21. Hukuk Dairesi 2016/11171 E. , 2017/7073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığına esas yurtdışı borçlanması süresinin başlangıç tarihinden ileriye doğru değerlendirilmesi ile oluşacak yaşlılık aylığı farklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının yaşlılık aylığına esas yurt dışı borçlanması süresinin başlangıç tarihinden ileriye doğru (22.10.1986-14.10.2008 tarihleri arasında olacak şekilde) değerlendirilmesi ile oluşacak yaşlılık aylığı farklarının yasal faizi ile davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile "bilirkişi raporu kapsamı ile dosya kapsamına göre davacının Almanya da sigortalı olarak çalışmaya başladığı 22.10.1986 tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine; davacıya kurum tarafından emekli maaşı bağlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 22.10.1986 tarihi esas alınıp, buna göre davacının emekli aylığı almaya hak kazandığı tarihin tepsiti ile tespit edilen emeklilik aylığı almaya hak kazandığı tarihten sonraki emekli maaşlarının yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 08.10.2012 tarihinde yurt dışında ev hanımlığında geçen sürelerini borçlanma talebi ile davalı Kuruma müracaat ettiği, 22.10.1986 tarihinden itibaren Almanya"da ikamet ettiği, 8376 gün için düzenlenen tahakkuk cetveline göre kısmi ödeme yapan davacının borçlanmasının 22.10.1986-29.09.2012 tarihlerine mal edildiği, 02.10.2012-05.10.2012 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, 29.11.2012 tarihli talebi üzerine 01.12.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun"un 5.maddesine 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun"un 79.maddesi ile eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 1.fıkraya göre; "Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır."
Bunun yanı sıra belirtmek gerekir ki; Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi"nin 29/4 maddesine göre "Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir."
Somut olayda, davalı Kurum tarafından yurt dışı borçlanmasının yukarıda sözü edilen yasal mevzuata uygun olarak değerlendirilip yaşlılık aylığının tahsis edildiği, zira yurt dışı borçlanmasının, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru gidilmek sureti ile belirlenmesinin yasa gereği olduğu, bu durumun sigortalının iradesine bırakılamayacağı hususunun göz önünde bulundurulması gerekirken, davacının yurt dışı borçlanma süresinin yeniden belirlenmesine ve buna göre aylığının yeniden hesaplanmasına karar verilmiş olması yerinde değildir. Ayrıca davacının yurt dışında Alman rant sigortası kapsamında çalışmasının bulunmadığı, ev hanımı olarak geçen süreleri borçlandığı, dolayısıyla bu sürelerin sigorta başlangıcına esas teşkil edemeyeceği dikkate alınmadan hatalı değerlendirme ile " Almanya"da sigortalı olarak çalışmaya başladığı 22.10.1986 tarihinin Türkiye"de sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine" şeklinde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.