
Esas No: 2018/2219
Karar No: 2018/5254
Karar Tarihi: 10.12.2018
Yağma suçu - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2018/2219 Esas 2018/5254 Karar Sayılı İlamı
1. Ceza Dairesi 2018/2219 E. , 2018/5254 K.
"İçtihat Metni"
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Yağma suçundan hükümlü ..."nun, 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/11/2006 tarihli ve 2006/461 esas ve 684 sayılı ilâmının infazı sırasında, hükümlünün Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/09/2009 tarihli ve 2009/929 değişik iş sayılı Kararı ile 17/09/2009 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, deneme süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılması sebebiyle, şartla tahliye kararının kaldırılarak ikinci suçun işlendiği 20/01/2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin aynen çektirilmesine dair Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/03/2016 tarihli ve 2016/301 değişik iş sayılı Kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2016 tarihli ve 2016/581 değişik iş sayılı Kararı ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/04/2016 tarihli ve 2016/582 değişik iş sayılı Kararı ile, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/6. maddesinde yer alan, "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki, anılan Kanunun 107/12. maddesinde yer alan "Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır." şeklindeki ve yine aynı Kanunun 107/13. maddesinde yer alan, "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen, b) (Değişik bend:25/05/2005-5351 S.K./8.mad) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla takdir edilecek bir sürenin, Ceza İnfaz Kurumunda çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez." şeklindeki ve 107/14. maddesinde yer alan, "Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." şeklindeki hükümlere göre hükümlünün belirlenen denetim süresi içerisinde tekrar suç işlediği takdirde koşullu salıverilmenin geri alınacağı, 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinin 2. fıkrası dikkate alındığında hükümlü ... hakkındaki denetim süresinin 2 yıl 9 ay 14 gün olduğu, hükümlü hakkındaki kesinleşmiş 14 yıl hapis cezasına mahkûmiyet sebebiyle 17/09/2009 tarihinden geçerli olmak üzere 14/09/2009 tarihinde koşullu salıverilme kararı verildiği, bu tarihten ikinci suçun işlediği tarih olan 20/01/2015 tarihine kadar geçen süreden denetim süresinin daha az olduğundan hükümlü hakkında şartlı tahliyenin geri alınması şartlarının oluşmadığından bahisle şartla tahliyenin geri alınmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5275 sayılı Kanunun 107/6. maddesindeki düzenleme ile toplam ceza miktarını aşabilecek şekilde mahrumiyetlerin önüne geçmenin amaçlandığı, ancak bihakkın tahliye tarihine kadar infaz sürecinin devam ettiği, bu itibarla bihakkın tahliye tarihinden önce ikinci suçun işlenmesi hasebiyle hükümlünün ikinci suçu işlediği tarih olan 20/01/2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 09/02/2018 tarihi arasındaki sürenin aynen çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17/04/2018 gün ve 94660652-105-26-8973-2017-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
1. ) Hükümlü ... hakkındaki dosya kapsamından;
a-Hükümlünün Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2004 tarihli, 2004/110 esas, 2004/245 sayılı Kararı ile 10.02.2004 tarihinde işlemiş olduğu yağma suçundan 765 sayılı TCK"nin 64, 495/1, 80. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldığı,
B-Hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.01.2005 tarihli, 2004/8783 esas, 2005/334 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK"nin yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması sonunda Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2006 tarihli, 2006/461 esas ve 2006/684 sayılı Kararla 765 sayılı TCK"nin hükümleri uygulanmak suretiyle kurulan hükmün 5237 sayılı TCK"nin hükümleri uygulanmak suretiyle kurulacak hükme göre lehe olduğu kabul edilerek uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve verilen bu kararın temyiz edilmeksizin 07.12.2006 tarihinde kesinleştiği,
c-Yağma suçundan 11.02.2004 tarihinde tutuklanan hükümlünün hakkındaki yargılamanın tutuklu olarak sürdürüldüğü ve hükmün kesinleşmesinden sonra Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezalarının İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve ek 2. madde hükümleri dikkate alınarak 1/2 oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak
suretiyle düzenlenen 29.06.2009 tarihli ve 2006/1-172 sayılı müddetnamede bihakkın tahliye tarihinin 09.02.2018, koşullu salıverilme tarihinin ise 17.09.2009 olarak tespit edildiği,
