20. Ceza Dairesi 2017/751 E. , 2017/2537 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/05/2016 tarihli ve 2015/82106 soruşturma, 2016/856 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile sanık hakkında 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, ihtara karşın yükümlülüklerini ihlalde ısrar ettiğinden bahisle infaz kayıtları kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kaldırılarak atılı suçtan kamu davası açılması sonrasında, erteleme kararının kesinleşmesinden önce tebliğ edilen çağrı ve uyarı yazılarının hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine dair, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2016 tarihli ve 2016/742 esas, 2016/950 karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 29/03/2017 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Şüpheli Mustafa hakkında 11/11/2015 tarihli "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" eylemi nedeni ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 09/12/2015 tarihli, 2015/82106 soruşturma ve 2015/1084 karar sayılı kararı ile "5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, söz konusu kararın 25/12/2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği ve 02/05/2016 tarihinde kesinleştirilerek tali karar fişi düzenlendiği,
2-Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli Mustafa hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"ne 10/12/2015 tarihinde, henüz "kamu davasının açılmasının ertelenmesine" ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmeden, talepte bulunulduğu,
3-Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 10/05/2016 tarihli kararı ile itiraz yerinin gösterilmemesi gerekçesi ile, 09/12/2015 tarihli, 2015/1084 karar sayılı "kamu davasının açılmasının ertelenmesine" ilişkin kararın kaldırıldığı;
4-Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca, yeniden 10/05/2016 tarihli, 2016/856 sayılı karar ile "5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, ilgili kararın şüpheliye 25/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak söz konusu kararın, infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"ne gönderilmediği, tedbirin infazına 10/05/2016 tarihinde kaldırılan 09/12/2015 tarihli, 2015/1084 sayılı karar üzerinden devam edildiği;
5-Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nce, 10/05/2016 tarihinde kaldırılan 09/12/2015 tarihli, 2015/1084 karar sayılı "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin karara dayanılarak düzenlenen 28/12/2015 tarihli çağrı yazısının şüpheliye 19/01/2016 tarihinde tebliğ edilmesi ve şüphelinin süresi içinde 28/01/2016 tarihinde başvuruda bulunması üzerine tedbirin
infazına başlandığı, 28/01/2016 tarihinde hastaneye sevk edilen şüphelinin 17/02/2016 ve sonraki kontrol muayenelerine başvurmadığının anlaşılması üzerine, 10/03/2016 tarihinde uyarılmasına karar verildiği; aynı tarihte düzenlenen uyarı yazısının şüpheliye 21/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 29/03/2016 tarihinde süresinde başvuruda bulunan şüphelinin yeniden hastaneye sevk edildiği, Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 23/06/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda şüphelinin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına devam etmesi nedeni ile tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirildiği; 19/07/2016 tarihinde alınan komisyon kararı ile TCK"nın 191/4-c maddesi uyarınca infaz dosyasının ihlal nedeniyle kapatılmasına karar verildiği,
6-Şüphelinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal etmesi üzerine, 04/10/2016 tarihli karar ile 2016/856 karar sayılı "kamu davasının açılmasının ertelenmesine" ilişkin karar (09/12/2015 tarihli "Kamu davasının açılması ertelenmesi" kararı kaldırıldıktan sonra verilen 10/05/2016 tarihli "kamu davasının açılmasının ertelenmesine" ilişkin, infaza konulmayan karar) kaldırılarak, şüpheli hakkında TCK"nın 191/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile 04/10/2016 tarihli, 2016/19479 esas sayılı iddianame düzenlendiği,
7-Kamu davasının açılması üzerine, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi"nce verilen 13/12/2016 tarihli, 2016/742 esas ve 2016/950 karar sayılı karar ile, "25/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, itiraz mercii ve süresinin gösterilmemesi nedeniyle 10/05/2016 tarihinde kaldırıldığı, ayrı tarihte yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve bu karar 25/05/2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği halde, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından kararın tebliğ tarihinden önce, dolayısı ile karar kesinleşmeden düzenlenerek tebliğ edilen çağrı ve uyarı yazılarının hukukî sonuç doğurmayacağı" gerekçe gösterilerek, sanık hakkında CMK"nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, söz konusu kararın kanun yoluna başvurulmadan 20/01/2017 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Mahkemece, kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesinden önce sanığa tebliğ edilen çağrı ve uyarı yazılarının hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle sanığın beraatine dair karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2.maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemeler yer aldığı, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki hükme nazaran, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 14/09/2015 tarihli ve 2015/8259 esas, 2015/3572 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümle maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın beraatine dair karar verilmesinde isabet görülmemiştir. » denilerek, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2016 tarihli ve 2016/742 esas, 2016/950 karar sayılı hükmün bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden;
