21. Hukuk Dairesi 2016/182 E. , 2017/6436 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava; davacının 01.12.1999 – 01.08.2011 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 08.01.2001 – 31.01.2006 döneminde davalı ..."a ait iş yerinde fiilen ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, davacının sigortalı gösterilen sürelerinin dışlanmasına, davacının 01.02.2006 – 08.02.2011 döneminde davalı ... iş yerinde fiilen kesintisiz çalıştığının tespitine davacının sigortalı gösterilen sürelerinin dışlanmasına, davacının 01.12.1999 – 07.01.2001 döneminde sigortalı gösterilmeyen sürelere ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, davalıya ait narenciye kasası ve paleti yapan işyerinde hızar ustası olarak çalıştığını ve davalı ..."un işyerini 2010 yılından itibaren şirket olarak devam ettirdiğini beyan ettiği, 17.01.2001 – 01.05.2001, 14.10.2003 – 30.04.2004, 01.06.2004 – 30.12.2004, 01.03.2005 – 31.01.2006 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı işyerinde geçen çalışmalarının, 08.02.2006 – 31.07.2006, 01.09.2006 – 08.02.2011 ve 16.02.2011 – 15.08.2011 tarihleri arasında ise davalı şirkette geçen çalışmalarının davalı Kurum"a bildirildiği, ayrıca 09.02.2011 – 12.02.2011 tarihleri arasında dava dışı bir işyerinde çalışmasının olduğu, davalı ... adına kayıtlı işyerinin 08.01.2001 – 31.01.2006 tarihleri arasında ve davalı şirketin de 01.02.2006 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu, davacının duruşmada alınan beyanında; 2001 yılında 1 yıl kadar işten ayrıldığını, 2007 yılında da 20 gün veya 1 ay kadar işe ara verdiğini beyan ettiği, davacının aynı davalılara karşı ve aynı süreye ilişkin talep için açtığı işçilik alacağı davasında bilirkişi tarafından; davacının 2001 – 2011 yılları arasında 7 yıl, 7 ay, 16 gün çalıştığının kabulü ile görüş bildirildiği, mahkemece de söz konusu bilirkişi raporuna göre davanın kabulü cihetine gidildiği, davalı Kurum müfettişi tarafından davacının davalı işyerinde 08.01.2001 tarihinde işe başladığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa"nın 79/10. maddesi ile 5510 sayılı Yasa"nın 86. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenilen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise; davacının 2001 ve 2007 yıllarında ara verdiğine dair beyanı ve dosyada mevcut imzalı ücret bordroları dikkate alınmadan, ayrıca bordro tanıklarından biri davalı işyerindeki çalışmanın mevsimlik olduğunu beyan ettiği halde bu husus yeterince araştırılıp irdelenmeden, davacının askerlik yaptığı tarihler araştırılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum"dan sorarak, talep edilen dönemde davalı işyerine komşu işyeri sahipleri ile söz konusu işyerlerindeki kayıtlı çalışanları tespit ederek dinlemek, davalı işyerinde yapılmakta olan işin sezonluk olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ilgili elektrik idaresinden davalı işyerinin talep edilen dönemdeki elektrik tüketim kayıtlarını istemek, ilgili meslek odasından davalı işyerinde yapılan işin kapsamı itibari ile mevsimlik olup olmadığını sormak, dosyada mevcut müfettiş raporunda isimleri bulunan kişileri dinlemek, davacının askerlik süresini araştırmak, dosyada mevcut imzalı ücret bordrolarını dikkate almak ve böylece davalı işyerindeki çalışmanın mevsimlik olup olmadığı ile davacının çalışmalarının kesintisiz olup olmadığı husularını hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konularak varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece söz konusu fiili ve hukuki gerçekler dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.