1. Hukuk Dairesi 2018/2516 E. , 2018/11563 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ... vasisi ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan ..."nın, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesini satış göstermek sureti ile muvazaalı bir şekilde davalılara temlik ettiğini, işlem tarihinde murisin 82 yaşında olduğunu, böyle bir işlemi yapabilme yeterliliğinde olmadığını, satış işlemi sırasında tapu müdürlüğünce herhangi bir doktor raporu istenilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile payları oranında muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişler, 17.02.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... dava konusu edilen taşınmazın ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölüm olduğunu bildirmiş, bu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu taşınmazın babası ... tarafından 2005 yılında şahitler huzurunda satış yoluyla devredildiğini, devir işlemi sırasında babası ..."nın akli dengesinin yerinde olduğunu, davalı ... dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin bedeli karşılığında devredildiği belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan 1917 doğumlu ...’nın 05.01.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı kızları ... ve ..., davalı çocukları ... ve ... ile dava dışı kızı Nurgül ile murisin kendisinden sonra ölen oğlu ...’ın çocuklarının kaldıkları, murisin, ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümünü 09.03.2005 tarihinde satış yolu ile ½ şer paylı olarak davalılara temlik ettiği, davanın davacılar tarafından bizzat verilen vekaletname ile Av....
tarafından açıldığı, yargılama aşamasında davacılardan ...’in ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/742 E-2010/236 K sayılı kararı ile TMK 405.maddesi gereğince kısıtlanmasına ve kendisine kızı ...’nün vasi olarak atanmasına karar verildiğinin anlaşılması üzerine vasi adına duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye çıkarıldığı, usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davacı vasisinin davayı takip etmemesi nedeni ile 27.02.2014 tarihli celsede dosyanın 1.kez işlemden kaldırıldığı, akabinde 24.04.2014 tarihli ikinci celsede davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verildiği, kararın davacı ... vasisi tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150. maddesinde,
“1-Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
2- Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez..
4- Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
5-İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” düzenlemeleri yer almaktadır.
Somut olaya gelince, adına yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davacı ... vasisinin davayı takip etmemesi nedeni ile dosyanın 27.02.2014 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 24.04.2014 tarihinde de henüz üç aylık süre geçmeden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği açıktır.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi gerekirken yukarıda belirtilen yasal düzenleme de dikkate alınarak işlemden kaldırma tarihinin üzerinden üç aylık süre geçmeden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Davacı ... vasisinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.