Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12307
Karar No: 2018/5592

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/12307 Esas 2018/5592 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/12307 E.  ,  2018/5592 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacılar vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile ...... ili, ...... ilçesi, K17b3 pafta, 1781 parselde tapuya kayıtlı bulunan 43625 m2 alanlı taşınmazın halen kamulaştırma ve tescil işlemleri sebebiyle ...... Başkanlığı adına kayıtlı olduğunu, kamulaştırma işlemleri yapılmadan önce taşınmazın tapuda ...... Ürper (...... kızı), Naziye Şirin (...... kızı), ...... Tek (...... kızı), ...... ...... (...... kızı), ...... Uzun (...... kızı) olarak tescil edildiğini, oysa bu tescil işleminin hatalı olduğunu, ...... ......... olarak yazılan kişinin gerçekte var olmayıp, davacıların murisi ...... kızı ...... ...... (Ürper) adına tescil işlemi yapılması gerekirken, ...... Tapu Müdürlüğü tarafından hatalı (yolsuz) olarak tescil edildiğini, sonrasında kamulaştırma işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve kesinleştirilerek, tapunun kamulaştırma işlemi yapan idare adına tescil edildiğini, müvekkilleri tarafından ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/413 Esas sayılı dosyası ile tapuda yapılan hatalı (yolsuz) işlem için tespit davası açıldığını ve mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini ve davalı tarafından yapılan yanlış ve hatalı tescil işleminin tespit edildiğini, müvekkillerinin murisinin tapuya sehven yanlış ve hatalı isim ile tescil edilmesi sonucunda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamulaştırma bedellerini alamadığını ve kamulaştırma sebebiyle itiraz ve dava haklarını kullanamadıklarını, mağdur olduklarını, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlarda Hazinenin sorumluluğunun kusursuz olduğunu, zaman aşımının müvekkillerinin bu yolsuz tescili öğrendiği tarihten itibaren 10 yıl olduğunu, müvekkillerinin hatalı tescili öğrendikten sonra hemen dava açtıklarını ve hatalı tescile ilişkin tespit kararının 2014 yılında kesinleştiğini belirterek, 10.000,00-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacıların evveli murisleri adına tapulama sırasında 17/08/1959 tarihinde tespit gördüğünü ve 31/12/1963 tarihinde de kesinleştiğini, tespitin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde davacı ve evveli varisleri tarafından herhangi bir dava açılmadığını, davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, kararın kesinleştiği tarihte kaydı düzeltilen şahsın tapu kaydında pasif hisse sahibi olduğunu, pasif hisse üzerinde herhangi bir düzeltme işlemi yapılmasının imkanının bulunmadığını, bu nedenle müvekkili İdare tarafından kararın infazına yönelik bir işlem yapılamadığını, ancak taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine karar ile ilgili açıklama yapıldığını, taşınmazın 19/96 hissesinin ...... ...... adına tespit edildiğini, kamulaştırma kararı sırasında bedelin ...... ...... adına bankaya yatırıldığını, davacıların isim düzeltme kararının kamulaştırma kararından çok sonra alındığını, bu karara dayanarak tapuda bir işlem yapılmasının mümkün olmadığını, ...... ...... adına yatırılan paranın ...... ...... olarak ödenmesini talep etme yada kamulaştırma bedeli ile ilgili şartları varsa dava açmak yoluyla zararının gidermeleri mümkün iken doğrudan devletin sorumluluğundan bahsedilerek bu davanın açılamayacağını belirterek, davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın esastan incelenmesi halinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama sonucu: dava konusu ...... ili, ...... ilçesi, K17b3 Ic pafta, 1781 parsel sayılı taşınmazın 28/09/1990 tarihinde ......Genel Müdürlüğü adına hükmen tescil edildiği, davanın ise 6098 sayılı TBK"nın 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı anlaşıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazminat ist...... ilişkindir.
