21. Hukuk Dairesi 2016/19143 E. , 2017/5941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 133.067,20 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12/04/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve eksikliğin ikmali açısından geri çevrilmesine karar verilen dava dosyası yeniden Dairemize gelmiş ve 21/10/2016 tarihinde esasa kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yeniden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sigortalının maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl dava ve birleşen davada maddi tazminat isteminin kabulü ile toplam 142.356,98 TL maddi, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000 TL manevi tazminatın 05.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının davalı şirkete ait işyerinde preste çalışırken iki elini prese sıkıştırması neticesinde %48 oranında malul kaldığı, olayın gerçekleşmesinde itibar edilen kusur raporuna göre davalı işverenin % 80, davacının %20 kusurlu olduğu, hesap bilirkişiden alınan 11.11.2013 tarihli raporda tazminat alacağının 108.067,20 TL tespit edildiği, davacı vekilinin 29.01.2014 tarihli celsede rapora bir diyeceği olmadığını beyan ettiği ve rapora itibarla maddi tazminat istemini 108.067,20 TL’ye ıslah ettiği, davalı itirazı üzerine bilirkişiden alınan 08.06.2015 tarihli ek rapora göre maddi tazminat alacağının 142.356,98 TL olarak tespit edilmesi üzerine maddi tazminat istemini bu miktara arttırdığı ve mahkemece bu miktara itibar edilerek tazminat isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( ...nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda; davacı vekilinin hesap bilirkişinin 11.11.2013 tarihli ilk raporuna itiraz etmediği ve maddi tazminat istemini bu raporda tespit edilen 108.067,20 TL’ye ıslah ettiği, bu yönüyle zarar tavanın belirlendiği ve davalı lehine bu miktar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu halde, davalı itirazı üzerine alınan 08.06.2015 tarihli ek rapora itibarla maddi tazminat isteminin 142.356,98 TL’ye arttırılması ve mahkemece arttırılan bu miktara hükmedilmesi suretiyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiği bu yönüyle mahkemece 108.067,20 TL maddi tazminata karar verilmesi gerekirken; 142.356,98 TL maddi tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 11.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.