d-Hükümlü hakkında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2009 tarihli ve 2009/929 değişik iş sayılı Kararı ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve ek 2. madde hükümlerine göre 17.09.2009 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine karar verilip, bihakkın tahliye tarihinin 09.02.2018 olarak belirtildiği,
e-Hükümlünün koşullu salıverildiği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasında (deneme süresi içerisinde) 20.01.2015 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan dolayı Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 tarihli, 2015/249 esas ve 2015/689 sayılı Kararıyla 6 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı, hakkında verilen bu mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin 02.12.2015 tarihinde kesinleştiği,
f-Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2016/301 değişik iş sayılı Kararı ile deneme süresi içerisinde 20.01.2015 tarihinde hapis cezasını gerektiren kasten yaralama suçunu işlemesi nedeniyle hakkında verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına, ikinci suçu işlediği 20.01.2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 09.02.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği,
g-Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına ilişkin olarak verilen bu karara karşı hükümlü müdafiinin yaptığı itirazın Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince 11.04.2016 tarihli ve 2016/301 değişik iş sayılı Kararla reddine karar verildiği, hükümlü müdafiinin bu karara itiraz ettiği, itiraz merci olarak inceleme yapan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2016/581 değişik iş sayılı Kararla hükümlünün cezasının infazı sırasında Ceza İnfaz Kurumunda 5 yıl 7 ay 13 gün kaldığını, bu süre dikkate alınarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/6. maddesine göre belirlenen deneme süresinin 2 yıl 9 ay 14 gün olup, denetim süresinin 01.07.2012 tarihinde tamamlandığını, ikinci suçun denetim süresinden daha sonraki bir tarihte işlendiğinden koşullu salıverilmenin geri alınmasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle hükümlü müdafiinin itirazının kabulüyle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2016 tarihli ve 2016/301 ek değişik iş sayılı Kararı ile bu karara esas olan aynı mahkemenin 02.03.2016 tarihli ve 2016/301 değişik iş sayılı Kararının kaldırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
2. ) HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:
Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre, “koşullu salıverilme bir infaz kurumudur ve hükümlünün cezaevinden bırakılarak özgürlüğü bağlayıcı cezasının dışarıda çektirilmesi sürecini başlatır.Koşullu salıverilme kararı cezanın tamamen çektirildiği anlamına gelmez. Koşullu salıverilen hükümlü hakkında infaz işleminin özgürlüğü bağlayıcı cezanın tamamının yerine getirilmesi tarihine kadar kesintisiz sürdüğünün kabulünde zorunluluk vardır.Hukukumuzda, 647 ve 5275 sayılı genel infaz Kanunları yanında belirli suç
tarihleri esas alınarak çıkarılan 3713; 4771; 4616 sayılı Kanunlar yanında 5218 sayılı Kanunda da koşullu salıverilme hükümlerine yer verilmiştir. 5237 sayılı TCK"nin 7. madde (3) fıkrasındaki (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır hükmü karşısında, suç tarihi göz önünde bulundurularak koşullu salıverilmeye ilişkin uygulanacak kanun hükümlünün özgürlüğünü en az kısıtlayacak şekilde belirlenmeli, buna göre de cezaların ne şekilde toplanacağı saptanmalıdır.
Suç tarihi itibariyle koşullu salıverilme ile ilgili mevzuata bakıldığında;
Mülga 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19. maddesinde koşullu salıverilme düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre; (Değişik fıkra: /11/03/1986 - 3267/1 md.) ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 20 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin ½"ni; çekmiş olup da tüzüğe göre iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde, talepleri olmasa dahi şahsi şartla salıverilirler.
(Değişik: 06/06/1990 - 3653/2 md.) Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3"ünü çekmiş olmaları şarttır. Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, iki defa firara teşebbüs suçundan veya iki defa cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 32 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 3/4"ünü çekmiş olmaları şarttır.
Yukarıdaki nisbetlerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı günler de hesaba katılır.
Hükümlülerin .... Anılan müesseselerde kaldıkları her ay için 6 gün, 19. maddenin 1, 2 ve 3. fıkralarına göre tespit edilecek şartla salıverilme tarihlerinden indirilmek suretiyle şartla salıverilme işlemi yapılır.
