22. Hukuk Dairesi 2017/11010 E. , 2018/6534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 10.10.2003 ile 03.04.2014 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde güvenlik, depo ve ambar görevlisi olarak çalıştığını, hizmet akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Bu çalışmaların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir.
Somut olayda davacı davalı işyerinde 2006 yılından sonra vardiya sistemine geçildiğini, haftanın 5 günü 12 saat çalışıldığını, fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiğini iddia etmiş, davalı ise davacının 12 saat çalışma 24 saat dinlenme esasına göre bir hafta 4 gün bir diğer hafta ise 5 gün olmak üzere günde iki vardiya halinde 08:00-20:00 ve 20:00-08:00 saatleri arasında çalıştığını savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti alacağı, işyerinde 16.08.2013-17.09.2013 arası yapılan teftişte düzenlenen 30.09.2013 tarihli müfettiş raporu esas alınarak, davacının bir hafta toplam 56 saat çalışarak haftalık 11 saat müteakip hafta ise toplam 67 saat çalışarak 22 saat fazla çalışma yaptığı , davacının 20.00-08:00 postasında çalıştığı günlerdeki günlük 7,5 saati aşan çalışmalarının da günlük azami çalışma süresini aşan mahiyette fazla çalışmalar olduğu ve bu günler için davacının ayrıca günlük 3,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek gece çalışmasından kaynaklanan fazla mesai ücreti hesaplanmış ise de esas alınan 12 saat çalışma 24 saat dinlenme sistemi bakımından fazla mesai süresi hesaplamasında hatalı değerlendirme yapılmıştır. Öncelikle, davacı iş müfettişi tarafından alınan ifadesinde ""....iki haftada bir kendisine yükleme vardiyası denk geldiğini, fazla mesai ücreti ayda 14-15 saatlik aldığını ...."" beyan etmiştir. Dolayısıyla davacının iş müfettişine verdiği beyanı kendisini bağlayıcı niteliktedir. Yapılması gereken , fazla mesai hesabının davalı beyanına göre de sabit olan 12 saat çalışma ve 24 saat dinlenme şeklindeki çalışma düzeni ve davacının iş müfettişine verdiği beyanı da dikkate alınarak, yasal ara dinlenme süreleri düşülmek suretiyle farklı bir bilirkişiden denetime elverişli olacak şekilde yeniden rapor alınmalı ve çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde hatalı hesap raporu uyarınca sonuca gidilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.