Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/10611
Karar No: 2018/12498
Karar Tarihi: 19.09.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/10611 Esas 2018/12498 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/10611 E.  ,  2018/12498 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tenkisi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-
    Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
    Davacı, mirasbırakan eşi ...... Çokgezen’in ... 2. Noterliğinin 29.04.1999 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile taşınmazlarının tamamını ilk eşinden olma çocukları davalılara bıraktığını, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek tenkis istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, mirasbırakan ...... Çokgezen"in ... 2. Noterliğinin 29.04.1999 tarihli 14071 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilindeki tüm taşınmazlarını davalılara vasiyet ettiği, temlik dışı terekenin bulunmadığı, mirasbırakanın 05.01.2008 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak davacı eşi ile ilk eşinden olma çocukları davalıların kaldığı anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmalarının (tebberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul, miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilebilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümünün bilinmesiyle mümkündür. Tereke, miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de terekenin pasifidir. Belirtilen borçların aktiften indirilmesiyle net tereke oluşur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılıp parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. Miras bırakanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun(TMK) 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır.

    Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve subjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak saptanmalıdır. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.
    Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK"nın 565. maddesinin 1., 2. ve 3. bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde, özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK"nın 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı mahfuz hisseli mirascılardan ise aynı Kanun"un 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa, davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede düzenlenen alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
    Davalılara yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde, tasarrufun tümünün değeri ile davalılara yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (sabit tenkis oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK 564. md.) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse, bu kısımlar bağımsız bölüm halinde taraflar adına tescil edilmelidir. Eğer gizli bağış yoluyla taşınmaz alınmış ise, taşınmaz değil ödenen değer tenkise tabidir. Bu durumda, ödenen paranın mirasın açıldığı gündeki değerine, o günden karar gününe kadar geçen süre içindeki toptan eşya fiyat endeksleri ile bu süre içinde oluşan nitelik ve imar değişikliği gibi fiyata etkili özel unsurlar hakkaniyet kuralları çerçevesinde uygulanarak değeri hakim tarafından belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.
    Hemen belirtilmelidir ki, mirasbırakanın tüm malvarlığını vasiyet yolu ile davalılara bıraktığı gözetilerek tenkise karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Ne var ki, hüküm kapsamına alınan taşınmaz 5767 ada 24 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 5 numaralı bağımsız bölüm olup, mirasbırakan ...... Çokgezen"e ait taşınmazın 5777 ada 23 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 5 numaralı bağımsız bölüm olduğu saptanmakla, bu konuda taraflardan açıklama alındıktan sonra doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hüküm kurmak gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
    Öte yandan, değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tabi olursa TMK."nın 564. maddesi uyarınca tercih hakkını ayın vermek olarak kullanan davacının saklı payı dışında kalan miktar kadar davalılara nakden ödeme yapılarak davacı adına tescil kararı verilmesi gerektiği açıktır.
    Somut olayda, davalılardan......... tercih hakkını para olarak, diğer davalılar .........ise ayın olarak kullanmak istediklerini belirtmişler, mahkemece vasiyete konu taşınmazlar yönünden ayın vermeyi tercih eden davalılara davacının saklı payına isabet eden (1/20) 34.021,70 TL tenkis bedelinin ödenmesine, davalıların her birinin arsa payı olan 3/20"den 1/5 pay=5/20 pay kesilerek davacı ..."e verilmesi sureti ile ... müdürlüğünce esas ve dikkate alınıp denkleştirme yapılmasına şeklinde hüküm kurulmuştur.

    Mahkemece, davacının saklı payı dışında kalan miktarın bedelinin davalılara nakden ödenmesi ve ayın vermeyi kabul eden davalılar ........."ün payı yönünden davacı adına tescil kararı verilmesi gerekirken, ayın vermeyi tercih eden davalılar yönünden hem davacı hem de davalılar adına paylı tapu oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 19.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



























    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi