19. Hukuk Dairesi 2017/4518 E. , 2019/1705 K.
"İçtihat Metni"19. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup, düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacı ile davalılardan ... Petrol Ltd.Şti arasında 5 yıl süreyle istasyonlu bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı taşınmazı üzerinde 17 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, diğer davalı ..."nun, şirketin sözleşme kapsamında doğmuş ve doğacak tüm borçlarına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, davacının intifa ivazı olarak toplamda 514.324,20 TL ödeme yaptığını, sözleşmenin feshi üzerine yatırımların kullanılmayan süreye denk gelen kısmının iadesi gerektiğini ileri sürerek, 212.500 USD tutarındaki bakiye intifa ivaz bedelinin ve Kdv"sinin ödeme tarihi olan 26/02/2007 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte, 14.730,28 TL tutarındaki fatura alacaklarının iktisap edilme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, intifa bedeli konusunda resmi tapu senedine itibar edilmesi gerektiğini, diğer taraftan intifa bedeli dışındaki taleplerin dayanağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava bayilik sözleşmesinin feshinden doğan alacak istemine ilişkin olup, davacı defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacı tarafça davalı şirkete 514.324,20 TL intifa bedeli ödendiği, intifa 17 yıl süreyle kurulmuş olup kıstelyevm usulüne göre yapılan hesaplamada kullanılmayan süreye tekabül eden intifa bedelinin 364.309,52 TL olduğu ancak davacının davalı şirkete kestiği 20709/2011 tarihli faturada intifa bedeli alacağını 366.546,35 TL olarak talep ettiği, bu faturayı defterlerine de işlediği gözetildiğinde davacının alacağını bu tutar üzerinden sabitlediğinin kabulü gerektiği, bu tutardan davalı tarafça yapılan 50.000 TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye intifa alacağının 314.309,52 TL olduğu, dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapıldığında davacı alacağının 172.593,22 USD olduğu, davalı tarafın defter ve ticari kayıtlarını sunmaması sebebiyle herhangi bir inceleme yapılamadığı, diğer taraftan davacının kalıcı yatırımlara yönelik talebini belgelendiremediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 172.593,22 USD"nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kullanılmayan intifa bedeli ile bayilik sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalı istasyonuna yapılan kalıcı yatırım bedelinin tahsili davasıdır. Dosya içerisinde bulunan 20/09/2007 tarihli ve 4244 yevmiye numaralı intifa tesisine ilişkin resmi senette davalı şirkete ait taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine 438.540 TL bedelle 17 yıllık intifa tesis edildiği ve yine dosya içerisinde bulunan davalı şirket tarafından kesilen 06/02/2007 tarihli 97002 no"lu intifa ivaz bedeli +78.438,20 Kdv olmak üzere 517.477,20 TL tutarındaki kapalı olarak düzenlenmiş faturaya göre davalı şirketin 517.477,20 TL tahsilat yaptığı anlaşılmaktadır. Yine dava konusu intifanın rekabet kurulu kararı gereğince 23/11/2011 tarihinde terkin edildiği görülmektedir. Bu durumda davacı tarafından davalı şirkete 17 yıl için ödenen intifa bedelinin intifanın kullanıldığı 20/09/2006- 23/11/2011 tarihleri arasında kalan kullanılmayan bölüm yani 23/11/2011-20/09/2023 arasındaki dönem için ödenen intifa bedeli bakımından davacı şirkete karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iyiniyetli sebepsiz zenginleşenin elindeki iade etmesini icap ettirir. Davalının davacıdan tahsil ettiği Kdv"yi devlete ödemesi sebebiyle kendisine kalan para 17 yıl için 438.540 TL olup bunun intifa bedelinin kullanılmayan kısmına tekabül eden kısmının hesaplanarak davacıya iadesi gerekir. Hal böyle olmasına rağmen mahkemece farklı yazılı şekilde değerlendirme yapılarak davacının intifa bedelinden sebepsiz zenginleştiği kısmın eksik hesaplanması doğru olmamıştır. Öte yandan davalının davacıya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenmesi gereken para borcu TL cinsindendir. Davacının bunu USD"ye dönüştürerek talep etmesini gerektirecek hiçbir sözleşme hükmü ve kanun hükmü bulunmamaktadır. Ne var ki mahkemece verilen 172.592,22 USD"nin tahsili hükmü davalılar tarafından temyiz edilmediğinden bu yönde davacı lehine kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece yukarıda belirtilen yönteme göre hesaplanacak TL cinsinden intifa bedelinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplandığında 172.592,22 Usd"nin altında kalması halinde mahkemece davacının kazanılmış hakkı korunarak hüküm kurulmalıdır. Davacının kalıcı yatırımlarla ilgili talebine gelince Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre davacının yaptığı kalıcı yatırımlardan sözleşmenin bitiminden sonra davalı elinde kalan ve davalı tarafından kullanılarak ekonomik fayda sağlayan bölümleri varsa yine bunlar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşfen dava tarihindeki rayiç üzerinden belirlenecek miktarıyla sınırlı olarak davalıdan talep edilebilir ancak mahkemece bu konuda herhangi bir keşif ve inceleme yapılmamıştır. Bu yapılmadan davacının kalıcı yatırımlarla ilgili talebinin reddedilmesi de doğru olmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.480TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.