21. Hukuk Dairesi 2016/596 E. , 2017/6439 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava; davacının, davalı işyerinde 05.01.1996 – 15.09.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı tarafından 2002 yılına kadar sekreter, daha sonra da direksiyon öğretmeni olarak çalıştığının beyan edildiği, davacının davalı işyerinde geçen 14.07.2005 – 01.03.2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı Kurum"a bildirildiği, davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde; davacının çalışmasının haftada 20 saat olmak üzere ayda 8 gün üzerinden 26.12.2002 – 13.10.2004 tarihleri arasında olduğunun beyan edildiği, başka bir beyan dilekçesinde ise; davacının 30.10.1998 tarihinde davalı şirketin hisselerini devir aldığının ve ortaklığının 26.12.2002 tarihine kadar sürdüğününün belirtildiği, İlçe ... Müdürlüğü"nün 10.01.2005 tarihli yazısı ile Kaymakamlığa; Özel Rıdvan Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu"nun isim değişikliği ile Özel Şirinevler Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu olduğunu bildirdi, bu belgede davacının adı 13.10.2004 – 13.10.2006 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmak isteyen kişiler arasında geçmekte, Özel Şirinevler Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu"nun müdürü..."ın imzaladığı ve ilgili makama yazılan 01.02.2010 tarihli yazıda; davacının 13.10.2004 – 05.09.2009 tarihleri arasında direksiyon usta öğreticisi olarak çalıştığının bildirildiği, davacının 14.12.2001 tarihinde usta öğreticilik belgesi aldığı, davacının 25.08.2003 – 25.08.2004, 25.08.2004 – 25.08.2006 ve 25.08.2006 – 25.08.2008 tarihleri arasında usta öğretici olarak ayda 20 saat derse gireceğine dair davalı şirket ile imzalanan sözleşmeler bulunduğu, ... Müdürlüğü tarafından davalı işyerinde talep edilen dönemde çalışanlara dair mahkemeye gönderilen listede davacının 10.06.1999 – 10.06.2004 tarihleri arasında sekreter olarak çalıştığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa"nın 79/10. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenilen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise; her ne kadar mahkemece davacının 1998–2002 yılları arası davalı şirket ortağı olduğu, bu dönemde zorunlu olarak 1479 sayılı Yasa"ya göre Bağ–Kur sigortalısı olması gerektiği, dava dönemi içinde aynı anda çifte sigortalılığın söz konusu olamayacağı, davacının şirket ortaklarından birinin eşi olması sebebiyle davalı işyerinde bulunduğu zamanlarda bir işveren gibi hareket ettiği, talep edilen dönemde davacının davalı şirkette bağımlı olarak ücret karşılığı ve tam süreli çalıştığının duraksamaya yer veremeyecek şekilde ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddi cihetine gidilmişse de; dosya kapsamında davacının şirket ortağı olduğuna dair belge bulunmamaktadır. Öte yandan; davacının 14.07.2005 – 31.03.2006 tarihleri arasında davalı şirkette hizmet akti ile çalıştığına dair davalı Kurum"a bildirimde bulunulduğu ve dosya kapsamından, sürücü kursu olarak faaliyette bulunan işyerinde, davacının sürücü eğitmenliği yaptığına dair resmi kurumlarca düzenlenen belgeler bulunduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece; davacının, davalı işyerinde hizmet aktine tabi olarak çalışıp çalışmadığı hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak derece ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacının davalı şirketin ortağı olup olmadığını ve 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı bulunup bulunmadığını, davalı işyerinin Özel Rıdvan Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu iken isim değişikliği yaparak Özel Şirinevler Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu adını alıp almadığını ya da başkaca bir unvan değişikliği yapıp yapmadığını araştırmak, davacıdan; kendisine ücret ödenip ödenmediğini, ödeniyor ise ne şekilde ödendiğini sorarak davacı beyanları doğrultusunda araştırma yapmak, davalı şirketten da ücret ödemelerine ilişkin belge bulunup bulunmadığını sormak, dosyada mevcut ve ... Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerde isimleri bulunan kişileri dinlemek, davalı şirketten ve ... Müdürlüğü"nden talep edilen dönemde davacının direksiyon kursu verdiği kişilerin listesini isteyerek re"sen seçilecek tanıkları dinlemek, zabıta marifeti ile ya da davalı Kurum"dan sorarak talep edilen dönemde davalı işyerine komşu işyeri sahipleri ile söz konusu işyerlerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişileri tespit ederek dinlemek ve böylece toplanan deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece söz konusu fiili ve hukuki gerçekler dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.