14. Hukuk Dairesi 2018/515 E. , 2018/5219 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.11.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit ve mecra hakkı talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.11.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Cirit tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, paydaşı olduğu 142 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile davalılara ait taşınmazın komşu taşınmazlar olduğunu, taşınmazına cami önünden çıkan suyu geçirmek istediğini, ancak davalıların hem kendisinin hemde suyun geçmesini engellediklerini ileri sürerek 142 ada 12 parsel sayılı taşınmazın su ve geçme yoluna yapılan müdahalenin men’ine, taşınmazı lehine su ve geçit hakkı tesisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,142 ada 12 parsel sayılı taşınmaz lehine 142 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinden mecra hakkı tesisine, 142 ada 11 parsel sayılı taşınmaz lehine 142 ada 10 ve 142 ada 41 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Bu hüküm davalı 142 ada 8 parsel sayılı taşınmaz maliki ... tarafından mecra hakkı tesisi yönünden temyiz edilmiş, hüküm Dairemizce "...davacı taşınmazının su ihtiyacının varlığı ve bu ihtiyacın kendi imkanları ile karşılanma olanağının olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Ayrıca su yolunun bağlanacağı boruların hukuki durumu açıklanmamıştır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak su yolunun bağlanacağı boruların hangi idareye ait olduğu, davacının yararlanma hakkının bulunup bulunmadığı ilgili idareden sorularak, taraf yararları da gözetilerek belirlenecek su yolu seçeneklerinden en yararlı ve en az masraflı olanı dikkate alınıp değerlendirilerek sonucunu göre bir hüküm kurulmalıdır.Ayrıca, davalının taşınmazından mecra hakkı kurulmuş ise de su ihtiyacının nasıl karşılanacağı (örneğin beton veya doğal su arkı, toprak üstü veya altından boru döşemek) açıklanmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır." gerekçesi işle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş,yargılama aşamasında davacı 16/06/2016 tarihli duruşmadaki beyanında ise kendinin her ne kadar dava dilekçesinde geçit ve mecra hakkı talep ettiği taşınmazın 12 parsel sayılı taşınmaz olarak belirtmiş ise de doğru parselin 11 parsel olduğunu, geçit ve mecra hakkı talebinde bulunduğu taşınmazın 11 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, dava dilekçesini bu şekilde düzelttiğini beyan etmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra yapılan keşif ve toplanan deliller sonucu; davacıya ait 142 ada 11 parsel nolu taşınmaz lehine, 142 ada 8 ve 12 nolu parseller üzerinden mecra hakkı tesisine,ve davacıya ait 142 ada 11 parsel sayılı taşınmaz lehine 142 ada 10 ve 41 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, aleyhine mecra hakkı tesisine karar verilen 142 ada 8 parsel sayılı taşınmaz maliki ... temyiz etmiştir.
Bozma kararına uyulmasına rağmen gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında öncelikle davacı taşınmazının su ihtiyacının varlığı ve bu ihtiyacın kendi imkanı ile karşılanıp karşılanamayacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Davacı 16.6.2016 tarihli oturumda dava dilekçesinde her ne kadar paydaşı olduğu 142 ada 12 parsel lehine irtifak hakkı tesisi istemiş ise de aslında müstakilen maliki olduğu 142 ada 11 parseline irtifak hakkı tesisini istediğini beyan ederek istemini düzeltmiştir. Davacının 142 ada 12 parselde müşterek maliki olan, 142 ada 10 ve 41 parsel sayılı taşınmazların ise müstakilen malikleri olan dahili davalılar ... ve ..."nın verdikleri 26.01.2011 tarihli dilekçelerinde “.... Davacıya ait 142 ada 11 parsel sayılı taşınmaz lehine kendilerine ait 10 ve 41 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisine rızalarının olmadığını, su için istenilen geçitin kendilerine ait taşınmazdan kurulmasına muvafakatlerinin olduğunu,” beyan etmişlerdir. Bu durumda mahkemece davacının su ihtiyacının bu parsellerden geçen kanaldan karşılanıp karşılanamıyacağı, gerçekten davacının yukarıda belirtildiği şekilde mecra irtifak hakkı tesisine ihtiyacı olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, ondan sonra işin esasına yönelik bir hüküm kurulması yoluna gidilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın yukarıda yazılı nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.