Kapalı infaz kurumlarında bulunanlardan yarı açık veya açık infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp da olanak sağlanmaması sebebiyle naklolunamayanlar ile aynı nitelikleri haiz oldukları halde yaş ve bedeni kabiliyetleri itibarıyla çalışma şartlarına intibak edemiyecekleri tespit edilenlerin, iktisap ettikleri hak tarihinden sonra kapalı
kurumlarda geçirecekleri süreleri de yarı açık veya açık müesseselerde geçmiş sayılır.
Şartla salıverilmenin geri alınmasına karar verilmesi halinde, bu kararla birlikte 1, 2 ve 3. fıkralar gereğince yapılan indirim de geri alınmış olur.
Yarı açık veya açık müesseselerden ve 2. fıkrada belirtilen nitelikleri haiz olduğu halde kapalı müesseselerden firar edenlerle, en az iki defa kapalı cezaevlerine iade edilenler veya yarı açık veya açık cezaevlerinden kapalı kurumlara iadeyi gerektiren hareketleri sebebiyle 2. fıkraya göre kazandıkları hakları en az iki defa kaybedenler; evvelce yarı açık veya açık müesseselerde veya bu kurumlara ayrılmaya hak kazandıkları tarihten sonra kapalı cezaevlerinde geçirdikleri süreler dahil hiçbir surette indirimden yararlanamazlar.
(Ek fıkra: 11/03/1986 - 3267/3 md.) Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanlar hakkında da, müşahadeye tabi tutulma ve açık ve yarı açık müesseselere ayrılma şartları aranmaksızın bu madde hükümleri uygulanır.
765 sayılı TCK"nin 17. maddesine göre; (Değişik fıkra: 07/12/1988 - 3506/1 md.) şartla salıverilmiş olan hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmez ise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği tarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili olarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz.
(Ek fıkra: 06/06/1991 - 3756/3 md.) Birinci fıkra hükmüne göre aynen çektirilecek süre; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler için kırk yıl, müebbet ağır hapis cezasına mahkum olanlar için otuzaltı yıl üzerinden hesap edilir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesinde koşullu salıverilme düzenlenmiş olup, mevcut düzenlemeye göre;
1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi halli olarak geçirmesi gerekir.
2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onsekiz yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.
6) Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli
hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.
12)Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.
13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması halinde hükümlünün;
Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezasının aynen,
b) (Değişik: 25/5/2005-5351/ 8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla takdir edilecek bir sürenin,
Ceza İnfaz Kurumunda çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
14)Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
15) Koşullu salıverilme kararının geri alınmasına;
a) Hükümlü geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilirse, hükmü veren ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi tarafından,
b) Hükümlünün bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde koşullu salıverilme kararına esas teşkil eden hükmü veren ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi veya koşullu salıverilme kararını vermiş olan mahkeme tarafından,
Dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır, şeklindeki düzenlemelere göre hükümlünün durumu değerlendirildiğinde;
10.02.2004 tarihinde işlemiş olduğu yağma suçundan 14 yıl hapis cezasına mahkum olan ..."nun, bu cezasının infazı sırasında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve ek 2. madde hükümleri uyarınca 17.09.2009 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine karar verildiği, hükümlünün koşullu salıverildikten sonra bihakkın tahliye tarihi olan 09.02.2018 tarihinden önce deneme süresi içerisinde 20.01.2015 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan dolayı hapis cezasına mahkum olduğu ve mahkumiyet kararının kesinleşmesi sonrasında yapılan ihbar üzerine yetkili ve görevli mahkeme tarafından hakkında verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasına, ikinci suçu işlediği 20.01.2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 09.02.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği;
Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı koşullu salıverilme hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğundan, somut olayda 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre değil 765 sayılı TCK"nin 17. maddesi hükümlerine göre koşullu salıverilme kararının geri alınmasına karar verilmesi gerektiği, koşullu salıverilme ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/6. maddesinde "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre koşullu salıverilme süresinin belirlenmesi ve koşullu salıverilme kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olacağının tereddüte yer vermeyecek kadar açık olduğundan, hükümlü hakkında verilen koşullu salıverilmenin geri alınmasına ve ikinci suçun işlendiği 20.01.2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 09.02.2018 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.04.2016 tarihli ve 2016/301 değişik iş sayılı Kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2016/581 değişik iş sayılı Kararında isabet görülmediğinden kararın bu nedenle Kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.) SONUÇ VE KARAR:
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2016/581 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/12/2018 gününde oy birliğiyla karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.