
Esas No: 2009/6855
Karar No: 2010/516
Karar Tarihi: 09.02.2010
Avans Faizi - Haksız Fiil - Kusursuz Sorumluluk - Müteselsil Sorumluluk - Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2009/6855 Esas 2010/516 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Dava, Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu maddelerine dayanarak, beklenmeyen bir durumda oluşan hasar nedeniyle maddi tazminat alacağının tahsili için açılmıştır. Mahkeme, davacı tarafın kusur miktarına ilişkin diğer itirazlarını reddederken, davalıların sorumluluğunu belirleyerek tazminat bedelinin tüm davalılar tarafından ödenmesine karar verdi. Ayrıca, avans faizi istemi olduğu halde yalnızca yasal faize hükmedilmesi nedeniyle de karar bozuldu. Kanun maddeleri 818 S. Borçlar Kanunu [ Madde 55 ], 818 S. Borçlar Kanunu [ Madde 41 ], ve 2918 S. Karayolları Trafik Kanunu [ Madde 85 ] olarak belirtilmiştir.
7. Hukuk Dairesi 2009/6855 E., 2010/516 K.
7. Hukuk Dairesi 2009/6855 E., 2010/516 K.
- AVANS FAİZİ
- HAKSIZ FİİL
- KUSURSUZ SORUMLULUK
- MÜTESELSİL SORUMLULUK
- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 55 ]
- 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ]
- 2918 S. KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU [ Madde 85 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay"ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımma ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı tarafın kusur miktarına ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın davalı Şenol hakkında husumet yokluğundan, davalılar Ömer ve D... Organize Sanayi Bölgesi yönünden adı geçenlerin kusurları bulunmadığından reddine ve davalılardan Necip yönünden davanın kısmen kabulü ile hükmedilen tazminat bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden davalılardan Necip"in davalı D... Organize Sanayi Bölgesi İdaresi"nin yüklenicisi olarak davalı Şenol"dan kiraladığı ve davalı Ömer tarafından kullanılan kepçe ile yapılan kazı çalışması sırasında davacı idareye ait kablolara hasar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalılar D... Organize Sanayi Bölgesi ile Necip arasındaki "elektrik şebekesi yapım işine" ait sözleşme hükümleri incelendiğinde iş sahibinin yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu, bu hali ile iş sahibi ile yüklenici ve diğer davalı kepçe sahibi arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olduğundan, işin yapımı sırasında yüklenici tarafından üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı iş sahibi ile yüklenicinin Borçlar Kanunu"nun 55. maddesi hükmünde belirtilen "adam çalıştıran" sıfatıyla kusursuz sorumlu olacakları, hasara sebebiyet verdiği anlaşılan kepçe sahibi davalının araç işleten sıfatıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu"nun 85/1. maddesi gereğince kusursuz, kepçe operatörü olan diğer davalının ise BK 41. madde gereğince haksız fiilinden dolayı kusur sorumlusu olduğu, bunun sonucu olarak da tüm davalıların aynı Kanun"un 51/2. maddesi hükmüne göre müteselsilen (zincirleme olarak) yüklenici ile birlikte zarardan sorumlu tutulmaları gerekeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan 3095 sayılı Yasa"nın 2/3. maddesi uyarınca gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde T.C. Merkez Bankası"nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Ne var ki mahkemece dava dilekçesinde avans faizi istenildiği halde bu istem ve yasal düzenleme dikkate alınmayarak yasal faize hükmedilmesi de isabetsizdir.
Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak tüm davalıların sorumluluğuna hükmedilmesi ve belirlenen tazminat miktarına da haksız fiil tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasa hükümleri gözardı edilip delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin ödenen harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 09.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.