12. Ceza Dairesi 2019/1090 E. , 2019/5889 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan sanık ..."in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 257/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli ve 2015/140 esas, 2017/243 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Somut olayda her ne kadar Mahkemesince sanık Avukat ..."in, ... ile Avukat ... arasında meydana gelen kavga olayı nedeni ile ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2991 soruşturma numaralı dosyasında tanık olarak beyanına başvurulan müvekkili müşteki ...üzerinde baskı kurarak ..."ın beyanını değiştirmesini sağladığı, bu şekilde adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunu işlediği işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 288. maddesinde yer alan “Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, aleniyet unsuru gerçekleşmediğinden sanığa yüklenen adil yargılamaya etkilemeye teşebbüs suçu yönünden beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 26.10.2018 tarihli ve 94660652-105-48-5905-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2018 tarihli, 2018/88866 sayılı tebliğnamesi ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 09.01.2019 tarihli, 2018/13132 esas, 2019/324 karar sayılı görevsizlik kararı ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 288/1. madde ve fıkrasında, “Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş iken, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun"un 93. maddesi ile “Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun oluşabilmesi için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye yönelik sözlü ya da yazılı beyanın, “aleni”; yani, “belirsiz sayıda kişi tarafından algılanabilir” olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; sanık Avukat ..."in, ... ile Avukat ... Aytan arasında meydana gelen kavga olayı nedeni ile ilgili Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2991 soruşturma numaralı dosyasında tanık olarak beyanına başvurulan müvekkili şikayetçi ...üzerinde baskı kurarak ..."ın beyanını değiştirmesini sağlaması biçiminde sübutu kabul edilen eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 288/1. madde ve fıkrasında düzenlenen adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun “alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunma” ögesini taşımadığı ve sanığa yüklenen adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli ve 2015/140 esas, 2017/243 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanık ..."in adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan dolayı mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrasının C harfiyle gösterilen bölümünün; “C) Sanık ... hakkında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan açılan davada, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine,” ibareleri ile değiştirilerek, sanık ..."e adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.