1. Hukuk Dairesi 2018/3119 E. , 2018/12584 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil,tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar, .........bırakanları ...’nin maliki olduğu 858 ada 14 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını davalıya 22/04/1994 tarihinde .........çılardan mal kaçırmak amacıyla bedelsiz ve muvazaalı olarak satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının ......... payları oranında iptali ile adlarına tesciline olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişledir.
Davalı, taşınmazı bedeli karşılığında devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
.........bırakanın 04.05.1993 tarihinde öldüğü, geride eşi ..., davacı çocukları............ile davalı oğlu ...... ve dava dışı oğlu......nin .........çı olarak kaldıkları .........bırakanın çekişmeli taşınmazdaki payının tamamını 22.04.1994 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği kayden sabittir.
Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada ......... bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak .........çısını ......... hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın ......... hakkı çiğnenen tüm .........çılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle ......... bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, ......... bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile ......... bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Ne var ki, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; daha önce dinlenen tanıklar da dahil olmak üzere tarafların bildirdikleri tüm tanıkların dinlenmesi, .........bırakanın diğer çocukları ile olan ilişkisi, davacılar ile arasında herhangi bir problem olup olmadığı, mal kaçırmasını gerektiren bir durum bulunup bulunmadığı, başka mal varlığı olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca .........bırakanın asıl irade ve amacı duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.