Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/7948
Karar No: 2016/4119
Karar Tarihi: 29.03.2016

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/7948 Esas 2016/4119 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2015/7948 E.  ,  2016/4119 K.
"İçtihat Metni"



MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı .. vekili Avukat .. tarafından, davalı ... aleyhine 27/03/2012 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 17/12/2014 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı ve adli yardım talepli olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29/03/2016 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat .. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davalı adli yardım istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz incelemesi yapılan tarih itibari ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı ... 336/3 maddesi uyarınca “ ...” hükmü gözetilerek davalının adli yardım talebinin kabulüne karar verildi. Temyiz incelemesine geçildi.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacı ile dava dışı .. arasında 2008 tarihinde bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki protokol gereğince sözleşme konusu istasyonda davacı lehine 15 yıl süreli intifa hakkı ve .. TL bedelli üst sınır ipoteği tesis edildiğini, istasyonun davacının marka ve logosu altında işletilmesi ve istasyon üzerinde davacı lehine intifa hakkı tesisi karşılığında davalıya ... ödendiğini, ipoteğin davalı tarafından vekalete dayalı olarak yapıldığını, ödemenin intifa hakkı ve ipotek nedeniyle yapıldığını, daha sonra bedellerin ödenmediğini, ipoteğin paraya çevrilmesi için takip yapmak istenirken taşınmaz malikine vesayeten dava dışı .. tarafından .. sayılı dosyasında ipotek ve intifa hakkının terkini için dava açıldığını, ipoteğin ve intifa hakkının terkin edildiğini, davalının ipotek ve intifa işlemi yaparken vasi olduğunu gizlediğini, bunu bilerek sakladığını, ipoteğin terkini nedeniyle alacağın tahsilinin tamamen imkansız hale geldiğini, yapılan takiplerin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle meydana gelen zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının alacağını dava dışı şirketten tahsil etmesi gerektiğini, vekaletnamenin geçerli olduğunu, vekaletnamenin kullanılmasında müvekkilinin hiçbir menfaati bulunmadığını, taşınmazın değerinin çok fazla gösterildiğini, verilen ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, toplam borç miktarının ipotek limitini aşamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının vekaleten hareket ettiği kişinin kısıtlanması gerektiğini bilerek kendisini vasi tayin ettirdiğine göre kısıtlı lehine veya aleyhine işlem yaparken vasinin yapacağı veya yapamayacağı işlemleri bilmesi gerektiği, vesayeten hareket etme imkanı varken kurumları yanıltarak vekaleten hareket etmesinin davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiği, davacının kendisi lehine verilmiş olan intifa ve ipotek hakkına dayalı olarak dava dışı şirkete mal verdiği, ödemeler yaptığı, davalının hile ile davacının iradesini fesata uğratarak zarara uğramasına sebebiyet verdiği, ipoteğin geçerli olması halinde üst sınır ipoteğindeki miktara itibar edileceği fakat ipotek kaldırıldığı için zararın tamamından davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; dava dışı .. ile davacı arasında bayilik sözleşmesine dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişki nedeniyle .. 01/07/2008 tarih 5238 yevmiye nolu resmi senedi ile taşınmaz sahibi adına vekaleten ... tarafından .. davacı şirkete ait olan kredi, ariyet , bayilik sözleşmelerinden doğan cezai şartlar da dahil olmak üzere ileride muaccel olacak her türlü borcuna karşılık ... TL bedelle birinci derecede üst sınır ipoteği, yine ... TL bedelle 15 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildiği, daha sonra ... sayılı kararı ile, ipotek borçlusunun kısıtlandığı, kendisine davalının vasi tayin edildiği ancak tapu kaydına vesayet şerhi verilmediğinden işlemin vekaleten yapıldığı, bu anlamda kısıtlının fiil ehliyetinden yoksun olduğu verilen vekaletnamenin geçersiz olduğu, tapuda bu vekaletname ile hak kazanan kişinin kazanımının korunmayacağı, vesayet kararının ilan edilmesi zorunluluğu dikkate alındığında ipoteğin ve intifa hakkının geçersiz olduğundan bahisle davacı lehine konulan ipotek ve intifa haklarının kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
.. 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde (üst sınır ipoteği) borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlanabilir. .. 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. .. sayılı ilamında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir.
Bu kapsamda; davalı tarafından vekaleten davacı yararına verilen ipotek üst sınır ipoteğidir, dolayısıyla ipoteğin geçerli olarak kurulması durumunda borçludan alacağını tahsil edemeyen sözleşme alacaklısının ipotek veren üçüncü kişiye başvurabilmesi faizler ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere ancak gösterilen ipotek miktarı ile sınırlı olacaktır. Somut olayda, ipotek geçerli olsaydı davacı alacağının tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapmak zorunda kalacak fakat bu takipte ipotekle getirilen limitten daha fazlasını elde etmesi mümkün olamayacaktı. O nedenle böyle bir olasılıkta geri kalan tahsil edilmemiş alacak miktarı için ipotek veren üçüncü şahsın sorumluluğu bulunmamaktadır. Şu halde davalı yetkisiz temsilci olarak ipotek veren sıfatıyla sorumlu olduğuna göre sorumluluğu ipotek limiti ile sınırlı olup ayrıca ipotek edilen taşınmazın gerçek değerinden fazla miktarla da sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yönler nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile davalının tüm zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenle reddine ve davalı yararına takdir olunan ... TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.













Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi