13. Hukuk Dairesi 2016/9188 E. , 2019/3423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı temyiz edilmiş ise de, dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 30.11.2014 tarihinde icra takibine konu emlak komisyonculuğu sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sözleşme konusu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 796 ada 4 parsel 5 bağımsız bölüm nolu taşınmazı davalıya yerinde gösterdiğini, taşınmaz satım işlemine aracılık etmesi ve satış bedeli olan 230.000,00-TL"nin %3"ü olan 6.900,00-TL"nin tellallık ücreti olarak davalı tarafından ödenmesi hususunda anlaştıklarını ve karşılıklı sözleşme imzalandığını, davalının söz konusu taşınmazı tellallık ücreti ödememek amacıyla bizzat mal sahibinden kardeşleri adına satın aldığını ve emlak komisyon sözleşmesinde kararlaştırılan tellallık ücretini de ödemediğini, bunun üzerine tellallık ücretini tahsil etmek amacıyla emlak komisyon sözleşmesinin 2. maddesinde kararlaştırılan satış bedelinin %6"sına tekabül eden 13.800,00-TL"yi 1.134,25-TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 14.934,25-TL olarak ... 14. İcra Müdürlüğünün 2015/1673 esas sayılı dosyasından takibe koyduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, %20"den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının ... 14. İcra Müdürlüğünün 2015/1673 esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 13.800,00-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder denilmektedir.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacı simsar olup, davalı ise bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumundadır. Bu nedenle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve bu itibarla davaya bakmakla Tüketici Mahkemelerinin görevli bulunduğu anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re"sen gözetilir. O halde mahkemece, müstakil Tüketici Mahkemesi var ise davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Tüketici Mahkemesi yok ise ara kararı ile uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.