3. Hukuk Dairesi 2016/13103 E. , 2018/1486 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Selahattin yönünden davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; oto alım satım işi yaptığını, 16.08.2010 tarihinde kendini davalılardan ... olarak tanıtan şahsın, davaya konu otomobili satmak istediğini beyan ettiğini, tarafların anlaşarak harici satış sözleşmesi yaptığını, bu arada üçüncü şahıs ... bir süreden beri satışa konu araç muadili bir araç bulması için talepte bulunmuş olduğundan kendisine de haber verildiğini, kendisinin ... olduğunu söyleyen şahıs, ... ve davacının arkadaşı olan ..."nun noterliğe satış işlemini yapmak üzere gittiklerini, davalı ... olduğunu söyleyen şahsın dava dışı ... ve davacıya vekalet verdiğini, aynı gün ..."nun yine dava dışı ..."ye davalı noterden aracın satışını yaptığını, bundan sonra aracın çalıntı olduğu ortaya çıkınca soruşturma üzerine kolluk kuvvetlerince aracın ..."den alınarak gerçek sahibine teslim edildiğini, bu sebeple ..."nün ödediği bedel olan 11.500,00 TL"yi yine aynı noterden 31.08.2010 tarih ve 10805 yevmiye ile ibraname düzenleyerek kendisinden(davacıdan) iade aldığını ileri sürerek uğradığı zararın 31.08.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...; yapmış olduğu satışa dayanak olan vekalet ve vekalet ile yaptığı satış işleminde kendisine ya da işlemi yapan memura atfedilecek herhangi bir kusur mevcut olmadığını, başka birinin kusurlu eylemi sonucu illiyet bağının kesilmesi durumunda noterin sorumluluğundan söz edilmeyeceğini, noterin ibraz edilen belgelerin doğruluğunu denetleme yükümlülüğü olmasına rağmen sorumluluğun bu belgelerin doğru olup olmadığını kaynaklarından araştırmak düzeyinde olmadığını, noter satış işlemi sırasında satıcının ibraz ettiği nüfus cüzdanın ilk bakışta sahte olduğu anlaşılmadığından noterin gerekli özeni göstermediğinden söz edilmeyeceğini savunarak davanın reddi talep etmiştir.
Mahkemece; gerçek ... hakkında açılan dava atiye bırakıldığından ve davalı vekiline atiye bırakmayı muvafakat ettiğinden karar verilmesine yer olmadığına, Davacı vekilinin ... 10. Noteri ... hakkında açtığı davanın kabulü, 11.500 TL tazminat alacağının 31.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmişitir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ..."un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Somut olayda, kendisini davalılardan ... olarak tanıtan dava dışı şahsın düzenlediği sahte nüfus cüzdanı esas alınarak davaya konu vekaletname ve araç satış sözleşmesinin düzenlendiği, davalı noterin Noterlik Kanunu"nun 162.maddesine dayalı olarak meydana gelen zarardan kusursuz olarak sorumlu olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; davacının da oluşan zararda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
TBK’nun 52. maddesine göre; ‘’Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.’’
Müterafik kusur indirimi yapılabilmesi için davacının zarar gören sıfatıyla zarara razı olması, doğmasına, artmasına etkili olması yada davalının durumunu ağırlaştırması gerekmektedir.
Somut olayda; davacının da kabul ettiği üzere, kendisinin oto alım satım işi ile iştigal ettiği sabittir. Davacının iştigal ettiği mesleği dolayısıyla, daha dikkatli ve özenli olması, sahtecilik yapılabileceğini öngörebilmesi, satış işleminde kullanılan ehliyet üzerinde imzanın olmadığını fark edebilecek durumda olduğu, dolayısıyla müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü zorunludur.
O halde mahkemece; davacının müterafik kusurunun varlığı kabul edilerek, yukarıda anılan madde hükmü uyarınca, davalının sorumlu olduğu tazminat miktarından hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile davanın tümden kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenle temyiz eden davalı ..."un sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı ... yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.02.2018 gününde oybilirliğiyle karar verildi.