21. Hukuk Dairesi 2016/5555 E. , 2017/6950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 18/08/1989 tarihinden itibaren sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı Kurum vekilinin temyizine gelince;
Dava, vergi kaydı, oda kaydı ve ... sicil kaydı gereğince davacının 18/08/1989 tarihinden itibaren ... Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 01/10/2008-04/11/2014 tarihleri arasında geçen 6 yıl 1 ay 4 günlük süresinin 5510 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 18/08/1989-24/11/2006 tarihleri arasında nakliyecilik faaliyetinden dolayı vergi mükellefiyetinin bulunduğu, 03/08/1999-04/11/2014 tarihleri arasında Şoförler odasında kayıtlı olduğu, 23/12/1996-04/11/2014 tarihleri arasında ise ... sicil kaydığının bulunduğu, Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında herhangi bir tescilinin veya prim ödemesinin olmadığı anlaşılmaktadır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için ... sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya ... sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için ... sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
1479 sayılı Yasa"ya 4956 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 18. maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02/08/2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen geçici 18. maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02/08/2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Yasa kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20/04/1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22/03/1985 tarihinden itibaren de ... sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler.
08.05.2008 tarihli 5754 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun"un Geçici 8. maddesinde, “ Bu Kanun"un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun"un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanun"un yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı; ancak, bu Kanun"un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanun"un yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanun"un yürürlük tarihi ile 04.10.2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanun"un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmak ve kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği” bildirilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 4. maddesinin 1. fıkasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde ise, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan gelir vergisinden muaf olup, ... ve sanatkâr siciline kayıtlı olanların sigortalı sayılacağı düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının vergi mükellefiyeti ile oda kaydı ve ... sicil kaydının olması nedeniyle 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerekir ise de davacının zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu dönemde ve 1479 sayılı Kanunun Geçici 18. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yönünde herhangi bir talebinin bulunmadığı anlaşıldığından yukarıda belirtilen yasal mevzuat kapsamında sigortalılığı kabul edilemeyeceğinden mahkemenin 30/09/2008 tarihine kadar olan dönem yönüden yaptığı tespit yerinde ise de 01/10/2008 tarihinden sonraki dönem yönünden oda kaydı ve ... sicil kaydına göre sigortalı olabileceğine yönelik kabulü hatalı olmuştur. 5510 sayılı Yasanın 4. maddesinin 1. fıkasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan düzenleme doğrultusunda değerlendirme yapıldığında ve davacının nakliyecilik faaliyetinden dolayı gelir vergisinden muaf olmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacının şoförler odası kaydı ile ... sicil kaydına göre sigortalı kabul edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 28/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.