a)Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu iddia edilen şüpheli ... hakkında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı"ca 09/12/2015 tarih, 2015/82106 soruşturma ve 2015/1084 karar sayı ile verilen "5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, şüpheliye tebliğ edildiği 25/12/2015 tarihinden önce 10/12/2015 tarihinde infazına başlandığı; ancak çağrı yazısının tebliğ tarihinden sonra 28/12/2015 tarihinde düzenlendiği;
b)09/12/2015 tarih, 2015/1084 karar sayılı kararda itiraz yeri ve merciinin gösterilmediği gerekçe gösterilerek, ilgili kararın 10/05/2016 tarihinde kaldırıldığı; 10/05/2016 tarihli, 2016/856 sayılı karar ile yeniden "5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verildiği, ilgili kararın şüpheliye 25/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak söz konusu kararın, infaz için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"ne gönderilmediği, tedbirin infazına 10/05/2016 tarihinde kaldırılan 09/12/2015 tarihli, 2015/1084 sayılı karar üzerinden devam edildiği,
c)Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü"nce, kontrol randevularına gitmediği için hakkında düzenlenen uyarı yazısı üzerine 29/03/2016 tarihinde süresinde başvuruda bulunan şüphelinin yeniden hastaneye sevk edildiği, infaza dayanak olan 09/12/2015 tarihli 2015/1084 sayılı kararın 10/05/2016 tarihinde kaldırılmasının ardından, Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 23/06/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda şüphelinin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına devam etmesi nedeni ile tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine, 19/07/2016 tarihinde TCK"nın 191/4-c maddesi uyarınca infaz dosyasının ihlalen kapatılmasına karar verildiği,
d)Şüphelinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal etmesi üzerine 04/10/2016 tarihli karar ile 2016/856 karar sayılı "kamu davasının açılmasının ertelenmesine" ilişkin karar kaldırılarak, açılan kamu davasında, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 13/12/2016 tarihli, 2016/742 esas ve 2016/950 karar sayılı kararı ile, "25/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, itiraz mercii ve süresinin gösterilmemesi nedeniyle 10/05/2016 tarihinde kaldırıldığı, ayrı tarihte yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve bu karar 25/05/2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği halde, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından kararın tebliğ tarihinden önce, dolayısı ile karar kesinleşmeden düzenlenerek tebliğ edilen çağrı ve uyarı yazılarının hukukî sonuç doğurmayacağı" gerekçe gösterilerek, sanık hakkında CMK"nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği; dolayısı ile Kanun yararına bozma istemindeki iddianın aksine, "TCK"nın 191/4-a maddesinde tanımlanan ısrar koşulunun" bulunmaması nedeni ile beraat kararı verilmediği anlaşılmıştır.
Somut olaydaki tartışma konusu, 09/12/2015 tarihli, 2015/1084 sayılı "5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, 10/05/2016 tarihinde kaldırılmasına rağmen, bu hususun, Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bildirilmemesi nedeniyle, infazına devam edilmesi, yine 10/05/2016 tarihinde itiraz mercii ve süresi gösterilerek yeniden verilen "5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin 2016/856 sayılı kararın, 25/05/2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edilmesine rağmen infazına başlanmaması ve buna bağlı olarak infaza dayanak olan 09/12/2015 tarihli 2015/1084 sayılı kararın 10/05/2016 tarihinde kaldırılmasının ardından, Bursa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 23/06/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda şüphelinin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına devam etmesi nedeni ile tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine, infaz dosyasının TCK"nın 191/4-c maddesine aykırılık nedeni ile ihlalen kapatılmasıdır. Böyle bir durumda
nfaza dayanak olan karar, sağlık kurulu raporunun düzenlenmesinden önce 10/05/2016 tarihinde kaldırıldığından ve aynı tarihte verilen 2016/856 sayılı kararın infazına da başlanmadığından, infaz konusuz kalacak, dolayısı ile 23/06/2016 tarihli sağlık kurulu raporundaki tespite dayanılarak, şüphelinin TCK"nın 191/4-c maddesini ihlal ettiğinden söz edilemeyecektir.
Sonuç olarak, sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmış olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen sanık hakkında, infaza ilişkin dayanak kararın kaldırılması nedeniyle infaz konusuz kalmış olup, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlalinden bahsedilemeyeceğinden, açılan kamu davasında, sanık hakkında, 5271 sayılı CMK"nın 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerekirken, CMK"nın 223/2-a maddesi uyarınca "eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu" gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce, farklı gerekçe ile yerinde görüldüğünden; Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2016 tarihli ve 2016/742 esas, 2016/950 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 20/04/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.