    Dosya kapsamından dava konusu 1781 sayılı parselin 1963 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında Mayıs 1944 tarih ve 89 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak muris ...... ve ...... çocukları, ...... ...... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edildiği, Hanifre ...... dışındaki tapu maliklerinin 1976 ve 1977 yılları arasında hisselerini ......Genel Müdürlüğüne devrettikleri, ......Genel Müdürlüğü tarafından ...... ......ye karşı 24/10/1989 tarihinde kamulaştırma nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davası sonucu mahkemece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/408 E- 1990/94 K sayılı kararla davalı ...... ......nin tapudaki 19/96 hissesinin iptali ile davacı ......Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verildiği ve hükmün 24/09/1990 tarihinde kesinleştirildiği ve taşınmazdaki ...... ...... hissesinin ......Genel Müdürlüğü adına 28/9/1990 tarihinde tescil edildiği, taşınmazın daha sonra 09/02/2005 tarihinde tahsis ile ...... İadresi başkanlığı adına tescil edildiği, davacıların ise ...... ...... mirasçıları olup, ...... Asliye Hukuk Mahkemesinde ...... İdaresi Başkanlığına karşı açtıkları 2010/413 E- 2011/684 K sayılı dava ile tapu kaydında ...... ...... olarak gösterilen bir şahsın gerçekte mevcut olmadığı, tespit maliklerinin kök muris ...... ve ...... Ürper çocukları olup, ...... Ürper olan çocuklarının tespitten çok önce küçük yaşta öldüğü ve anneleri olan ...... Dişli"nin ise kadastro çalışması sırasında sağ olduğunu, tutanağa anneleri ...... Dişlinin yazılması gerekirken ölü kardeşi ......"nin annelerinin soyadı ile yazıldığını ileri sürerek, taşınmazda mirasbırakanları ...... Dişli"nin hak sahibi olduğunun ve taşınmazda payı bulunduğunun tespitini talep ettikleri, mahkemece de davanın kabulü ile 1781 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan önceki paydaşı gözüken ...... ......"nin isminin ...... ...... olarak (Ürper) olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27/03/2014 gün ve 2014/3651-6560 E. K sayılı ilamıyla, davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak, davacıların murisine ait olduğu belirlenen payın kamulaştırma sebebiyle dava dışı ...... Genel Müdürlüğü adına hükmen tescil edildiği ve satın alma yoluyla edinilen diğer paylarla birlikte taşınmazın tamamı tahsise istinaden 09/02/2005 tarihinde davalı Tolu Konut İdaresi Başkanlığına temlik edildiğine göre taşınmazda paydaş olmayan malikin tapu sicil kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesina karar verilmiş olmasının doğru olduğu söylenemeyeceği ancak bir tespit kararı verilebileceğinden, hüküm fıkrasının, "davanın kabulü ile 1781 parsel sayılı taşınmazın ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/408 E- 1990/94 K. sayılı ilamı ile kamulaştırma sebebi ile iptal ve ......Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilen 19/96 pay maliki "...... kızı ...... ......nin" davacıların miras bırakanı ...... kızı ...... ...... (Ürperi) olduğunun tespitine" ibaresinin yazılmasına şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve hükmün 17/07/2014 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise ...... ...... mirasçıları tarafından 07/08/2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
    TMK"nın 1007. maddesine dayanılarak açılan tazminat davaları için ayrıca zamanaşımı öngörülmediğinden, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 146. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 125.) maddesinde yazılı 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanmasının söz konusu olduğu davada, tapu iptali ve tescile ilişkin hükmün kesinleştiği 28/09/1990 tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde dava açılmaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, taşınmazdaki ...... ...... hissesinin iptaline ilişkin ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/408 E- 1990/94 K. sayılı dava dosyasında, davanın kadastro tutanağına ...... Dişli olarak yazılması gereken malikin, ...... Dişli olarak yazılması sebebiyle davalı ...... ......ye karşı açıldığı ve ...... ...... adına yapılan ilanen tebligatlar ile yargılamaya devam olunarak tapunun iptali ile hükmün kesinleştirildiği ve tapudaki hissesinin ......Genel Müdürlüğü adına 28/9/1990 tarihinde tescil edildiği, davacıların yahut miras bırakanları ...... Dişli"nin iş bu davada taraf olmadıkları, davacılar yönünden zamanaşımı süresinin, 1781 parselde 19/96 pay maliki "...... kızı ...... ......nin" davacıların miras bırakanı ...... kızı ...... ...... (Ürperi) olduğunun tespitine ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/413 E- 2011/684 K. sayılı kararının kesinleştiği 07/08/2015 tarihinde başlaması gerektiği gözardı edilerek, işin esasına girilip, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 13/09/2018 günü oy birliği ile karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi