Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/175
Karar No: 2020/1440
Karar Tarihi: 03.02.2020

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2020/175 Esas 2020/1440 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı işyerinin davacı işçiye ödenmeyen hakları nedeniyle feshedildiği iddia edilen iş sözleşmesi ile ilgili görülen davada, mahkeme 02.02.2015 tarihinde yapılan istifa dilekçesinde sebep belirtilmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmediğini kabul ederek, kıdem tazminatı talebini reddetmiştir. Temyiz incelemesi sonucu, davacının ödenmeyen hakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilmiş, dolayısıyla kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kanun maddeleri: İş Kanunu'nun 17. ve 24. maddeleri.
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2020/175 E.  ,  2020/1440 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ: ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, müvekkili davacının davalı işyeri nezdinde 09.02.2012-16.02.2015 tarihleri arasında çalıştığını, davacının hakettiği halde verilmeyen işçilik alacakları dolayısıyla iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, bayram ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalıların Cevabının Özeti:Davalılar vekili, davacının kendi rızası ile istifa ettiğini, hakettiği işçilik alacakları varsa da kendisine ödendiğini, davacının davasını adi ortaklığa karşı açtığından davalının dava ehliyetinin de bulunmadığını beyanla dava şartı yokluğu nedeniyle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, davacının davasını tüzel kişiliği olmayan adi ortaklığa karşı açtığı, adi ortaklığın taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen ilk karar, Dairemizin 19.03.2018 tarih ve 2017/11971 Esas - 2018/7152 Karar sayılı ilamı ile, adi ortaklığı oluşturan tüm davalılara ayrı ayrı tebligat yapılması için davacı vekiline süre verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi ve adi ortaklığın dava ehliyeti olmadığından adi ortaklığı oluşturan ortaklıklardan her biri adına vekaletname varsa ibraz edilmesinin sağlanması yoksa adi ortaklardan her birine ayrı ayrı dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar evrilerek devam edilen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi konusunda uyuşmazlık mevcuttur. Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanunu"nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin kanuni düzenlemesi ise aynı Yasanın 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında İş Kanunu"nda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.
    İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverence tazminatların derhal ödenmesi ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir.Somut olayda; davacı dava dilekçesinde, ödenmeyen hakları nedeni ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia etmiş, davalı şirketler ise davacının 02.02.2015 tarihinde istifa dilekçesi vererek kendi isteği ile işten ayrıldığını savunmuşlardır. Dosya kapsamında, 02.02.2015 tarihli “09.02.2015 tarihinde hizmet sözleşmem bittiğinden dolayı yenilenmesini istemediğimden dolayı işimden ayrılmak istiyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim” beyanını içeren imzalı bir dilekçe bulunmaktadır.Davacı işten ayrılmak istediğine ilişkin dilekçede sebep belirtmemiş , dava dilekçesinde ise hakları ödenmediği için işten ayrıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının ödenmeyen fazla mesai alacağı , hafta tatili alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış olup olup Mahkeme kabulü yerindedir. Bu bağlamda ; dosya kapsamına göre davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerekir. Haklı fesih durumunda davacı kıdem tazminatına hak kazanır. Bu sebeple kıdem tazminatının kabulü yerine Mahkemece reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 03.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi