1. Hukuk Dairesi 2015/14092 E. , 2018/12516 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, mirasbırakanları ...’ın 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazda adına kayıtlı 3/5 payının bir kısmını kadastro tespitinden önce bir kısmını kadastro tespitinden sonra olmak üzere tamamını oğullarına satış suretiyle temlik ettiğini ve netice itibari ile söz konusu payın 24/09/1997 tarihinde murisin oğulları olan davalılar arasında eşit olarak paylaşıldığını, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı 3/5 payın tapusunun iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., murisin dava konusu edilen dışında başka taşınmazlarının da bulunduğunu ve tüm bu malların mirasçıları arasında paylaşıldığını, dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, davalı ..., dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, muvazaa iddialarının doğru olmadığını, tenkis davası için gerekli şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, yargılamanın ilerleyen aşamasında davalı ... davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalı ...’nin kabul beyanı dikkate alındığında temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabul edimiş olmasına kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında iptal-tescil istemişler, ancak mahkemece davada taraf olmayan murisin kardeşi olan ve taşınmazda payı bulunan Hafız Mehmet Dağaşan hakkında da hüküm kurulduğu, gibi kurulan hükmün infaza elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun(HMK) 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda taleple bağlılık ilkesi denilmektedir.
HMK"nın 26. maddesi ve doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca çekişmeli taşınmazda davacıların miras payları oranında tapu kaydının iptali ile iptal edilen payın davacılar adına tesciline kalan payların davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken dava dışı Hafız Mehmet lehine de hüküm kurulması ve infazda sorun yaratacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hükmün; A bendindeki 3.fıkranın hükümden çıkarılarak, yerine “ 130 ada 1 sayılı parselde davalılar adına kayıtlı payların murise ait veraset ilamındaki payları oranında iptali ile davacı adına tesciline, kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,” yine B bendindeki 3.fıkranın hükümden çıkarılarak, yerine “ 130 ada 1 sayılı parselde davalılar adına kayıtlı payların murise ait veraset ilamındaki payları oranında iptali ile davacı adına tesciline, kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin yazılmasına, davalılardan ..."ın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.