Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/524
Karar No: 2018/5611
Karar Tarihi: 05.03.2018

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/524 Esas 2018/5611 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2018/524 E.  ,  2018/5611 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ : Hukuk Dairesi


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, duruşmalı olarak süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiş ve davalı vekilince duruşma talep edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:


    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
    İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
    İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere dayanılarak, davacı işçinin her ne kadar haksız bir kazancı yok ise de usule aykırı işlem yaptığı ve bu sebeple işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığı gerekçesiyle, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
    İstinaf başvurusu :
    İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
    Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işveren tarafından sunulan “WhatsApp” programı mesajlaşma dökümü ve dosya içeriğindeki delillere göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Temyiz başvurusu :
    Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    Somut olayda, davalıya ait işyerinde satış müdürü olarak çalışan davacı işçinin iş sözleşmesi, davalı işverence 27/09/2016 tarihli yazılı fesih bildirimiyle; davacının gerçekte yapılmamış bir hizmet noktası transferini yapmış gibi göstererek ilgili bayiden buna karşılık 70.000,00 TL tutarlı fatura aldığı ve bu bedelin bayinin cari hesabına alacak olarak kaydedilmesini sağladığı iddiasıyla, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesine dayanılarak feshedilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verildiği ve bu karara karşı sadece davacı tarafın istinaf başvurusunda bulunduğu dikkate alındığında, usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince, bu aşamadan sonra tartışılması gereken husus, feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı değil, geçerli sebebe dayanıp dayanmadığıdır.
    Davalı işveren, davacının gerçekte yapılmamış bir hizmet noktası transferini yapmış gibi göstererek ilgili bayiden buna karşılık 70.000,00 TL tutarlı ( artı Kdv) fatura aldığını ve bu bedelin bayinin cari hesabına alacak olarak kaydedilmesini sağladığını, bu işlemden elde edilen menfaatin ise, aynı işyerinde satış direktörü olarak çalışmış .... ’nun evinin tadilatında yapılan masraflar için kullanıldığını iddia etmektedir. Dosyaya sunulan 13/10/2015 tarihli faturanın, dava dışı .... Turizm Tekstil Gıda Tem. İnş. İhr.Tic. Ltd. Şti. tarafından, “hizmet bedeli” açıklamasıyla 70.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği ve muhatabının davalı şirket olduğu görülmektedir. Söz konusu faturanın arka sayfasında yer alan ve yine işverence sunulan belgede ise, “Hn’ye yapılan transfere istinaden” açıklamasıyla Bölge Satış Müdürü unvanıyla davacının imzası bulunmaktadır. Davacı, işverene verdiği savunmasında, transferin kendi bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, atılı isnatların ise doğru olmadığını beyan etmiştir.
    Dosyaya davalı tarafça sunulan 23/09/2016 tarihli, ... ( davalı tanığı) imzasını taşıyan ve işverene karşı yazılan dilekçede; davacı işçinin ve işyerinde satış direktörü olarak çalışan .... ’nun, kendisinden .... ’nun evinin tadilatı için yardımcı olmasını istediklerini, gerekli malzeme ve usta temini gibi hususlarda yardımcı olduğunu ve bu sebeple 72.000,00 TL masraf yaptığını, masrafın ödenmediğini, davacının, gerçekte yapılmamış bir transferi yapmış gibi göstererek işveren şirkete karşı fatura düzenlemesini istediğini, bu şekilde yapılan masrafları faturadan karşılayabileceğini söylediğini, kendisinin de belirtilen faturayı düzenleyerek davalı işverene verdiğini, bu bedelin cari hesabına alacak olarak kaydedilmesinin sağlandığını ve davalı şirket tarafından kendisine ödenen bedelin davacının bilgisi dahilinde, .... ’nun evinin tadilat harcamalarında kullanıldığını beyan ettiği görülmektedir.
    İlk Derece Mahkemesi’nce dinlenen davalı tanığı ..., kendisinin davalı şirketin bayiliğini yaptığını ifade ederek, işverene karşı sunduğu dilekçesinde aktardığı ifadelere benzer şekilde anlatımda bulunmuştur.
    Davalı işverence, şikayette bulunulması üzerine, davacı işçi ve .... hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır.
    İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı işçinin her ne kadar haksız bir kazancı yok ise de, usule aykırı işlem yaptığı ve bu sebeple işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığı gerekçesiyle, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmiştir. Ne var ki, salt tanık ...’nün beyanıyla yetinilerek, davacının delilleri arasında dayandığı ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmaması yerinde değildir. Ayrıca, tanık ..., davalı işverene sunduğu dilekçesinde yazılı tutarda tadilat masrafı yaptığını iddia etmiş olmasına göre, bu denli yüksek tadilat masrafına ilişkin makbuz, banka dekontu veya sair bir belge bulunup bulunmadığı hakkında bir denetleme yapılması gereklidir. Diğer taraftan, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar gerekçesinde, “WhatsApp” programı mesajlaşma dökümüne de dayanılmış ise de; bu döküm davalı işverence, davacı ile ... arasındaki yazışmalara ilişkin olduğu iddia edilerek dosyaya sunulmuştur. Anılan döküme karşı davacı vekilinin, gerçeğe aykırılık itirazı bulunmaktadır. Bu mesajlaşma yazışmalarına nasıl ulaşıldığı ve gerçeğe uygun olup olmadığı yönlerinden hukuka uygunluk denetimi yapılmasına elverişli bir delil ise dosya içeriğinde yoktur.
    Anılan sebeplerle, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm tesisi hatalı görülmüştür. Bu halde, deliller arasında gösterilen ticari defter ve kayıtlar, iddia ile savunma doğrultusunda bilirkişi vasıtasıyla incelenmeli, transfer olarak adlandırılan uyuşmazlığa konu işleme ilişkin tüm kayıtlar ve banka hesap hareketleri üzerinde durulmalıdır. Ayrıca, davalı tanığı ... de yeniden dinlenilerek, dilekçesinde bahsi geçen tadilat işlem ve masraflarına ilişkin makbuz, banka dekontu veya sair bir belge bulunup bulunmadığı sorulmalıdır. Belirtilen yönlerden tesis edilecek işlemlerin ardından, Savcılık soruşturma dosyasının akibeti araştırılarak, dosya kapsamı delil durumuna göre ceza soruşturmasının (veya kovuşturmasının) neticelenmesinin bekletici mesele yapılmasının gerekip gerekmediği de yeniden değerlendirilmeli ve bir sonuca gidilmelidir.
    Yukarıda yazılı sebeplerden İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olmasına rağmen, istinaf başvurusunun yazılı gerekçeyle esastan reddine karar verilmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmak suretiyle ortadan kaldırılmasıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi gereğince dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
    Sonuç:
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/03/2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi