Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/12698
Karar No: 2018/2054
Karar Tarihi: 05.03.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/12698 Esas 2018/2054 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/12698 E.  ,  2018/2054 K.

    "İçtihat Metni"

    Davacı ... ile davalı ... aralarındaki menfi tespit-istirdat davasına dair ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28/04/2015 günlü ve 2012/428 E. -2015/119 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 02/11/2016 günlü ve 2016/13956 E. - 2016/12399 K. sayılı ilama karşı taraf vekillerince kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
    Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; ... ili, ... ilçesi,... Mahallesi, ... ada 1 parselde bulunan binanın toplu yapı yönetim işlerinin davacı tarafından yerine getirildiğini, ... tarafından herhangi bir kanalizasyon yahut inşaat hizmetinin sunulmadığını, su abonelik tesisi için ..."ye başvurulduğunda toplam 794.801,36TL ödeme yapılmasının istediğini, 18.04.2012 tarihinde ..."ye 94.836,97TL ödeme yapıldığını, ayrıca 10 adet 70.000TL"lik bono düzenlendikten sonra abonelik sözleşmesinin imzalandığını, talep ve tahsil edilen kanal katılım bedeli ve şebeke hissesinin müvekkilinden istenemeyeceğini ileri sürerek 793.937,02TL kadar davalıya borçlarının bulunmadığının tespitini, 93.972,63 TL"nin davalıdan istirdadını, haksız alınan senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23.10.2014 tarihli duruşmada ise; ... 6. Vergi Mahkemesinin kararı üzerine ödemiş oldukları bedelin davalı idare tarafından, yaptıkları hesabın yanlış olduğu tespit edilmek suretiyle yeniden hesaplama sonucu taraflarına iade edildiğini, bu yönüyle istirdatlı taleplerinin konusuz kaldığını, menfi tespit taleplerinin devam ettiğini belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini, istirdat talebi yönünden ise dava konusuz kaldığından gereğinin takdir edilmesini talep etmiştir.
    Davalı; davacının su şebekesi ve kanal hizmetinden ilk kez yararlanmaya başladığını, bu nedenle tahsilin zorunlu olduğunu, alt yapı çalışması var olan binalardan kanal katılım ve şebeke hissesi tahsil edilip altyapı sonrasında yapılan binalardan bu bedel alınmaksızın hizmetten yararlanma dolayısıyla eşitsizliğe sebebiyet verdiğini, taşınmaz üzerindeki pissu ve yağmursuyu kanalizasyon hatlarının idarece tesis edildiğini, periyodik onarım, temizlik ve bakım işlerini de yüklenici firmalara yaptırıldığını, yönetim aboneliği ile bu yerde bulunan tüm işyerlerine su bağlanacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece; davacıdan önceki taşınmazın ilk maliki tarafından kanal katılım ve şebeke hissesinin ödendiği, ayrıca inşaat ruhsatı aşamasında tahsil edilmiş olan bedelin hesaplanan kanal katılım bedeli ve şebeke hisse bedelini karşıladığı, bu nedenle davacıdan
    yeniden kanal katılım bedeli ile şebeke hissesi için ödeme talep edilemeyeceği, davacıdan 793.937,02TL"nin haksız tahsil edildiğinin anlaşılmış olduğu gerekçesi ile menfi tespit davası yönünden davanın kabulüne, istirdat talebi yönünden ise dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    Hükmün davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 02.11.2016 tarih ve 2016/13956 esas, 2016/12399 karar sayılı kararı ile; "...davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile, davaya konu binaların 01.07.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılım Payı başlığı altında 87. ve 88. maddelerinin yürürlüğünden sonra inşa edilerek inşaat ruhsatının 22.08.2008 tarihinde alındığı, dolayısıyla davacı yönetimin bu binaların ilk su aboneliğini yaptıran olması nedeniyle, kanal katılım ve şebeke hisse bedelinin ödenmesinden sorumlu olması gerektiği, ne var ki davacı yönetim tarafından, su abonelik işlemi sırasında ödemek durumunda kaldıkları bedelin düzeltilerek iadesi talebi ile ilgili açmış olduğu idari dava neticesinde ödedikleri bedelin taraflarına iade edildiğini, bu yönüyle istirdat taleplerinin konusuz kaldığı, ancak mahkemece davacı tarafın menfi tespit talebinin de konusuz kaldığı yönündeki iddiasının değerlendirilip tartışılmadan hüküm kurulduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
    Karara karşı taraf vekilleri tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
    Dava konusu uyuşmazlık, davacının ferdi su aboneliğinin tesisi için, davalı idareye kanal katılım ve şebeke hisse bedeli ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
    Dosyanın karar düzeltmesi istemi üzerine yapılan incelemesi sırasında, Hukuk Genel Kurulu"nun aynı konuda direnme yolu ile önüne gelen bir uyuşmazlığa ilişkin olarak vermiş olduğu, 06.12.2017 tarih ve 2017/3-2120 E.- 2017/1544 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ... 2. Vergi Mahkemesinin 02.05.2012 gün ve 2011/543 E., 2012/963 K. sayılı kararı ile, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Tarifeler Yönetmeliğinin 39. maddesi, Belediye Gelirleri Kanunu ile getirilen su tesisleri harcamalarına katılma payı ile ilgili olarak Yönetmelik yayınlayarak tarife belirleme yetkisinin ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü"ne değil İç İşleri Bakanlığı"na ait olduğu ve bu konuda ... Tarifeler Yönetmeliği ile düzenleme yapılamayacağı gerekçesi ile iptal edilmiş ve bu karar 23.11.2017 tarihi itibari ile kesinleşmiştir.
    Bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, söz konusu kararın dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu idare hukukunun ilkelerindendir. Dolayısıyla iptal kararları, iptali istenilen idari tasarrufu ve ona bağlı işlemleri tesis edildikleri tarihten itibaren ortadan kaldırarak bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar. Diğer bir deyimle iptal edilmiş olan işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hâle getirir.
    Her ikisi de objektif hukuk düzenine aykırılık oluşturan hukuksal işlemleri iptal ederek onu koruyan bir işlev yerine getirmesine karşın, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararları Anayasa’nın 153’üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince geriye yürümediği halde, idari yargı yerlerince verilen iptal kararları geriye yahut geçmişe yürümektedir. İdari yargı yerlerince verilen iptal kararlarına tanınan bu etki ve sonuç tamamen içtihadîdir (..., G.: İptal Kararlarının Etki ve Sonuçlarının Zaman Yönünden Yargıç Tarafından Sınırlandırılması, ... Hukuk Fakültesi Dergisi, ..., 2013,S.2, s.30-38).
    Buna göre, tüm doysa kapsamı ve Hukuk Genel Kurulu"nun yukarıda açılanan kararında belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip olmadığı açık olan idarenin uygulamaya koyduğu ... Tarifeler Yönetmeliğinin 39’uncu maddesinin, kesinleşen iptal kararının kararı ile birlikte geçmişe etkili olarak ortadan kalkmış olması nedeniyle eldeki uyuşmazlıkta uygulanması mümkün olmadığı, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ile belediyelere tanınan su ve kanalizasyon hizmetler giderlerinin ancak iptal edilen bu düzenleme dışında kalan yasal düzenlemeler çerçevesinde kullanılabileceği ve bu doğrultuda, katılım paylarının hizmetten istifade eden taşınmazların şebeke veya kanalın tamamlanarak hizmete sunulduğu yahut mevcut şebeke tesislerinin tevsii ve ıslahı tarihinde maliki olan kişilerden Belediye Gelirleri Kanununun belirlediği usul ve sınırlar dâhilinde tahsil edilebileceği anlaşılmakla mahkemenin davalı kurumun davacıdan kanal katılım ve şebeke hisse bedeli tahsil edemeyeceği yönündeki kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
    Bu nedenle, davalının karar düzeltme isteminin reddine, davacının karar düzeltme isteminin ise kabulü ile, Dairemizce verilen 02.11.2016 tarih ve 2016/13956 esas, 2016/12399 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verilmiş, tarafların temyiz itirazları yönünden dosyanın incelemesine geçilmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme isteminin reddine, davacının karar düzeltme isteminin ise kabulü ile, Dairemizce verilen 02.11.2016 tarih ve 2016/13956 esas, 2016/12399 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, 300.00 TL para cezası ile 9.40 TL bakiye karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, 29.50 TL fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi