Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/18268
Karar No: 2017/5719

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/18268 Esas 2017/5719 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/18268 E.  ,  2017/5719 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    K A R A R

    1- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321.maddesinin 2.fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı).
    Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2. maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. 5521 sayılı Kanun‘un 8.maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının “hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal” olarak anlaşılması zorunludur. Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veye gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde dahi, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanmaları mümkün olduğundan, bu gibi hallerde bile gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir.
    Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın 366.maddesi yollamasıyla temyiz incelemesinde uygulanan 347.maddesi hükmü gereğince temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğ olunacağı, 348.maddesi hükmüne göre de katılma yoluyla temyizin mümkün olması nedeniyle, temyiz dilekçesinin (veya sunulmadığı takdirde kısa temyiz dilekçesinin) kararı temyiz etmeyen karşı tarafa tebliği zorunludur. Taraflar, temyiz dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde temyiz talebinde bulunabilirler.
    Bu açıklamalar ışığında; Davalı ... A.Ş."ye ait temyiz dilekçesinin davacı vekiline usulünce tebliği, katılma yoluyla temyizin vaki olması halinde ise taraflarca verilen temyiz dilekçelerinin karşılıklı olarak tebliği ile tebligat parçalarının dosyaya eklenmesi amacıyla;
    2- Nispi harca tabi davalarda, kararı temyiz eden davalının temyiz başvuru harcı ile birlikte ilam harcının 1/4"nü (nispi temyiz karar ve ilam harcı) peşin olarak yatırması (10.5.1965 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) gerekir.
    Mahkemenin 13.07.2016 tarihli kararının davalı ... A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine davalının ödemesi gereken nispi temyiz harcı tutarı 1052,01 TL olmasına rağmen 569,00 TL alınarak 483,01 TL"nin davalı tarafından eksik ödendiği anlaşılmaktadır.
    Mahkemece temyiz harcı eksik yatırılan davalı yönünden noksan nispi temyiz karar harcına ilişkin varsa yatırılmış olduğuna dair makbuzun dosyaya eklenmek suretiyle; harcın yatırılmamış olması durumunda ise, 6100 sayılı HMK"nın 366.maddesi delaletiyle aynı kanunun 344. maddesi uyarınca davalıya bir haftalık kesin süre verilmesi, süresi içinde eksik harç ikmal edildiği takdirde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi; süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde ise kararın temyiz harcını yatırmayan davalı yönünden temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, ek kararın ilgiliye tebliğ edilmek suretiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere geri gönderilmesi amacıyla;
    Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 06.07.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi