22. Hukuk Dairesi 2017/11304 E. , 2018/6349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının yurtdışındaki işyerinde 2010 yılının Ocak ayından 2011 yılının Şubat ayının sonuna kadar kaynakçı olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maaş alacağı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile ayrıldığını, talep edilen alacaklara hak kazanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacının fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıklar ile davalı ile husumeti bulunan tanık anlatımlarına değer verilemez.
Yukarıda yapılan açıklamalar ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile hafta tatili ücreti alacaklarının hesaplanması bakımından da geçerlidir.
Somut olayda, davacı taraf haftanın yedi günü 07:00-18:00 saatleri arasında, hafta tatilleri ve ulusal bayram ile genel tatil günleri de dahil çalıştığını, ancak fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiş; davalı taraf ise cuma ve pazar günleri çalışma olmadığını, diğer günlerde ise 08:00-12:30, 15:00-18:00 saatleri arasında çalışma yapıldığını, davacının yurtdışında çalışma yapması nedeniyle Türkiye"deki resmi bayram günlerine ilişkin talepte bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, resmi bayram ve dini bayramlarda çalışma yapılmadığını belirterek davalı tarafın ilgili alacaklara hak kazanamadığını savunmuştur. Mahkemece, davacı tanığının beyanına itibar edilerek ve işyerinin ve işin fazla çalışmaya müsait olması durumu gözönünde bulundurularak fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, dinlenen davacı tanığı Ekrem"in davalı işverenle husumetli olduğu, davacı ile aynı işi yapmadığı, davacı vekilinin 3 nolu celsede diğer tanıkların dinlenilmesinden vazgeçtiği, dosyada davacının iddiasını kanıtlayacak başkaca delillerin de bulunmadığı anlaşılmakta olup, salt husumetli tanık beyanlarıyla söz konusu çalışmaların kanıtlandığının kabul edilerek hüküm tesis edilmesi hatalıdır. Dosya kapsamında, husumetli tanık beyanı haricinde, davacının tatil günlerinde çalıştığını veya fazla mesai yaptığını ispatlamaya elverişli delil bulunmadığı nazara alınarak, söz konusu alacak taleplerinin reddine karar verilmelidir. Bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.