21. Hukuk Dairesi 2016/18426 E. , 2017/7576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan ... ve ...Ltd. Şti vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ..."nin kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı Kanun"un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu"nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun"un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun"un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu"ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun"un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin ... hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun"dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu"nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Öte yandan asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşme ile iş kazası veya meslek hastalığına bağlı maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun alt işverene ait olduğunun kararlaştırılması; bu sözleşmenin tarafı olmayan işçi veya mirasçıları da bağlamaz.
Somut olayda, davalı ..."nin yaptırdığı ... Ovası cazibe ve pompaj sulama tesisinin işletme, faydalanma ve bakımının 1999 tarihli sözleşme ile davalı ..."ne verildiği, sözleşmede yeralan faydalanan sulama birliğinin ..."nin belirleyeceği talimatlara göre bakım ve onarımları yapmak zorunda olduğu, tesislerin her yıl ...ve sulama birliğinin temsilcilerinden oluşan bir kurul tarafından muayene edileceği, tespit edilen eksikliklerin sulama birliği tarafından tam ve zamanında giderileceği,..."nin gerek gördüğü aralıklarla yapacağı kontrollerde pompaj tesislerinin işletme ve bakımının talimatlara uygun yapılmadığını tespit etmesi durumunda sulama birliğinin verilen talimatı süresinde yerine getirmek zorunda olduğu yönündeki hükümlere göre DSİ"nin olağan denetim sınırlarını aşan olağanüstü yetkileri bulunduğu, sulama birliği ile ... arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanan asıl/alt işveren ilişkisi olduğu açıktır. Bu nedenlerle ..."nin hüküm altına alınan manevi tazminatlardan diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken... açısından davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre de, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri açısından davacılar aleyhine maddi tazminat açısından tek, manevi tazminat açısından tek, yine kısmen kabul edilen manevi tazminat talepleri açısından davacılar lehine tek vekalet ücretine karar vermek gerekirken, her bir davacı açısından ayrı ayrı red ve kalbul vekalet ücretlerine hükmedilmesi ayrıca hatalıdır.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 10/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.