Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/14902
Karar No: 2018/12500
Karar Tarihi: 19.09.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/14902 Esas 2018/12500 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/14902 E.  ,  2018/12500 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakanları ...’un maliki olduğu 216 ada 4 ...... sayılı taşınmazını davalı oğlu ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, davalı ...’in de taşınmazda kayıtlı 4 parça bağımsız bölümden (4) numaralı bağımsız bölümü üzerinde tutarak geri kalanları akrabaları olan diğer davalılara satış suretiyle devrettiğini, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, davalı ...’in işlem tarihinde satın alma gücü bulunmadığını, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davalı ..., çekişme konusu taşınmazı tek katlı yıkıntı ... iken mirasbırakandan bedelini ödeyerek satın alıp üzerine kendi imkanlarıyla apartman inşaa ettirdiğini, diğer davalıların da bağımsız bölümleri bedel karşılığında aldıklarını, muvazalı işlem bulunmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
    Diğer davalılar, savunma getirmemişlerdir.
    Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan ..."un maliki olduğu 216 ada 4 ...... sayılı taşınmazı (115,44m2, avlulu kerpiç ev) 03.11.1981 tarihinde davalı oğlu ..."e satış suretiyle temlik ettiği, 22.11.1981-03.09.1987 tarihleri arasında taşınmaz üzerine yapılan zemin+3 katlı binada 22.10.2009 tarihinde kat mülkiyetine geçildiği, davalı ..."in adına kayıtlı 4 parça bağımsız bölümden (1) numaralı bağımsız bölümü 01.07.2010 tarihinde davalı ..."ye, (2) numaralı bağımsız bölümü 09.11.2012 tarihinde diğer davalı ..."ye, (3) numaralı bağımsız bölümü ise öteki davalı ..."ya satış suretiyle devrettiği, 1929 doğumlu olan mirasbırakanın 22.05.2013 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak eşi......"den olma çocukları davalı ..., dava dışı ............ ile fiilen birlikte yaşadığı Havana"dan olma davacı çocuklarının kaldığı anlaşılmaktadır.


    Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (nitelikli-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 0l.04.1974 tarihli 1/2 sayılı.........Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de 4721 s. Türk Medeni Kanunu" nun (TMK) 706, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237 (818 s. Borçlar Kanunu"nun (BK) 213) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki kişisel ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olayda, dinlenen bir kısım tanıklar mirasbırakanın.........nin olduğunu, bahçesinin birini dava dışı oğlu......"e, dava konusu taşınmazı ise davalı oğlu ..."e verdiğini, ..."ye geldikten sonra oğullarına bu yerleri dağıttığını beyan etmiş olup, mahkemece bu hususta yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
    Hal böyle olunca, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması, mirasbırakanın başka malvarlığı olup olmadığı, tüm mirasçılarına intikal eden taşınır taşınmaz malları ve hakları bulunup bulunmadığının araştırılması, mirasbırakanın gerçek amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Davacıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi