4. Hukuk Dairesi 2021/2796 E. , 2021/2690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yargılaması sonunda sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetince verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,10.10.2015 tarihinde davalıya sigortalı ... plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet arasında gerçekleşen ve davacının yaralandığı trafik kazasında, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL davacı vekili ıslah dilekçesiyle taleplerini 44.476,61-TL"ye yükseltmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 44.476,61 TL tutarındaki iş göremezlik tazminatının kabulü ile 14.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine,
karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyeti tarafından itirazın reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, işgöremezlik tazminatı ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacının kendi aldığı Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Bilirkişi Kurulundan 25.12.2017 tarihli rapor Özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporuna göre alınan raporda %6 maluliyet tespit edilmiştir. Yine dosyada 21.08.2017 tarihli rapor ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %10 maluliyet raporu alınmış ve
bu rapor Uyuşmazlık Hakem Heyeti"nce benimsenmiştir.Ancak İtiraz Hakem Heyeti"nce; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları varsa temin edildikten sonra, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" ölçülerine göre kazadan kaynaklanan maluliyet oranının belirlenmesi için, uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak,bu maluliyet oranına göre davalı için oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi, gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilince açılan davada, yapılan ödemelerin yetersiz olduğu belirtilerek bakiye tazminat talebinde bulunulmuş olup, mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarı karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Şayet, ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı ... şirketince yapılan ödemeye hesaplamanın yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz de uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Tazminat hesabına yönelik gerekçesi açıklanan bu araştırmaları da içermediğinden karar bu yönüyle de doğru görülmemiştir.
4-Hakem Heyetinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacı lehine 64.475,64-TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 7.442,3 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Kanunu"nun 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete"de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT"nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5"i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09/06//2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.