Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/372
Karar No: 2018/5013
Karar Tarihi: 03.07.2018

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/372 Esas 2018/5013 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2016/372 E.  ,  2018/5013 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacı vekili 27.03.2010 tarihli dilekçesi ile Davalı ... Başkanlığının belediye meclisinin 17.06.1999 tarih ve 4 numaralı kararına istinaden, 09.06.2000 tarih, 74 karar numaralı encümen kararı ile 367 ada 9 parselde 517,33 m2 arsa cinsli taşınmazı 413.864.000 TL bedel ile müvekkiline sattığını, satış kararına istinaden müvekkilinin makbuz karşılığı satış bedellerini davalı belediyeye KDV si ile birlikte 484.500.000 TL olarak ödendiğini, davalı belediyece müvekkiline dava konusu parselde ev yapılması halinde tapusunun verilebileceğini söylediğini, müvekkilinin 2001 yılında ev yaparak tapunun verilmesi için belediyeye müracaat ettiğini, belediye tarafından tapunun verileceğinin belirtilerek yıllarca oyalandığını, beyanla 367 ada 9 parsel numaralı taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın güncel değeri ile üzerindeki yapının değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
    Davalı ... vekili öncelikle açılan davanın esasına girmeden süre ve görev yönünden reddi değil ise davacının arsa için para isteyebilecek ise de yapı ruhsatı olmayan, hiç bir resmi izin belgesi olmayan, fen, inşaat ve sanat kurallarına aykırı bir şekilde yapmış olduğu kaçak yapı nedeni ile 3194 sayılı İmar Kanunun 32. Maddesi gereğince arsa üzerine yapılan kaçak yapıdan ötürü davacının tazminat talebinin reddi ile tüm taleplerinin reddini savunmuştur.
    Mahkemece, 06.12.2013 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, davaya konu 367 ada 9 parsel nolu 517,33m2"lik arsa cinsli taşınmazın tapuda ... adına kayıtlı olduğu ve ... ve İskan Bakanlığına tahsisli bulunduğu davacının belediye parseli olması zannı ile yapı ruhsatına herhangi bir müracaat yapmadan inşaata başladığı, yapının kullanılır durumda olduğu, bu süre içerisinde ... Belediyesinin izinsiz yapının durdurulması için herhangi bir yapı tatil zaptının bulunmadığından davalı idarenin, davacınında ruhsatsız yapı yaptığından dolayı kusurlu oldukları, bu itibarla davacının yapı bedelini talep edemeyeceği, ancak davacı tarafın yapmış olduğu masrafların güncel değerini talep edebileceği, ayrıca davaya konu taşınmaz ... adına kayıtlı olduğundan tapusunun iptalinin talep edilemeyeceği anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile 3.119,15 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
    1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
    2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı, Belediye meclisinin 17.06.1999 tarih ve 4 numaralı kararına istinaden, 09.06.2000 tarih, 74 karar numaralı encümen kararı ile 367 ada 9 parselde 517,33 m2 arsa cinsli taşınmazı satın ve teslim aldığını makbuz karşılığı satış bedellerini davalı belediyeye KDV si ile birlikte 484.500.000 TL olarak ödendiğini, 2001 yılında taşınmazın üzerine ev yaptığını ileri sürerek adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın güncel değeri ile üzerindeki yapının değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Gerek dayanılan encümen kararının alındığı tarihte yürürlükte olan 1580 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin müzakere edeceği ve karar vereceği işler” başlıklı 70/11 maddesi, gerekse davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5393 sayılı Belediye Kanununun 18/e maddesi gereğince belediyelere ait taşınmazların satışına belediye meclisi karar verebilir. Bu durumda davacıya yapılan satış işleminin yasal bir dayanağı bulunmakta olup, hukuken geçerli bir satış işlemi bulunması nedeniyle ve davalı ... sözleşme gereğince edimini yerine getirmediğinden 818 sayılı BK’nun 96. maddesi uyarınca davacının uğradığı müspet zarar ile sorumludur. Bu nedenle dava tarihine göre taşınmazın rayiç bedeli belirlenmeli, tahsiline karar verilmeli ve davacıya yapılan satışın usulüne uygun olması nedeniyle ve taşınmazın kendisine devredebileceği inancıyla davacı taşınmaz üzerinde ev yaptığından bu binanın iskan ruhsatının alınıp alınmayacağı araştırılarak neticesine göre bina bedeli ile ilgili tazminata da karar verilmesi gerekir. Belirlenecek toplam bedele göre harç ikmali yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi