21. Hukuk Dairesi 2016/5390 E. , 2017/6819 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacıların müşterek murisinin dava dışı şirket adına tır taşımacılığı yaparken ..." da öldüğü kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bu sonuca yanlış değerlendirme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisinin emekli olup kaza tarihinde maaşından ... kesintisi yapıldığı, davacı tarafın sunduğu ... Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı başlıklı tarihsiz yazıda; 19.12.2011 tarihinde kimlik bilgileri yazılı davacılar murisi ..." ın fabrika bahçesinde park edilmiş TMB ... 2640 römörkten mal indirirken üstünde poliesetr dolu 287,50 kg ağır çuval düştüğü ve ağır yaralar meydana geldiğinin belirtildiği, murisin tedavi görüp akabinde 21.01.2012 tarihinde öldüğü, kazaya karışan aracın murise ait olduğu, muris ile dava dışı ... Depolama ve Gümrükleme ve Uluslararası Nak. A.Ş. firması arasında 13.10.2010 tarihinde noter aracılığı ile taşıt sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede yasaklama ve kısıtlaması bulunmamak şartıyla yurtiçinde/ uluslararasında yetki belgesi sahibinin unvanı altında taşıma yapmak için kullanılacaktır” şeklinde hükmün bulunduğu, sözleşme bedelinin 2000 TL olup tarafların karayolları taşıma yönetmeliğinde öngörülen sorumluluk ve yükümlülüklerden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiği, 25.10.2013 tarihli müfettiş raporunda dava dışı şirket temsilcisi ile davacı tanığının davacılar murisinin kendi aracı ile mal taşıdığı, taşıdığı mal karşılığı dava dışı işverene komisyon verdiği, uluslararası yük taşımacılığı yapabilmek için gerekli C-2 belgesini almak adına dava dışı şirket ile sözleşme imzaladıklarına dair beyanları doğrultusunda ölenin kendi ad ve hesabına çalıştığından bahisle iş kazası tespiti yapılmadığı anlaşılmaktadır.
İş kazasının tespiti, giderek bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Yasa"nın 11. maddesinden ( 5510 sayılı Yasa"nın 13.maddesinden ) kaynaklanmaktadır. Anılan maddeye göre, iş kazası, a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır.Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Yapılan işin yürütüldüğü iş yerinde, yapılan iş sırasında ve iş süresi içerisinde gerçekleşmesi gerekir.
506 sayılı Yasanın 2. maddesi; bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacağını, 4. maddesi; bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilerin işveren olduğunu düzenlemiştir. Anılan yasanın 11-A maddesinde ise iş kazasının tanımına ve koşullarına yer verilerek “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olayın iş kazası olduğu belirtilmiştir.
İş Yasası ve 5510 sayılı Yasada “hizmet akdinin” tanımı yapılmamış olup, Borçlar Kanunu"nda hizmet akdinin tanımı; “hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayrimuayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder.” şeklinde yapılmıştır. Bu tanıma göre hizmet akdinin unsurları, ücret, zaman ve bağımlılık koşuludur. Ancak 5510 s. kanun dikkate alındığında, “ücretin” sigortalı sayılmanın koşulu olmadığı, “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarının sigortalılık için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Bağımlılık, sigortalının, kendisine verilen işi işverenin emir ve talimatı altında yapmasıdır. Sigortalı, işe başladığı andan itibaren işverenin buyruğu altına girer ve bu nedenle işyerinde konulan tüm kurallara ve önlemlere uymak zorundadır. Hizmet akdi ile istisna, vekalet, hatta taşıma akitleri uygulamada bazen karıştırılabilmektedir. Bu gibi durumlarda, olayın tüm özellikleri göz önünde tutularak, tarafların gerçek amaçlarını araştırmak ve hangi yoldan ne gibi maksadın gerçekleştirilmek istendiğini saptamak gerekir.
Somut olayda, davacılar murisinin destek primine tabi olarak kendi adına çalışması, kaza olan aracın davacılar murisine ait olması ve müfettiş raporundaki tanık beyanları dikkate alındığında davacı ile dava dışı şirket arasında hizmet akdi bulunmadığı açık olduğu halde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Davacılar murisi ile dava dışı ... Depolama ve Gümrükleme ve Uluslararası Nak. A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin iş akdi niteliğinde olmadığı, buna göre davacılar murisinin 19.12.2011 tarihinde yaralanması ve akabinde 21/01/2012 tarihinde ölümü ile sonuçlanan olayın, davalı Kurum yönünden 5510 sayılı Yasa hükümlerine göre iş kazası olmadığı ortadadır.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.