Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/10517
Karar No: 2021/1136
Karar Tarihi: 10.02.2021

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/10517 Esas 2021/1136 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2018/10517 E.  ,  2021/1136 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti


    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

    KARAR

    Davacılar vekili; taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmazlardan ... ili, ... ilçesi 833 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki mesken ve eklentiler ile 103 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan çeşitli nitelikteki ağaçlar, su kuyusu ve tel örgülü ağaç direklerin vekil edenleri ve vekil edenlerinin murisi ... tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar ... ve ... vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kabulü ile ... ... Köyü 833 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki fen bilirkişisi ..."ın 25.03.2011 tarihli raporu ve krokisinde gösterdiği ev, ahır, kuruluk ve müştemilatlar ile aynı köyün 103 parsel içindeki Ziraat Mühendisi ..."ın ve İnşaat Mühendisi ..."ın 12.05.2011 tarihli raporunda belirttikleri toplam 45 adet değişik cins ve yaşta ağaç ile diğer müştemilatların davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiş, yapılan kanun yolu incelemesinde Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.09.2012 tarihli ve 2012/1673 Esas, 2012/6097 Karar sayılı ilamı ile; dava ve temyize konu 833 parsel yönünden dosyada toplanan delillerin hüküm vermeye yeterli olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı, öncelikle 833 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmesi, daha sonra taraf tanıkları hazır edilmek suretiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılması ve keşifte kadastro tespitinden önce ve sonra meydana getirilen muhdesatların belirlenmesi, bunun sonucunda bir kısım muhdesatlar yönünden davada hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, muhdesatın kadastro tespit gününden sonra meydana getirilen bölümleri var ise buna göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuş, bozma kararına karşı davacılar tarafından yapılan karar düzeltme istemi ise reddedilmiştir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde bu defa davanın kısmen kabulü ile; 833 parsel üzerinde bulunan ve 15.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide mavi ile gösterilen evin eklentisi dışında kalan kuruluk, samanlık, dam ve ahır şeklindeki 3 adet bağımsız bölüm ile, 12.05.2011 tarihli raporda belirtilen 45 adet çeşitli cins ve yaşlarda ağaç ve diğer müştemilatların davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine hüküm; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.12.2015 tarihli ve 2014/14162 Esas, 2015 /22216 Karar sayılı ilamı ile de; Mahkemenin gerekçesinde kabul edilen kısımlar olarak fırın evi, kuruluk, samanlık, depo, kümes, açık ağıl, tavuk kümesleri, fidanlık ve ağaçlar, wc, kuyu gösterildiği, ancak hükmün 2. fıkrasında ise 15.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen, evin eklentisi dışında kalan kuruluk, samanlık, dam ve ahır şeklindeki 3 adet bağımsız bölümler ile 12.11.2011 tarihli raporda belirtilen 45 adet çeşitli cins ve yaşlardaki ağaç ile diğer müştemilatların kabulüne karar verildiği, hükmün dayanağı olarak belirtilen 15.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda, kabulüne karar verilen kuruluk, samanlık, dam ve ahır şeklindeki 3 adet bağımsız bölümün kroki üzerinde hangi kısımlar olduğu, gerekçede belirtilen fırın evi, depo, tavuk kümeslerinin bu bağımsız bölümlere dahil olup olmadığı açıkça gösterilmediği gibi ağaçların hangi parsel üzerinde kaldığı da belirtilmeyerek hükümde duraksama yaratıldığı, 6100 sayılı HMK"nin 297/2. maddesi uyarınca infaza elverişli biçimde hüküm kurulmasının zorunlu olduğu, bu nedenlerle, gerek görüldüğü takdirde mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ayrı ayrı numaralandırılması ve harflendirilmesi, teknik bilirkişiye infaza ve denetime elverişli basit kroki düzenlettirilmesi, ağaçların da hangi parsel üzerinde yer aldığının belirtilmesi ve HMK"nin 297/2. maddesine göre dava konusu muhdesatlar ile ilgili infazda kuşku oluşturmayacak şekilde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilam bozularak mahalline gönderilmiştir.
