Hukuk Genel Kurulu 2014/401 E. , 2015/2490 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 1.Asliye Hukuk Mahkemesince (kapatılan Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesi) davanın kabulüne dair verilen 07.10.2010 gün ve 2009/483 E.-2010/268 K. sayılı kararın incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmesi Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 22.09.2011 gün ve 2011/4918 E.-2011/14599K. sayılı bozma ilamı ile;
( ...Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazdan geçen Saraylar Caddesinin, karar tarihinden önce 17.12.2009 tarihinde UKOME kararı ile ana arter listesinden çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda sözü edilen caddenin bakım ve onarım sorumluluğu Kartal Belediye Başkanlığına geçeceğinden, adı geçen Belediye Başkanlığı davaya dahil edilerek,sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi
Doğru görülmemiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki olduğu 2587 Ada 131 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalı ... tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek, kamulaştırma bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili, hak düşürücü sürenin araştırılması gerektiğini, taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluğunda bulunup bulunmadığı saptanarak, el atma hangi idarece gerçekleştirildi ise, davanın ona yöneltilmesi gerektiğini, talep edilen miktarın da fazla olduğunu bildirip davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, belirlenen kamulaştırma bedelinin davalı Belediyeden tahsiline ve taşınmazın 47,97 m²’lik kısmının davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile MK’nun 999/2 maddesi gereğince yol ve kaldırım olarak terkinine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece başlık bölümüne aynen alınan gerekçelerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere; 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu"nun 2.maddesinde, Kamulaştırma Kanunu"nun uygulamasında idarenin, yararına kamulaştırma hak ve yetkisi tanınan kamu tüzel kişilerini, kamu kurum ve kuruluşlarını, gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerini ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 3.maddesine göre; “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak...” ödemek suretiyle kamulaştırma yapabileceklerdir. Yani özel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz bir mala, kamu hizmeti için ihtiyaç duyan ve kamulaştırma yapma yetkisine sahip olan idareler, kamu yararının bulunduğu durumlarda Anayasanın 46.maddesindeki koşullara uyarak ve parasını peşin vermek suretiyle kamulaştırabilirler.
Öte yandan, kamulaştırma yapmaya yetkili kişi ve kurumlar, Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin maliki olduğu taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve kalıcı olarak el koyup, taşınmaz üzerine bir tesis veya bina yapar yahut da o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmaz üzerinde dilediği gibi kullanma hakkını engellerse, o zaman kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olur. İşte kamulaştırma kararı almadan veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan taşınmaza el koymuş bulunan idare de, haksız işgalci konumundadır.
Somut olayda, çekişmeye konu taşınmazın cephesinin bulunduğu Saraylar Caddesinin dava tarihi itibariyle ana arter olmasına rağmen, yargılama sırasında 17.12.2009 tarihli UKOME kararı ile ana arter olmaktan çıkartıldığı sabittir.
Davacıların maliki bulunduğu taşınmaza kamulaştırma işlemi olmaksızın yol ve kaldırım yapılmak suretiyle el atıldığı ve çekişmeli taşınmazın cephesinin bulunduğu Saraylar Caddesinin dava tarihi itibariyle davalı Belediyenin sorumluluğu altındaki ana arter olduğu hususunda Yerel Mahkeme ve Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık yargılama sırasında 17.12.2009 tarihli kararla, çekişmeye konu taşınmazın bulunduğu yolun ana arter olmaktan çıkarılması üzerine, davalı belediyenin sorumluluğunun devam edip etmediği ve yolun bakım ve onarım sorumluluğunun geçtiği dava dışı İlçe Belediyesine davanın yöneltilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır.
İlke olarak her dava açıldığı tarihteki hal ve şartlara göre incelenip sonuçlandırılmalıdır. Dava açılırken gerçek hasmın tespit edilmesi ve davanın ona yöneltilmesi de temel bir usul kuralıdır. Öte yandan taşınmaza müdahalenin önlenmesi davaları, taşınmaza fiilen müdahale eden kişi ya da kuruma karşı açılır( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.06.1973 Tarih,1-908 Esas, 562 Karar sayılı ilamı). Dava tarihi itibariyle ana arter olan yolun bakım-onarım sorumluluğu bulunan davalı ..., Kamulaştırma Kanunu’na uygun hareket etmeden, taşınmazı kısmen işgal ettiğinden hukuka aykırı, kanunsuz bir harekette bulunmuştur.
Davacılara ait olan taşınmaza dava tarihi itibariyle kamulaştırmasız el atma eylemi, davalı ... tarafından gerçekleştirildiğine göre, yargılama sırasında söz konusu yolun ana arter olmaktan çıkartılmış olması el atma eylemini gerçekleştiren davalı ...’nin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksi halde yargılama sırasında el atılan taşınmazın cephesinin bulunduğu caddenin tekrar ana arter haline getirilmesi halinde husumet yine değişecek ve bu durum keyfilik ve istikrarsızlık yaratacaktır.
Bu bakımdan davalı Belediyeye husumet yöneltilebileceğine ilişkin, Yerel Mahkemenin belirlemesi yerindedir.
Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan gerekçelerle direnme kararı yerinde olup; davalı vekilinin işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosyanın 5.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 06.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.