21. Hukuk Dairesi 2015/19195 E. , 2016/2036 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.03.1998-12.06.2013 tarihlerinde çakışan zorunlu ..."lı hizmetleri haricindeki dönemde 2926 sayılı Yasa uyarınca Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 01/03/1998-12/06/2013 tarihleri arasında çakışan 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları haricinde 2926 sayılı Yasa uyarınca Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01/03/1998-12/06/2013 tarihleri arasındaki dönemde çakışan zorunlu ..."lı hizmetleri haricinde 2926 sayılı Yasa uyarınca zorunlu Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/03/1998 tarihinde 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, davacının 5510 sayılı Yasa"nın yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihine kadar kısa süreli 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalarının bulunduğu ve davalı Kurumca davacının kısa süreli ..."lı çalışmaları dışlanarak Tarım ... sigortalısı olarak tescil edildiği ancak 5 yılı aşkın prim borcunun bulunması nedeni ile 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesi uygulanarak sigortalılığının 01/03/1998 tarihi itibari ile durdurulduğu ve 01/05/2008 tarihi itibariyle yeniden tescil edildiği, 5510 sayılı Yasa"nın yürürlüğe girdiği tarih ile 6111 sayılı Yasa"nın yürülüğe girdiği 01/03/2011 tarihleri arasında davacının 24/11/2010-18/11/2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Yas"nın 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığının bulunduğu, davalı Kurumca davacının 01/05/2008-03/03/2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak Tarım ... sigortalısı olarak kabul edildiği, davacının 04/03/2011 tarihinde 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a maddesi kapsamındaki çalışması başladığı ve bu tarihten sonra davacının kısa süreli 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a maddesi kapsamındaki çalışmaları dışlanarak Tarım ... sigortalılısı olarak tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa"nın geçici 17.maddesinde “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” hükmü yer almaktadır.
Ayrıca, 01/10/2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasa uyarınca, Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 2926 sayılı Yasa"nın 5 ve 6.maddelerine göre tarım ... sigortalılığının 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların başlamasından bir gün önce sona ereceğinin ve bu çalışmaların sona ermesinden bir gün sonra başlayacağının gözönünde bulundurulması gerekir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın 17/04/2008 tarihli 5754 sayılı Yasa"nın 33. maddesi ile değiştirilen " Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi" başlıklı 53/1 maddesi; " Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” hususunu düzenlemiş olmakla, önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanımıştır.
Ancak 5510 sayılı Yasanın 53/1. maddesi 01/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilerek (b) bendi -2926 sayılı Yasa- kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi -506 sayılı Yasa- kapsamında sigortalılığın çakışması halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanınacağı şeklinde bir düzenleme getirilmiş olup, yasanın ilk halinde önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanıyan 53/1. maddesi, 01/03/2011 tarihinde değiştirilerek, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalara geçerlilik tanınacağı şeklinde değiştirilmiş ve 6111 sayılı Yasanın Geçici 33. maddesi ile de bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 23/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6645 sayılı Yasanın 56 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 63. madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 63-
Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır.
Ancak, daha sonra sigortalı ya da hak sahipleri tarafından talep edilmesi hâlinde durdurulan sigortalılık sürelerinin tamamı, talep tarihinde 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden borç tutarı hesaplanarak ihya edilir. Hesaplanan borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Tebliğ edilen borç tutarının bu süre içinde tamamen ödenmemesi hâlinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu madde kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin prim ve prime ilişkin borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilir. İhya edilerek kazanılan hizmet süreleri borcun ödendiği tarihten itibaren geçerli sayılır.
Birinci fıkraya göre sigortalılıkları durdurulanlar ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler hakkında 1/1/2012 tarihinden bu maddenin yürürlük tarihine kadar durdurulan süreler için genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
Somut olaya bakıldığında, davalı Kurumca davacı 01/03/1998 tarihi itibariyle Tarım ... sigortalısı olarak tescil edildiği ve kısa süreli ..."lı çalışmaları dışlanarak 30/04/2008 tarihine kadar Tarım ... sigortalısı olarak kabul edildiği ancak 5 yıldan fazla prim borcu bulunduğundan 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesi uygulanarak sigortalılığının 01/03/1998 tarihi itibari ile durdurulduğu ve davacının durdurulan sigortalılığa ilişkin olarak prim borçlarını ödemek suretiyle sigortalılığı her zaman elde edebileceğinden bu dönem yönünden sigortalılığın tespitinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Ayrıca davacı 04/03/2011 tarihinden sonra da davalı 5510 sayılı Yasa"nın 4/a maddesi kapsamındaki çalışmaları haricinde 5510 sayılı Yasa"nın 4/b maddesi kapsamında (2926 sayılı Yasa ) sigortalı olarak tescilli olup bu dönem yönünden de sigortalılığının tespitinde hukuki yarar yoktur. Öte yandan davacı 01/05/2008 tarihi itibariyle yeniden Tarım ... sigortalısı olarak tescil edilmiş ve 01/03/2011 tarihli 6111 sayılı Yasa"nın yürülüğünden sonraki ilk 5510 sayılı Yasa 4/a maddesi kapsamındaki çalışma tarihi olan 04/03/2011 tarihinden bir gün önce 03/03/2011 tarihi itibariyle Tarım ... sigortalılığı sonlandırılmıştır.Bu dönemde davacının ilk önce (01/05/2008 tarihinde) başlayıp halen devam eden sigortalılığının 5510 Sayılı Yasa"nın 4 /b maddesi kapsamında sigortalılık olduğundan, bu dönemdeki 5510 Sayılı Kanun"un 4/a maddesi kapsamında sigortalı çalışmasını dışlamak suretiyle 5510 Sayılı Kanun"un 4/ b bendi kapsamında sigortalığın iptal edecek şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Yani davalı Kurumca davacının 01/05/2008-03/03/2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak Tarım ... sigortalısı olarak tescil edilmesi yönündeki Kurum işlemi yerinde olup 24/11/2010-18/01/2011 tarihleri arasındaki 5510 Sayılı Kanun"un 4/a maddesi kapsamındaki çalışması dışlanamaz. Ancak dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 23/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 63. madde kapsamında değerlendirme yapılması gerekmekte olup Mahkemece, davacının Tarım ... sigortalılığı kapsamında 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığı sorularak gelen yazı cevabı doğrultusunda inceleme yapılması gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.