Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13473
Karar No: 2019/8655
Karar Tarihi: 18.12.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/13473 Esas 2019/8655 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, köy boşluğu olarak tescil edilmemiş taşınmazın adına tescil edilmesi için dava açmış ancak mahkeme hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu ve krokide dava konusu yerin tescil harici bırakıldığı görülmüştür. Bu nedenle mahkeme kararı yasal düzenlemelere uygun değildir. TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tescil davalarında, gerekli ilanların yapılması ve yasal sürenin dolması gerekmektedir. Ancak bu şartlar yerine getirilmeden karar verilmesi de isabetsizdir. Bu nedenle mahkemenin yöntemine uygun bir şekilde ilanların yapılması gerekmektedir. Kadastro tespitine ilişkin hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tespit harici bırakılan yerler için yasal düzenleme bulunmamaktadır. Mülga olan Tapu Kanunu'nun yerini alan 4721 sayılı Yasa'nın tescil hükümlerini düzenleyen hükümleri de hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tespit harici bırakılan yerler için özel bir düzenleme öngörmemektedir.
16. Hukuk Dairesi         2016/13473 E.  ,  2019/8655 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TESCİL
    KANUN YOLU : TEMYİZ



    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacı ..., .... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiye davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro çalışmalarının 1993 yılında tamamlanmış olup davacının bu tarihten sonraki bir tarihte köy boşluğu olan yeri kullanmaya başladığı, kadastro sonuçlarına göre köy boşluğu olan yerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olamayacağı; kadastro tespitinin 1993 yılında yapılmış olması nedeniyle dava tarihinde 10 yıllık hak düşürücü süre dolmuş olmakla kadastro öncesi sebeplere dayanarak tescil talep etmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazın, dosya içerisinde bulunan 10.11.2015 tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen ve köy boşluğu olarak tescil harici bırakılıp, kadastro sırasında hakkında tutanak düzenlenmeyen yer olduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa"nın 12/3. maddesinde, yalnızca hakkında tutanak düzenlenen taşınmazlarla ilgili olarak 10 yıllık hak düşürücü süre belirlenmiş olup, gerek 3402 sayılı Yasa"da, gerekse de 4721 sayılı Yasa"nın tescil hükümlerini düzenleyen maddelerinde, hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tespit harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi nedenlere dayanılarak dava açılmasını engelleyen ya da hak düşürücü süre belirleyen yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
    Öte yandan TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tescil davalarında, TMK"nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması ve yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiği halde yasal ilanlar yapılmadan karar verilmesi de isabetsizdir.
    Hal böyle olunca; Mahkemece, yöntemine uygun şekilde yasal ilanlar yaptırıldıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek dava tarihi itibarı ile davacı taraf lehine 3402 sayılı Kanun"un 14 ve 17. maddeleri koşullarının gerçekleşmiş olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
    Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı gerekçeyle karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi