1. Ceza Dairesi 2018/1432 E. , 2018/4035 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tasarlayarak öldürme
HÜKÜM : TCK"nin 82/1-a, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ..."ın eski eşi maktul ..."i kasten öldürme eyleminin sübutu kabul, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin eksik incelemeye, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Dosya kapsamına göre 1993 yılında evlenen tarafların, 10/03/2014 tarihinde boşandıkları, bu evliliklerinden üç çocuklarının bulunduğu, sanığın maktulden boşanmasının ardından yeniden evlendiği, ancak kısa bir süre sonra bu evliliğin de fiilen sona erdiği, boşanmalarına rağmen sanığın maktulle yeniden bir araya gelmek istediği ancak bu talebine olumlu cevap alamadığı, olaydan bir gün önce sanığın ikamet ettiği Adana"dan, maktulün oturduğu Mersin iline geldiği, burada çocuklarıyla buluştuğu, maktulün doğum günü olması nedeniyle hediye almaları için çocuklarına para verdiği ancak çocukların parayı kabul etmediği, maktulle yaptığı telefon görüşmesinin de sonucu değiştirmediği, olay günü sabah sanığın maktulün öğretmen olarak görev yaptığı okulun önüne gelerek maktulü beklemeye başladığı, bir süre sonra maktulün gelmesinin ardından yanına giderek yeniden bir araya gelmek istediğini söylediği, akabinde red cevabı veren maktulü bıçaklayarak öldürdüğü olayda;
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için; sanığın eylemini gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar vermesi, kararında sebat ve ısrar göstermesi, karar ile icra arasında makul bir süre geçmesinin gerektiği, oysa somut olayda sanığın öldürme kararı vermesi ile eylemi arasında, kararını soğukkanlı bir şekilde tekrar gözden geçirmesi için yeterli sürenin geçtiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı, sanığın içinde bulunduğu tehevvür hali devam etmekte iken öldürme kararını verdiği ve eylemini gerçekleştirdiği olayda tasarlayarak kasten öldürme suçunun yasal şartlarının oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 81. maddesi uyarınca “kasten öldürme” suçundan mahkumiyet kararı verilmesi , ayrıca sanık hakkında iddia olunan "tehdit" suçundan ayrıca bir hüküm kurulması gerekirken kasten öldürme suçunun niteliğinde yanılgıya düşülerek ve eylem kül halinde "tasarlayarak öldürme" suçu kapsamında kabul edilip tehdit suçundan hüküm kurulmaması suretiyle yazılı biçimde karar verilmesi,
2)Duruşmalarda kendisini vekil marifetiyle temsil ettiren kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2018 gününde üyeler ... ve ..."ın kasten öldürme suçunun tasarlanarak işlendiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY:
Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık hakkında, TCK’nin 82/1-a maddesi gereğince verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin kararın temyizi üzerine, Dairemizin sayın çoğuluğu eylemin TCK’nin 81. maddesinin kapsamında kaldığını belirterek yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermiştir.
Dairemizin sayın çoğunluğunun suçun TCK’nin 81. maddesi kapsamında olduğuna dair görüşüne, suçun tasarlanarak işlendiği düşüncesinde olduğumuz için katılmıyoruz şöyle ki;
Sanık ile maktul 01/03/1993 tarihinde evlenmiş 10/03/2014 tarihinde boşanmışlardır. Sanık evlilik birliğinin devamı sırasında maktule seni öldürmezsem o... çocuğuyum şeklinde sözler söylemiş ve bu konuda hakkında açılan dava nedeniyle Mersin 4. Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanarak ceza almış ve cezası ile ilgili olarak hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Bu suçun işlendiği tarih 22/10/2013’tür.
Maktulün, zaman zaman sanık tarafından telefonla arandığını ve tehdit edildiğini maktulün iş arkadaşı tanık ... söylemiştir.
Sanık olaydan bir gün önce maktul ile müşterek çocukları...’e, maktulün o gün doğum günü olması nedeniyle ve maktulü kast ederek “benim ona hediyem başka olacak” demiştir.
Sanıkla maktulün müşterek çocuklarının beyanlarına göre, sanık olay gününden 1 gün önce araçla maktulün çalıştığı okulun önünden 10- 15 kez geçmiştir.
Sanıkla maktul evli oldukları dönemde Adana ilinde ikamet etmekte iken, boşanmadan sonra sanık Adana ilinde ikamet etmeye devam etmiş, çocuklarının velayeti kendisine verilen maktul ise çocukları ile birlikte Mersin iline taşınmıştır.
Sanık olaydan önce yazdığı şiir ve notları dosyaya ibraz etmiş olup, maktule hitap edildiği anlaşılan notların bir yerinde “artık sen ölümü hak ettin” yazılıdır.
Sanık olaydan 1 gün önce ikamet ettiği Adana ilinden kiraladığı araç ile Mersin iline gelmiş, o gün arkadaşı ...’ın evinde kalmıştır. Sabah ...’ın iş yerine birlikte gitmişler, sanık arkadaşı ...’a “randevum var” diyerek arkadaşının yanından ayrılmıştır. Sanık maktulün geleceği saatte maktulün çalıştığı okulun önüne olaydan önce bir yerden satın aldığı ve suçta kullandığı bıçakla gitmiş maktulü görmesi ile birlikte çok sayıda bıçak darbesi vurarak onu öldürmüştür.
Sanık olayı gerçekleştirdikten sonra oğlu ...’i arayarak anneni öldürdüm demiş, yine kaynanası ...’yi arayarak ona da kızını öldürdüm demiştir.
Dairemizin sayın çoğunluğu suçun tasarlanarak işlenmediğini kabul etmektedir. Buna gerekçe olarak öldürme kararının ne zaman verildiği, sanığın soğukkanlı olarak bu kararı gözden geçirip geçirmediği gösterilmektedir. Kişinin öldürme kararını ne zaman verdiği onun iç dünyası ile ilgilidir. Kişinin iç dünyası ile ilgili bir şeyi bizim tespit etmemiz mümkün değildir. Failin dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre tasarlamayı tespit etmemiz gerekmektedir. Sanığın dosyaya sunmuş olduğu şiir ve yazılara baktığımızda uzunca bir süredir öldürme konusunda karar verme aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Sanığın olaydan bir gün önce araç kiralayarak maktulün ikamet ettiği Mersin iline gelmiş olması, yine bir gün önce maktulün çalıştığı okulun oradan 10-15 kez geçmiş olması, kızına maktulü kast ederek “benim ona hediyem başka olacak” demesi, zaman zaman maktulü telefonla arayarak tehdit etmesi, Sulh Ceza Mahkemesinde yargılandığı davada maktule senin ölümün benim elimden olacak demesi, olay günü arkadaşının yanından “benim randevum var” diyerek ayrılması ve suçta kullandığı bıçağı satın alarak öldürmeye elverişli bıçakla ve maktulün geleceği saatte olay yerine gelerek maktulü kararlı bir şekilde öldürmesi tasarlamanın varlığını göstermektedir.
Yerel Mahkemenin sanığın TCK"nin 82/1-a maddesinden cezalandırılmasına dair verdiği kararın isabetli olduğunu düşündüğümüzden, eylemin TCK’nin 81. maddesi kapsamında kaldığından bahisle bozulmasına dair, Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyoruz.
... ...
Muhalif Üye Muhalif Üye