8. Hukuk Dairesi 2020/3651 E. , 2021/1159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle 20.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 11.01.2019 tarihli dilekçesi ile alacak miktarını toplam 270.800,00 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 30.06.2015 tarihli ilk kararla, davanın kısmen kabulüyle, 8.225,00 TL alacağın davalıdan tahsiline, katkı payı alacağı ve fazlaya ilişkin taleplerin reedine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemiz"in 21.06.2017 tarihli ilamıyla, 989 ada 83 parselde 12 ve 13 nolu bağımsız bölümler ve 86 ada 61 parselde 6 nolu bağımsız bölüm yönünden TMK"nin 4. ve TBK"nin 50. maddesi uyarında hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı belirlenerek katkı payı alacağına hükmedilmesi, katılma alacağına yönünden de tasfiyeye konu aracın tasfiye tarihindeki değeri belirlenerek katılma alacağına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 02.07.2020 tarihli ikinci kararıyla, davanın kısmen kabulüne, 989 ada 83 parselde 12 ve 13 nolu bağımsız bölümler ve 86 ada 61 parselde 6 nolu bağımsız bölüm yönünden davacının % 47,68 oaranında katkısı olduğu kabul edilerek 105.520,00 TL katkı payı alacağının ve ... plakalı araç yönünden de 16.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin katkı payı oranına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dairemiz"in 21.06.2017 tarihli ilamıyla tasfiye konu 989 ada 83 parselde 12 ve 13 nolu bağımsız bölümler ile 86 ada 61 parselde 6 nolu bağımsız bölüm yönünden davacı kadının müşterek çocuk doğana kadar muhasebeci olan eşinin yanında düzenli ve sürekli olarak çalıştığı, gelirinin olduğu, hesaplamaya yeterli veri olmadığından TMK"nin 4. ve TBK"nin 50. maddesi uyarında hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı belirlenmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının % 47,68 oranında belirlenen katkı payı alacağına hükmedilmiş ise de, mahkemece kabul edilen katkı payı oranı dosya kapsamı itibariyle yapılan araştırma ve incelemeye uygun değildir. Şöyle ki, davacının muhasebeci olan eşinin yanında düzenli ve sürekli olarak çalıştığı sabit ise de, muhasebe bürosunun davalı kocaya ait olması, kocanın işveren konumunda bulunması, davalının kalifiye (vasıflı) bir eleman olmaması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kişisel harcamaları ve 743 sayılı TKM"nin 152. maddesine göre kocanın aileyi geçindirme yükümlülüğü karşısında tasarruf edebilecekleri miktarlar da göz önünde bulundurulduğunda, katılma alacağı yönünden Kanun"da yazılı 1/2 oranına yaklaşacak şekilde davacının % 47,68 oranında katkısı olduğunun kabul edilmesi hayatın olağan akışına, dosyadaki bilgi ve belgelere aykırıdır. O halde, mahkemece, tarafların gelirleri ve ekonomik düzeyleri, yaptığı işlerin niteliği ile TKM"nin 152. maddesi göz önüne alınarak, TMK"nin 4. ve TBK"nin 50. maddeleri uyarınca, hukuk ve hakkaniyete de aykırı olmayacak şekilde daha düşük bir katkı oranı kabul edilerek, daha uygun bir katkı payı alacağının belirlenmesi, buna göre davalı lehine daha düşük alacağa hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine daha yüksek katkı oranından hareketle yazılı şekilde katkı payı alacağına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, bozma nedenine göre harç ve vekalet ücretine yönelen davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK"un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 2.076,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 6.226,00 TL"nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.