    Mahkemece, 2. bozma ilamına uyularak yapılan yeniden yargılama neticesinde; fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.09.2017 tarihli rapor ve ekindeki kroki ile 22.11.2017 tarihli ek raporda belirttiği üzere; dava konusu 833 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan D harfi ile gösterilen kuruluk ve garaj, E harfi ile gösterilen ahır ve kümes, K harfi ile gösterilen fırının davacıların murisi ... tarafından yaptırıldığı, krokide H harfi ile gösterilen alandaki 7 adet vişne ağacı, 1 adet ceviz ağacı, 3 adet armut ve erik ağacı ile 103 parsel üzerinde bulunan krokide G harfi ile gösterilen 10 adet erik ağacının davacıların murisi ... tarafından dikildiği, 833 parsel üzerinde bulunan krokide A harfi ile gösterilen ahır, B harfi ile gösterilen mesken, C harfi ile gösterilen mesken, F harfi ile gösterilen depo, J harfi ile gösterilen tuvalet ve deponun tapulama esnasında mevcut yapılar olması ve bunların kök muris ..."dan kalan yerler olması, ayrıca C harfi ile gösterilen meskene yapılan eklenti ile J harfi ile gösterilen tuvalete yapılan eklentinin muhdesat olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığından bu eklentilerin faydalı gider olarak kabul edilmesi ve sebepsiz zenginleşme davasına konu edilebileceği, ayrıca davacıların murisi ... tarafından dikilen 833 ve 103 parsel üzerinde bulunan toplam 21 adet ağaç haricindeki 24 adet ağacın davacıların murisi ... tarafından dikilmediği ve çitin de davacıların murisi tarafından yaptırılmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mah. 833 parsel sayılı taşınmaza ilişkin fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22.09.2017 tarihli rapor ve ekindeki krokide (D) harfi ile gösterilen kuruluk ve garaj, ( E) harfi ile gösterilen ahır ve kümes, (K) harfi ile gösterilen fırın ile (H) harfi ile gösterilen alandaki 7 adet vişne ağacı, 1 adet ceviz ağacı ve 3 adet armut ve erik ağacı ile 103 parsele ilişkin krokide (G) harfi ile gösterilen 10 adet erik ağacının davacılara ait olduğunun tespitine, tarafların kök murisi ... tarafından yaptırılan binalar ve eklentileri ile bu binalara sonradan yapılan eklentiler, 24 adet çeşitli cins ve yaştaki ağaç ile tel çite yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm bu defa davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
    Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
    1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Bu doğrultuda; dosyada bulunan 833 parsele ait kadastro paftasında tapulama esnasında var olmadığı görülen, 22.09.2017 tarihli fen bilirkişisi ...’e tarafından düzenlenen raporda 198,59 m2 alanlı F harfi ile gösterilen yapının, hangi gerekçeye dayanılarak tapulama esnasında var olduğunun belirlendiğinin belli olmaması ve hakkında ret kararı verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece bu hususta taşınmaz başında tanıkların yeniden dinlenmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
    Öte yandan; davalılar vekilinin 11.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içeren dilekçede; ağaçların davacılar tarafından dikildiğini belirtmesi, davacının da tüm ağaçlarla ilgili talebi olması karşısında dava konusu her iki parsel üzerinde bulunan toplam 45 ağaçtan sadece meyve ağaçları olanlar dikkate alınarak hüküm kurulması ve 24 adet ağaçla ilgili ret kararı verilmesi de doğru olmamıştır.
    Karar başlığında davalılar arasında gösterilen ... ve ... isimli şahısların dosya kapsamından aynı kişiler olduğu anlaşılmakla birlikte, bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı değerlendirilerek ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
    SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte sayılan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca HUMK"un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi