(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2019/3445 E. , 2020/899 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A) Davacının İstemi :
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette çalışırken davalı ... Belediyesi"nin Kıraç Ortakokulu bahçe genişletme çalışması sırasında bahçe duvarı örülen yerde 08/09/2013 tarihinde geçirdiği kaza esnasında yaralandığını, diğer davalı şirketin alt işveren olduğunu, SGK İl Müdürlüğü"nce olayın iş kazası olarak kabul edilmediğini belirterek iş kazası tespitini talep ve dava etmiştir.
B) Davalıların Cevapları :
1- Davalı SGK Başkanlığı vekili, teftiş kurulu başkanlığı tarafından yapılan tahkikat üzerine davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı tespitinin yapıldığın beyan ederek davanın reddini savunmşutr.
2- Davalı ... vekili, davacının belediye işçisi olmadığını, bu nedenle husumeti ve kusuru kabul etmediğini, belediye ile davalı şirket arasında "2012 yılı Esenyurt İlçe sınırları dahilinde iki nolu parke yol yapım işine ilişkin sözleşme" akdedildiğini, sözleşme gereğince yüklenici şirketin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele karşı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3- Davalı şirket, yapılan tebligata rağmen cevap vermemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesinin Gerekçesi ve Kararı :
Mahkemece yapılan yargılama, davacının 08/09/2013 tarihinde bahçe genişletme çalışması sırasında bahçe duvarını örme işinde işçi olarak çalışırken matkapla kalıp panoları delip monte ettiği sırada ayağının kaydığı, matkabın sol el parmaklara temasıyla beden bütünlüğünün bozulması ile sonuçlanan kazanın iş kazası sayılacağı kanısına varıldığı gerekçesi ile hükümde, “Davanın KABULÜ ile davacı ..."ın 08/09/2012 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun TESPİTİNE” ifadesine yer verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ilk derece mahkemesince davacının 08/09/2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak kaza tarihinin, kararın gerekçesinde iş kazası tarihinin 08/09/2013 olarak yazılmasına rağmen, hüküm bölümünde 08/09/2012 olarak hatalı yazıldığı ifade edilerek, davalıların istinaf istemlerinin kamu düzeni bakımından kabulüne, bu kapsamda Davalıların istinaf istemlerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın Kabulü ile davacı ..."ın 08/09/2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitine dair karar verilmiştir.
E) Temyiz Talepleri :
1- Davalı Kurum vekili, Kurum müfettiş raporunun resmi nitelikte olduğunu, aksinin eşdeğer nitelikte belge ve delil ile ispatlanması gerektiğini, tanık beyanları ile Kurum aleyhine karar verilmesinin hatalı olduğunu savunmuştur.
2- Davalı ... vekili, davacı ile Belediye arasında herhangi bir iş akdi bulunmadığını, davacının Belediyenin işçisi olmadığını, dava dilekçesinde olduğu iddia edilen kaza nedeni ile diğer davalı Er-Ta Mühendislik İnş.San. Ltd. Şti"nin sorumlu olduğunu, ihale sonucu akdedilen sözleşmede buna ilişkin hükümler bulunduğunu, husumetin davalı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davalı şirketteki kayıtların celp edilmesi gerektiğini, kararın hatalı olduğunu savunmuştur.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava, iş kazasının tespiti talebine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanması gerekir.
4857 sayılı Kanun"un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu"nun 2. maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun"un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.
Somut olayda, davalı ... tarafından ihale edilen iş esnasında davacının kaza geçirdiği iddia edilerek, davalı ...’ye asıl işveren, diğer davalı Er-ta Mühendislik Ltd. Şti.’ye ise alt işveren olarak husumet yöneltilmiş ise de Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının sigortasız olduğu, davalılar tarafından sigorta bildirimlerinin ve primlerinin yatırılmadığı, yargılama aşamasında davalı işyerlerinde çalışan bordro tanıklarının dinlenilmediği, kazanın yaşandığı okul duvarı inşaatına ait kayıtların celp edilmediği; Belediye’nin evrakına göre Parke Yol yapım işini ihale ile alan davalı şirketin, dava dışı “Dönem İnşaat Ltd. Şti.ye” iş yaptırdığı anlaşılmakla, gerçek işverenin tespiti, asıl ve alt işveren ilişkisinin incelenemesi amacıyla kazanın yaşandığı okul idarecileri ile davalı Er-ta Müh. Ltd. Şti.nin ve dava dışı Dönem İnşaat Ltd. Şti.’nin dönem bordroları celp edilerek sigortalı çalışanların dinlenilmesi, elde edilecek sonuca göre gerektiğinde gerçek işverene husumet yöneltilmesinin sağlanması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK ve davalı ... Belediyesi vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesinin hükmü bozulmalıdır.
G) Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı ..."na iadesine 17/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.