12. Ceza Dairesi 2020/5162 E. , 2021/3501 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme, ... için tehlikeli madde temini
Hüküm : Taksirle öldürme suçu açısından; CMK"nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraat
... için tehlikeli madde temin etme suçu açısından; TCK"nın 194/1, 43/1, 53/1-a-b-c-d-e. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine, ... için tehlikeli madde temini suçundan ise mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan beraatine karar verilmiş olması, ... için tehlikeli madde temin etme suçu açısından ise hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
05/01/2012 olan suç tarihi gerekçeli karar başlığına 05/01/2013 olarak yazılmış ise de; bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
A-Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, on dört yaşındaki..ın sanığın işlettiği marketten çakmak gazı satın aldığı, arkadaşlarıyla birlikte bir parka giderek burada çakmak gazını naylon poşet içine sıkıp ağız yoluyla çektikten sonra fenalaşması üzerine arkadaşları tarafından hastaneye kaldırıldığı, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadığı, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 06/06/2012 tarihli raporuna göre çakmak gazı inhalasyonuna bağlı solunum dolaşım durması sonucu öldüğünün tespit edildiği olayda; kusuru bulunmayan sanığın beraatine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin ve sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Meydana gelen netice açısından sanığın kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, CMK"nın 223/2-c.maddesi yerine, CMK"nın 223/2-e.maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün I nolu bendindeki "CMK"nın 223/2-e.maddesi" ibaresi çıkarılarak yerine "CMK"nın 223-2-c.maddesi" ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık hakkında ... için tehlikeli madde temin etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK"nın 194/1. maddesinde düzenlenen “... için tehlikeli madde temin etme” suçuna ilişkin olduğu, atılı suç için TCK"nın 194/1. maddesinde temel ceza miktarının ""altı aydan bir yıla kadar hapis cezası"" olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK"nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ""Basit Yargılama Usulü"" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ""Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir."" şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ""01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz."" şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ""...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış..."" ibarelerinin, aynı bentte yer alan ""...basit yargılama usulü..."" yönünden Anayasa"ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ""mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir."" şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK"nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK"nın 7. maddesi ile CMK"nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ""Basit Yargılama Usulü"" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.