21. Hukuk Dairesi 2016/12289 E. , 2017/7010 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsiline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava; 5510 sayılı Yasa"nın 56/2.fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı tespit edilen davacının, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ve kesilen aylıkların kesilme tarihinden itibaren faiziyle ödenmesi, davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; Davacı ... ’ın eşi ...’ten 20/05/2004 tarihinde boşandığı, 17/07/2010 tarihinde vefat eden annesinden dolayı yetim aylığı aldığı, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 28/03/2014 tarih ve 54 sayılı rapora göre davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği, bu rapora dayanılarak Kurumca 01/08/2010-22/03/2013 tarihleri arasında ödenen 21....75,00 TL aylık tutarı ve işlemiş faizi ile sağlık ödemesinin borç çıkarıldığı, Mahkemece birlikte yaşama olgusunun irdelendiği ancak ispat için toplanan delillerin yeterli olmadığı, anlaşılmıştır.
28/03/2014 tarih ve 54 sayılı denetmen raporunda; ...’ın bila tarihli ihbar dilekçesine istinaden ..."ın boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti için ... Mah. Vezir ... .... No:... D:1 ... / ... adresine 31/01/2014 tarihinde gidildiği , ...’ın ikamet adresinde bulunamadığı, bunun üzerine çevresel soruşturmalar yapıldığı, ..."la aynı ...akta ve 11 numaralı apartmanda ikamet eden ... ın beyanında; ...’ın tek başına yaşadığını, çalışmadığını, eşinden boşandığını, kendisinin çocukluk arkadaşı olduğunu, kendisinin de 11 numaralı apartmanda ikamet ettiğini ifade ettiği, ...’ın kurumda alınan beyanında; 2003 yılında eşi ...’ten boşandığını, eşi ile ayrıldıktan sonra ... Kale .... No:... adresinde evi bulunan annesinin yanına taşındığını, 200... yılında annesinin vefat etmesi nedeniyle tek başına kalamayarak kızı ... "un çocuğuna bakmak için ... Mah. ... Apartmanında bulunan evinde kalmaya başladığını, eski eşi ile çok nadir görüştüğünü, eski eşinin bulunduğu eve sadece evi toplamak ve oğlu ile ölen ablasının oğlunu görmek amacıyla gittiğini, eski eşinin ... Mah. Vezir ... .... No: ... adresinde oğlu ve ölen ablasının oğluyla birlikte
kaldığını, boşandığı tarihten sonra yasal yerleşim adresini değiştirmediğini, adresini değiştirmesi gerektiğini bilmediğini, gönderilen denetim davetiyesini evde temizlik yapmak için bulunduğu sırada tebellüğ ettiğini ifade ettiği, ...’in, Kurumda alınan ifadesinde; 2004 yılında eşi ..."dan boşandığını, boşandıktan sonra eşinin ... Kale .... No:... adresinde bulunan kayınvalidesinin evine taşındığını, kayınvalidesinin vefatının ardından ise kızı ... ’un evinde kalmaya başladığını, eski eşi ile zorunluluk hali dışında görüşmediklerini, kendisinin ... Mah. Vezir ... .... No: 5 adresinde oğlu ve ölen baldızının oğluyla birlikte kaldığını, eski eşinin ikamet ettiği adrese sadece evi toplamak ve oğlu ile yeğenini görmek için geldiğini, eski eşi eve gelince kendisinin dışarı çıktığını, kendisi ile birlikte yaşamadığını ifade ettiği, denetmence; davacının denetim davetiyesini evde temizlik yapmak için bulunduğu sırada tebellüğ edilmiş olmasının hayatın olağan akışıyla açıklanamayacağı, ..."ın boşandığı eşinin evinde farklı zamanlarda bulunma nedenine ilişkin vermiş olduğu ifadelerin son derece muğlak olduğu, Mernis sisteminden yapılan kontrolde de yıllardır eşi ile aynı adreste kaldığı, adres değişikliği işleminin hiç yapılmadığı, 2003 yılında boşandıkları halde 2007 yılında en son yapılan resmi nüfus sayımında da aynı adreste yaşadıkları belirlenerek Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemime kaydedildiğinin tespit edildiği, görülmüştür.
Davanın, yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, ...6. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Düzenleme ile ölen sigortalının kız çocuğu veya dul eşi yönünden, boşanılan eşle boşanma sonrasında fiilen birlikte olma durumunda, ölüm aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların geri alınması öngörülmektedir. Buna göre, daha önce sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5.../2. maddesinde: “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56"ncı maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu nedenle Anayasanın 20"nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun, 54...0 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, 2...8 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacının ve boşandığı eşinin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiğini saptanmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanan eşler 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta iseler adlarına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacının ve boşandığı eşinin kayıtlı olduğu adreslerde kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Somut olayda; denetmen raporu birlikte yaşama olgusunu ispatlamak için yeterli değildir. Ancak bu hususun aksi de Mahkemece tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulamamıştır. Denetmen raporundan, davacının oturduğu mahallede daha önce de benzer durumlar nedeniyle çokça araştırma yapıldığı için çevre sakinlerinin ifade vermekten imtina ettikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının eşinin, oğlu ve davacının yeğeniyle oturmasının pek rastlanır bir durum olmadığı, ve sık sık bu eve temizlik yapmak için gitmesinin de olağan bir durum olmadığı göz önüne alındığında, birlikte yaşamama olgusunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığı ortadadır. Bu durumda, denetmen raporunda bahsedilen ihbarcı ...’ın ve eşinin birlikte yaşadığı iddia edilen oğlu ve yeğeninin tanık olarak dinlenmesinden sonra birlikte yaşama olgusunun netleştirilebileceği değerlendirilmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28/0.../2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.