20. Hukuk Dairesi 2017/8058 E. , 2020/940 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapuda davalı ... kayıtlı olan ve ... mahallesinde bulunan, eski 2383 parsel sayılı 7901 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosu sırasında, 28063 ada 56 parsel numarasıyla ve 7951,22 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, askı ilân süresi içinde, 27.10.2010 tarihli dava dilekçesiyle, yörede 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu yapıldığını, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını iddia ederek, "Tespitin iptali ile taşınmazın orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tescili" istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, [Uygulama (Yenileme) kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı ve ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı] gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tapu kütüğüne aktarılmasına, sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairenin 08/06/2015 tarihli ve 2015/7324 – 5411 E.K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Somut olayda, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapılmış ve davacı ... Yönetimi tarafından, askı ilân süresi içinde eldeki dava açılmıştır. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde, davacı İdarenin davasının yenileme kadastrosuna itiraza mı, yoksa mülkiyet iddiasına mı yönelik olduğu ya da her iki istemi de içerip içermediği açıkça anlaşılamamaktadır. Mahkemece, davacı ... Yönetiminden, davasını açıklaması istenmemiş; davanın kapsam ve mahiyeti kesin olarak saptanmamıştır. Davanın niteliği saptanmadan karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre, dava mülkiyete ilişkin ise kadastro mahkemesinin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için yerel mahkemece, öncelikle davacı ... İdaresi vekilinden, davalarının sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucu tesis edilen yeni paftaların kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı iddiasına mı, yoksa özel mülk olarak tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın vasfının orman olarak değiştirilerek Hazine adına tapuya tescili şeklinde mülkiyet iddiasına mı, ya da her iki isteme birlikte mi ilişkin olduğu açıklattırılmalıdır. Bu açıklama sonunda;
1) Dava, sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin ise, askı ilân süresi içinde açılmış olan davada kadastro mahkemesinin görevli olacağı gözönünde bulundurularak işin esasına girilmeli ve yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmeli,
2) Orman İdaresinin davasının yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olduğunun anlaşılması halinde, mülkiyete ilişkin ihtilafların uygulama kadastrosunun konusunu teşkil etmemesi nedeniyle davanın usûlen reddi ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, uygulama tutanağının ise kadastronun olağan usûle göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmeli,
3) Davanın, hem uygulama kadastrosuna itiraza hem de mülkiyet iddiasına ilişkin bulunduğunun anlaşılması halinde; uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin dava hakkında kadastro mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmeli; mülkiyete ilişkin talep yönünden dava tefrik edilerek kadastro mahkemesinin görevsizliğine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir” denilmektedir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesine itiraz yönünden reddine, dava konusu ... ili, ... mahallesinde bulunan eski 2383 parselin, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen kadastro uygulama tutanağındaki gibi 28063 ada 56 parsel sayısında ve 7951,22 m2 yüzölçümünde tapuya tescil edilmek üzere tapu siciline aynen aktarılmasına, davacı ... Yönetiminin dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline yönelik istemi hususunda mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-A maddesi gereğince yapılan, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraz ve tapu iptali ile tescil istemlerine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bilirkişi raporlarına göre 3402 sayılı Kanunun 22/2-a madde çalışmalarının usul, kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığının anlaşıldığına ve tapu iptali ve tescil talebi hakkında görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına 24/02/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.