Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2013/2245
Karar No: 2015/1763
Karar Tarihi: 16.09.2015

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/2245 Esas 2015/1763 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat, alacak, çek iptali ve ipoteğin kaldırılması istemiyle açılan davada, taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesi gereğince bayii veya tali bayilerde bulunan tüplerin iadesinin gerekip gerekmediği konusu uyuşmazlık konusudur. Anılan sözleşmenin ilgili maddesinde, sözleşmenin feshi halinde bayinin elinde mevcut veya tali bayiilerde bulunan boş ve dolu tüpleri teslim etmekle yükümlüdür hükmü yer almaktadır. Davacı, fesihten sonra tüplerin davalıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğündedir. Mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, devir sözleşmesi, makbuzlar, faturalar ile taraf defter ve kayıtları incelenmek ve davacının delilleri de toplanmak suretiyle varsa halen iadesi gereken tüpler belirlenerek bir hüküm kurulması gerekirken, tüketicide bulunan tüpler nedeniyle davacının tüketicide bulunduğu iddiasıyla tüpleri iade etme yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise, yerel mahkemenin önceki kararda direnmesinin
Hukuk Genel Kurulu         2013/2245 E.  ,  2015/1763 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki “tazminat, alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair 24.11.2011 gün ve 2011/349 E., 2011/618K. sayılı kararın incelenmesi davalı-karşı davacı vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 12.07.2012 gün ve 2012/4296 E. 2012/11713 K. sayılı ilamı ile;
    (…Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme sürerken davalının haksız bir şekilde 14.04.2006 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini belirterek mahrum kalınan kârını, teminat mektubu bedelini, davalı şirket lehine verilen ipoteğin kaldırılmasını ve bedelsiz kalan iki adet çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının yıllık alım taahhüdüne uymadığını ve verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, bu nedenle feshin haksız olmadığını belirterek davanın reddini istemiş, karşı davası ile de sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşme gereği ödenmesi gereken cezai şartın ve davacı elinde bulunan boş tüplerin bedelinin ödenmesi talep etmiştir.
    Mahkemece, iddia, cevap ve toplanan delillere göre davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalı taraf yıllık alım taahhüdüne uyulmadığını bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini belirtmişse de doğal gaz kullanımı nedeniyle davacının buna uymamasının sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceği, davalının davacı tarafın ödemelerini aksattığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne; karşı davanın ise sözleşmenin feshinin haksız olması nedeniyle cezai şart talebinin yerinde olmadığı, tüplerin ise davacı elinde olmayıp müşterilerin elinde olmasına göre davacıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2- Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17.maddesinde, "sözleşmenin herhangi bir sebeple feshi halinde bayiinin elinde mevcut veya tali bayiilerde bulunan boş ve dolu tüpleri teslim etmekle yükümlüdür" hükmü yer almaktadır. Mahkemece davalı-karşı davacı tarafça talep edilen 4577 adet tüpe ilişkin olarak sözleşmenin bu hükmü üzerinde durularak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. …)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:


    Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat, alacak, çek iptali ve ipoteğin kaldırılması, karşı dava; sözleşmenin haklı sebeple feshi nedeniyle cezai şart ve alacak istemine ilişkindir.
    Davacı-karşı davalı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme sürerken davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini belirterek mahrum kalınan kârını, teminat mektubu bedelini, davalı şirket lehine verilen ipoteğin kaldırılmasını ve bedelsiz kalan çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir.
    Davalı- karşı davacı vekili; davacının sözleşmede kararlaştırılan yıllık alım taahhüdüne uymadığını, verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını, feshin haksız olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davada; sözleşmenin feshi nedeniyle sözleşme gereği ödenmesi gereken cezai şartın ve davacıda bulunan boş tüplerin bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
    Yerel mahkemece; feshin haklı sebebe dayanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne; karşı davanın ise sözleşmenin feshinin haksız olması nedeniyle cezai şart talebinin yerinde olmadığı, tüpler davacıda değil müşterilerin elinde olduğundan davacıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
    Kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Özel Dairece hüküm yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
    Hükmü, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
    Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen ve davalı-karşı davacı tarafından feshedilen bayilik sözleşmesinin 17. maddesi gereğince bayii veya tali bayilerde bulunan tüplerin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    Taraflar arasında 26.01.2005 tarihli LPG Tüplü Bayiliği Anlaşması ve Genel Şartnamesi akdedilmiş olup davalı ... AŞ tarafından davacının taahhüt edilenden daha az LPG alması nedeniyle sözleşme feshedilmiştir. Taraflar arasında bayilik sözleşmesine bağlı akdi ilişki bulunmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Bayilik Sözleşmesinin tüplerin iadesine ilişkin maddelerinin uygulanması gerekecektir. Anılan sözleşmenin 10. maddesinde; bayiye bir depozito teminatı karşılığında verilecek çeşitli hacimlerdeki tüplerin mülkiyetinin İpragaz’a ait olacağı, 11.maddesinde; bayiin satacağı gazın tüketilmesi süresince kullanılmak ve boşaldığında iade edilmek üzere tüpleri müşterilere teslim ederken matbu olarak İpragazca hazırlanıp bayiye tevdi edilen ve tüplerin İpragaz’a aidiyeti, hukuki durumu ile kullanma talimatını ihtiva eden üç nüsha “Abone Depozito Mahkbuzu”nu müşteriye imzalatacağı bir nüshasını İpragaz’a göndereceği, 17. maddesinde ise "sözleşmenin herhangi bir sebeple feshi halinde bayiinin elinde mevcut veya tali bayiilerde bulunan boş ve dolu tüpleri teslim etmekle yükümlüdür" hükmü kararlaştırılmıştır.
    Davacı, devir yoluyla önceki bayiin şirkete olan hak ve borçlarını devralmış, buna ilişkin “ Borç Ödeme ve Borç Yüklenim Taahhütnamelerinde Devir ve Üstlenildiği Belirtilen Depozitolu Tüp ve Üstlenilen Borçlar” başlıklı belge ile 1668 adet 2 kg lık, 2494 adet (ş) 12 kg. lık ve 253 adet(u) 12 kg. lık 106 adet 24 kg.lık ve 56 adet 45.kg.lık devralınan tüplerin dökümü yapılarak üstlenilen borç miktarının 42.990,77 TL. olduğu belirlenerek devreden önceki bayi ile davacı arasında bir sözleşme imzalanmıştır. Bu durumda fesihten sonra tüplerin davalıya teslim edildiğini kanıtlama yükü davacıda bulunmakta olup kanıtlanamaması halinde Bayilik Sözleşmesinin 17.maddesi gereğince davacı tüpleri davalıya iade etme yükümlülüğü altındadır.
    Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmelerde, davacı tarafından ileri sürülen ""davalı şirketin satış yaparken her tüpün boş tüp bedelini de faturaya yansıtmak suretiyle davacıdan tahsil ettiği"" hususunun da mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sırasında gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.
    Bu durumda mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler, devir sözleşmesi, makbuzlar, faturalar ile taraf defter ve kayıtları incelenmek ve davacının delilleri de toplanmak suretiyle varsa halen iadesi gereken tüpler belirlenerek oluşan sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken tüketicide bulunan tüpler nedeniyle davacının tüketicide bulunduğu iddiasıyla tüpleri iade etme yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
    Hal böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    SONUÇ:Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine ,16.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi