, tutanak tanıklarının vergici zannedip korktuklarından tutanağı okumadan imzaladıklarını beyan ettikleri, tutanak tanıklarının mahkemede ifadelerini değiştirmesinin haklı gerekçesinin olmadığı, davacı ve eski eşinin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilememiştir.Davacının eşinden boşanıp fiilen birlikte yaşadığının sabit olmasına rağmen yazılı şekilde davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davanın reddi ve karşı davanın kabulü gerekirken aksi yönde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.