Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/13521
Karar No: 2018/11582
Karar Tarihi: 28.06.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/13521 Esas 2018/11582 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/13521 E.  ,  2018/11582 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakan ...’in maliki olduğu ... parsel (yenileme ile ... ada ... parsel) sayılı taşınmazı davalı oğlu ...’e, 595 parsel sayılı taşınmazı da davalı gelini ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, davalı ...’ın da çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmazı ölünceye kadar bakma aktiyle 1/2’şer pay oranlarıyla davalı kızı ... ile diğer kızının eşi olan davalı ...’a temlik ettiğini, yapılan temliklerin muvazaalı ve bedelsiz olup mirasbırakanın asıl amacının kızı ...’den mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek çekişme konusu ... parsel (yenileme ile ... ada ... parsel) ve ... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalılar, davacı yanın daha önce aynı taşınmazlarla ilgili açtığı iptal tescil istekli davalarda verilen kararların kesin hüküm teşkil ettiğini, yapılan temliklerin gerçek bir satış olup satış bedellerinin ödendiğini, çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev ve yapıların sonradan davalı ... tarafından yaptırıldığını, çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmazın bilahare davalı ... tarafından ölünceye kadar bakma akti ile davalı kızı ... ile davalı damadı ...’e temlik edildiğini, muvazaanın söz konusu olmayıp davalılar ... ve ...’ın da iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalılardan ... ve ...’ın da iyiniyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1904 doğumlu olan mirasbırakan ...’in 10.06.1976 tarihinde, eşi ...’nin de 1977 yılında ölümü üzerine davalı oğlu ... ile dava dışı kızı ...’nin mirasçı kaldıkları, ...’nin de 1998 yılında ölümü üzerine davacı eşi ... ile davacı çocukları ..., ..., ..., ..., ...’nin mirasçı oldukları, davalı ...’ın, davalı ...’in eşi, davalı ...’nin de yine davalı ... ile ...’ın kızı olduğu, davalı ...’ın ise davalı ... ile ...’ın dava dışı kızlarının eşi olduğu, mirasbırakan ...’in maliki olduğu çekişme konusu ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı, 818,39 m2 miktarlı, avlulu kerpiç ev vasıflı taşınmazını bizzat hareketle davalı oğlu ...’e, çekişme konusu
    ... parsel sayılı, 56,000 m2 miktarlı, otlak vasıflı taşınmazını ise davalı gelini ...’a 21.03.1975 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, davalı gelini ... ile davalı oğlu ...’in evlilik tarihlerinin de 21.03.1975 olduğunun nüfus kayıtlarından anlaşıldığı, davalı ...’ın çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmazı 17.05.2005 tarihinde ölünceye kadar bakma kaydıyla 1/2’şer paylarla davalı kızı ...’a ve dava dışı kızının eşi davalı ...’e temlik ettiği, mirasbırakan ...’in başkaca taşınmazlarının da bulunduğu, gerek davacıların gerekse Nazmiye’nin daha önce açmış oldukları iptal tescil istekli davaların açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
    Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında, birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Öte yandan, muvazaa iddiasına dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda HMK 190 ve TMK 6. maddeleri uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
    Somut olaya gelince, davalılar ... ile ...’ın evlilik tarihi ile mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazları temlik tarihinin aynı olduğu, tapu kayıtlarına göre mirasbırakan adına kayıtlı başkaca pek çok taşınmazın bulunduğu, mirasbırakanın asıl amaç ve iradesinin kızı ...’den mal kaçırmak olmayıp, davacı tanıkları ..., ... ve özellikle davacı tanığı ...’ın beyanlarından da anlaşıldığı üzere davalı oğlu ... ile davalı gelini ...’ın evliliği sırasında adetleri gereği altın ve ev yeri karşılığı hediye olarak verildiği mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinin kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
    Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi