8. Hukuk Dairesi 2014/8894 E. , 2015/16849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 5. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2008/343-2013/1635
Davacı-birleşen dosya davalısı E.. G.. (Ö..) ile davalı-birleşen dosya davacısı Ahmet L.. Ö.. aralarındaki katılma alacağıve katkı payı alacağı davasının kısmen reddine, kısmen kabulüne dair Ankara 5. Aile Mahkemesi"nden verilen 26.12.2013 gün ve 343/1635 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı birleşen dosya davalısı E.. G.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-birleşen dosya davalısı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalının 2000 yılında evlendiklerini boşanma davası devam ederken Kazakistan uyruklu İrina"dan davalının 17.01.2008 yılında bir çocuğunun olduğu, davalının tanıma yoluyla nüfusuna kaydettirdiği, bu durumun ağır elem ve keder yaşamasına neden olduğu, kendisine boşanmanın sağlanması için uygulanan şiddetin atılan iftiraların asıl nedeninin yaşanılanın yasa dışı birliktelik olduğunu anladığı, yeni öğrenilen bu durum nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve .. Cad. No: 70/30 kayıtlı taşınmazın ½ hissesi, İzmir Urla ve Alsancakta bulunan taşınmazın ½ hissesi, 2001 model .. model .. plakalı aracın ½ hissesi, 2000 model .. model .. plakalı aracın ½ hissesinin davacı adına tescilini talep ve dava etmiş, 15.05.2009 tarihli dilekçe ile malvarlığının değerinin tespiti ile yarısını talep etmiştir.
Davalı/birleşen dosya davacısı cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde .. Caddesinde bulunan taşınmazın davalının annesi tarafından intikal eden bir taşınmaz olduğu, diğer mirasçılarla yapılan taksim sözleşmesi neticesinde diğer mirasçıların bedelsiz olarak davalıya devrettikleri, İzmir"de taşınmazı bulunmadığı, 2001 model .. model .. plakalı aracın, davacının tasarrufunda olduğu, 2000 model .. model .. plakalı aracının olmadığı, davalının kazancının davacıdan fazla olduğu, malların edinilmesinde davalının katkısının olmadığı; davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin boşanma dava dosyasında reddedildiği, tazminat şartlarının oluşmadığından reddini talep etmiştir.
Davalı-birleşen dosya davacısı dava dilekçesinde özetle, 16.10.2000 tarihinde bedelinin tamamının davacı koca tarafından ödenerek 2524 ada 2 parsel 29 nolu bağımsız bölümün ½"şer hisseli olarak davacı ve davalı adına alındığını, davalının evin alınmasında katkısının bulunmadığını, davalı adına kayıtlı olan ½ hissenin ½"sinin davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-birleşen dosya davalısı cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazla ilgili davacı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasının da bulunduğu, taşınmazın evlilik birliği devam ederken 2002 yılından önce ikisi de çalışan taraflarca alındığı ve müştereken tescil edildiği, talebin hukuki dayanağı bulunmadığı gerekçesi ile reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, asıl dava yönünden .. Caddesi 70/30 nolu taşınmazın davalının annesinden miras kaldığı için kişisel malı olduğu, .. plakalı aracın edinilmiş mal olduğundan 6.250,00 TL katılma alacağına, .. plakalı aracın edinme tarihinin belli olmadığı bu aracın satılarak .. plakalı aracın tasfiye tarihinden sonra edinildiğinden .. plakalı aracın kişisel mal olduğu gerekçesi ile kısmen kabul kısmen reddine; birleşen dava yönünden dava konusu taşınmazın mal ayrılığı rejimi döneminde edinildiği, davalı/birleşen dosya davalısının katkısını ispatlayamadığı ve ayni hak talep edemeyeceği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı/birleşen dosya davalısı vekili tarafından asıl dava yönünden temyiz edilmiştir.
Taraflar, 16.04.2000 tarihinde evlenmişler, 01.12.2005 tarihinde açılan boşanma davası sonunda 14.02.2008 tarihinde kesinleşen hükümle boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK"nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK"nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM"nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 01.12.2005 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun"un 10. maddesi gereğince, TMK"nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava, katılma alacağı ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
1- Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-birleşen dosya davalısının aşağıdaki 2. ve 3. bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı-birleşen dosya davalısının boşanma davasının boşanma kararıyla sonuçlanıp kesinleşmesinden sonra açtığı dava ile boşanma sebebi olarak boşanma davasında gösterilmeyen kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddiası ile manevi tazminat talebinde bulunmuş ve bu talebine ilişkin harcını da yatırmıştır.
Davacının manevi tazminat talebi, boşanma kararına bağlı (boşanmanın fer"i) olan TMK"nun 174/2. maddesinde düzenlenen boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkının zedelenmesi sebebiyle manevi tazminat niteliğinde olmayıp genel hükümlere (TMK m. 25) dayalı bir talep niteliğindedir. Uyuşmazlığın çözüm yeri, 6100 sayılı HMK"nun 2. maddesi uyarınca belirlenecek genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir. Dava, Aile Mahkemesi sıfatıyla hükme bağlanmıştır. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK"nun m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözönünde bulundurulur (HMK"nun m. 115/1).
Bu nedenle, manevi tazminata ilişkin davanın ayrılmasına ve görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine (HMK"nun m.115/2), dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi"ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken; hatalı niteleme ve değerlendirme sonucu davanın Aile Mahkemesinde görülmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olmuştur, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı-birleşen dosya davalısının vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/4. maddesine göre; manevi tazminat davasının maddi tazminat veya parayla değerlendirimesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedilmelidir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3. maddesi uyarınca, manevi tazminat davasının tamamının reddi durumunda ise vekalet ücreti maktudur. Mahkemece, anılan tarife hükümleri gözetilmeksizin reddedilen katılma alacağı ve manevi tazminat taleplerinin toplamı üzerinden davalı yararına fazla vekalet ücreti hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. ve 3. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davacı/birleşen dosya davalısının 2. ve 3. bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise, 1. bentteki gösterilen sebeple REDDİNE, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL davacı-birleşen dosya davalısı E.. G.."e istek halinde iadesine 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.