21. Hukuk Dairesi 2016/916 E. , 2017/5920 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, kazanın meydana gelişinde davalı işverenin kusuru bulunmadığı, ihbar olunan servis aracı şöförü ..."nin %100 kusurlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalı ... A.Ş."nin, dava dışı... AŞ. bünyesinde bulunan bir şirket olduğu, davacının davalı ... şirketi sigortalısı olduğu, dava dışı ... A.Ş."nin ihbar olunan... Ltd. Şti. ile sözleşme yaparak bünyesindeki şirketlerin çalışanlarının taşınması işini bu şirkete verdiği, davacının bu sözleşme dolayısıyla sağlanan ve ihbar olunan ... Ltd. Şti."ne ait olup da ihbar olunan ... tarafından kullanılan servis aracında yolcu olarak bulunmakta iken yağışlı ve kaygan yolda şöför ... virajda aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip tek taraflı yaptığı kazada %4,10 oranında sürekli işgöremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, ihbar olunan ... kazanın meydana gelişinde %100 oranında kusuru bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yargılamaya konu ihtilafın sağlıklı biçimde çözülmesi için asıl işveren-alt işveren kavramlarının da açıklanmasında fayda bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun"un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu"nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
4857 sayılı Kanun"un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu"ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 sayılı Kanun"dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kurtulmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu"nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Somut olayda, davalı ... A.Ş. ile dava dışı ...A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu, yine ihbar olunan ... Ltd. Şti de ihbar olunan ... Ltd. Şti. adına ve dosya kapsamında bulunan (... AŞ ile ...Ltd. Şti. arasında akdedilen) taşıma sözleşmesine dayanarak taşıma işini yaptığı, İhbar olunan Selahattin"in ihbar olunan ... Ltd. Şti"nin işçisi olduğu, açıklanan tespitlere göre davalı ...A.Ş. ile ihbar olunan ... Ltd. Şti. arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, ihbar olunan şöförün kusurundan davalı ... A.Ş."nin de sorumlu olduğu açık-seçik olduğuna göre davalı... A.Ş."nin kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı ... A.Ş."nin asıl işveren olduğu giderek ihbar olunan şöför ... kusurundan sorumlu olduğu göz önüne alınıp işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 10/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.