3. Hukuk Dairesi 2014/11364 E. , 2015/4823 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : DÜZCE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2010/12-2013/710
Taraflar arasındaki alacak (sebepsiz zenginleşme) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı (hazine) vekili dilekçesinde; Düzce ilinde 1999 yılında meydana gelen depremler sonucunda evleri yıkılan ya da ağır hasar görenler arasında hak sahipliği tespit edilenlerin davacı idare tarafından yaptırılan kalıcı konutlardan hak sahipliği elde ettiklerini, davalının 1978 yılında vefat eden babası L.. D.."ya ait .. ili merkez .. mah.B.. cad.de bulunan 212 ada .. parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın yıkılması nedeniyle 1975 tarihli hisseli tapu ile mirasçı olarak hak sahibi olmak üzere müracaatta bulunduğunu, davacı idareye verdiği talep taahhütnamesi ekine de 1975 tarihli tapu belgesini eklediğini, bunun üzerine hak sahibi kabul edilerek 2001 yılında çekilen kura neticesinde adına isabet eden .. mah... ada, .. parsel, G-.. Blok, .. no"lu meskeni 03.09.2001 tarihinde teslim aldığını, ancak davalının depremden önce .. ada .. nolu parseldeki vefat eden babasından kendisine intikal eden hissesinin 04.07.1991 tarihinde .. nolu parselin diğer hissedarı M.. D.."ya satmış olduğunu, bu nedenle söz konusu taşınmazda hissesi bulunmadığının anlaşıldığını, davalının geçersiz tapu kaydı ile hak sahibi olduğunun tespit edilmesi üzerine 04.10.2007 tarihli mahalli hak sahipliği inceleme komisyonu kararı ile 7269 sayılı kanunun 29.maddesi gereğince hak sahipliğinin iptal edildiğini, kendisine hak sahipliğinin iptal edildiği bildirilerek konutun boşaltılması yönünde tebligat yapıldığını, davalının konutu teslim etmemesi nedeniyle Düzce 1.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2008/425 E.lı dosyası ile davalı aleyhine tapu iptal tescil davası açıldığını,bu davanın açılmasından önce O.. S.. tarafından davalı aleyhine Düzce 2.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2008/110 E.sayılı tapu iptal tescil davası açılmış olduğunu, mahkemenin 21/05/2008 tarihli kararı ile davalı adına olan tapunun iptali ile taşınmazın Onur Saydam adına tapuya tesciline karar verildiğini, bu kararın idare tarafından müdahil sıfatı ile temyiz edilmesine rağmen Yargıtay 14.H.D.nin 11.11.2008 tarih 2008/11399 E.-13380 K.sayılı ilamı ile temyiz talebinin reddine karar verildiğini, Düzce 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının
kesinleşmesi üzerine Düzce 1.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2008/425 E. sayılı dosyası ile açılan davadan vazgeçmek zorunda kaldıklarını, yine davalı tarafından davacı idarenin hak sahipliğinin iptaline ilişkin 04.10.2007 tarihli kararının iptali istemiyle açılan davada ise Sakarya 2.İdare Mahkemesi"nin 31.07.2009 tarih 2008/918 E.-2009/589 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini,davalının hak sahibi olmak için gerekli şartları taşımadan taşınmaz sahibi olduğunu,hak sahipliği iptal edildiğinden taşınmazı davacı idareye devretmesi gerekirken devretmediğini, davalının taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazı satarak bedelini aldığını,bu şekilde sebepsiz zenginleştiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile 60.000,00 TL alacağın hak sahipliğinin iptal edildiği 04.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı idarenin 04.10.2007 tarihinde hak sahipliğini iptal ettiğini,bu tarihin Borçlar Kanununun 66.maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı olduğunu,davacı idare tarafından Düzce 1.Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2008/425 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını,ancak 02.04.2009 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığını ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kanunda öngörülen zamanaşımı sürelerinin dolduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile 26.723,44 TL alacağın 04.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,davalının kalıcı deprem konutlarından hak sahibi olmaması gerektiği halde davacı idareye sunduğu yanlış beyan ve belgelerle kendisine davaya konu edilen Demetevler mah. 109 ada 1 parsel ,G-5 blok, 4 nolu meskenin tahsis edildiği ve 03.09.2007 tarihinde davalıya teslim edildiği, daha sonra yapılan araştırmalar neticesinde ise davalının bu taşınmazdaki hissesini depremden önce 04.07.1994 tarihinde taşınmazın diğer hissedarı Mustafa Durdu"ya sattığının anlaşılması üzerine 04.10.2007 tarihli mahalli hak sahipliği inceleme komisyonu kararı ile davalının hak sahipliğinin iptal edildiği, davalının ise dava konusu taşınmazı Düzce 3.Noterliği"nin 10.12.2007 tarih 14853 yevmiye no"lu düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı 3.kişi Onur Saydam"a satıp devrettiği ve bedelini aldığı ve bu şekliyle davalının aslında hak sahibi olmaması gereken taşınmazın bedelini almak suretiyle sebepsiz zenginleştiği anlaşılmaktadır. Davalı adına yapılan bu satışın yasal koşulları taşımadığı,adına olan tapu tahsis belgesinin iptal edilmesiyle ortaya çıkmıştır.Mahkemece, davalının davaya konu taşınmazı dava dışı 3.kişiye satması nedeniyle hak sahipliğinin iptaline karar verildiği 04.10.2007 tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değerinin tespit edilmesi, belirlenecek bu değerden davalının ödediği bedelin (güncellenerek) mahsup edilmesi suretiyle bulunacak bedele hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu tespit edilen değerin hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.