Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/655
Karar No: 2018/1536
Karar Tarihi: 22.02.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/655 Esas 2018/1536 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2018/655 E.  ,  2018/1536 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı; düğünde takılan takıları davalının borç ödemesi için alarak bozdurduğunu, bozdurulan takıların iade edilmediğini, yanında hiç ziynet eşyası olmadan baba evine gittiğini belirterek, 22’şer gr 10 adet bilezik, 1 adet set ve 90 adet çeyrek altının aynen iadesi veya bedelinin dava tarihinden itibaren işeleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı; davaya cevap vermemiş, tahkikat aşamasındaki beyanında iki bileziğin bozdurulduğunu, diğer takıların davacıda kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 10 adet 22 ayar 22 gramdan bilezik (17.886,00 TL), 1 adet altın set takımı (2.650,00 TL), 42 adet küçük / çeyrek altın (6.006,00 TL) ve 1 adet altın olmayan saat (70,00 TL)"ten oluşan altın / ziynet eşyalarının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine; aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedelleri toplamı olan 26.612,00 TL"nin dava tarihi olan 11/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından tenyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Dava; ziynet eşyalarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
    Temyize konu uyuşmazlık; düğünde takılan ziynetlerin davalıda kalıp kalmadığı, davacının, davasını, mevcut delillerle ispat edip edemediği noktasında toplanmaktadır.
    Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; TMK"nın 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.
    İspat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
    Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Kadına ait ziynetler, koca tarafından bozdurulup, değişik amaçlarla harcanmış olabilir. Bu durumda, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, davacının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığının, davalı yanca kanıtlanması halinde, davalı koca ziynet eşyalarının iadesinden kurtulur.
    Somut olayda; davacı, düğünde takılan ziynet eşyalarının davalı tarafından alındığını, evden ayrılırken de kendisine iade edilmediğini iddia etmiştir. Davacının iddiasını ispata yönelik dinlenen tanıklardan davacının kız kardeş 8-9 tane bilezik takıldığını, davacının annesi 9 tane bilezik olduğu, davacının babası ise 10 adet bilezik olduğu şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Davacı ise 02.10.2014 tarihli celsede Ilgın"da toplam 9 adet bilezik takıldığını, 5 tanesini annesinin ve babasının taktığını, davalı tarafın da 4 adet bilezik taktığını belirtmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda 18/04/2014 tarihli raporunda incelenen düğün görüntülerinden 6 adet 22"şer gram bilezik takıldığının, alınan 01.09.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda ise 10 det 22 ayar 22"şer gram bilezik olduğu belirtilmiştir.
    O halde mahkemece; taraf ve tanık beyanları ile bilirkişi raporları arasındaki davaya konu bilezikler yönünden çelişki gidirilerek, dosya kapsamında bilgi, belge ve beyanlar birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
    3- HMK 26.maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
    Açılan bir davada hakim istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.
    Somut olaya gelince; davacı tarafından, dava dilekçesinde dava konusu edilmemiş olmasına rağmen, hükümde 1 adet altın olmayan saate de hükmedilmiş, bu haliyle talep aşılarak hüküm kurulmuştur. Talep aşılarak karar verilemez.
    O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi