16. Hukuk Dairesi 2015/11822 E. , 2018/361 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 187, 215, 216, 217, 294, 295, 298, 299, 300, 311, 319, 320, 326, 327, 337, 338, 339, 343, 344, 348, 349, 350, 355, 356, 357, 361, 362, 375, 404, 409, 112 ada 2, 3, 4, 154 ada 48, 49, 50 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalı ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmış, ... ve ... aynı nedene dayanarak tüm taşınmazlara yönelik olarak, ... ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 105 ada 357 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahil davacı ..."in davasının kabulüne, çekişmeli 105 ada 357 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 127,18 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ... adına, kalan bölümün tespit maliki adına tapuya tesciline, davacı ve müdahil davacıların davasının reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların davalılar murisi ..."ten geldiği ve davalı yanın müstakil zilyetliğinin bir insan ömrünü aşan sürede olduğu, taşınmazların ... oğlu ..."ten öncesine ilişkin yerelbilirkişi ve tanıkların tahmini beyanlarda bulundukları, ..."tan kaldığını bildiren tanık beyanları olsa da ... mirasçılarının bu kullanıma itiraz etmediği ve ..."ın sağlığında da ..."in kullandığının anlaşıldığı, bu nedenle taşınmazların hala ... terekesine ait kabul edilemeyecekleri gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı yan çekişmeli taşınmazların ortak murislerden kaldığı iddiası ile dava açmış, aşamalarda beyanlarını somutlaştırarak taşınmazların aslında murisleri ..."nin ilk eşi ...ile ikinci eşi ..."ın babaları ..."dan geldiğini, ancak bu hususu ispatlayamamaları sebebiyle ..."nin (ilk eşinin kardeşi olan) ikinci eşi ..."tan gelecek miras payı üzerinde miras hakları olduğunu ileri sürmüştür. Davalı yan ise cevap dilekçesinde çekişmeli taşınmazların davacı yanla ilgisi olmadığını, murisleri ... oğlu ..."in ölümü ile çocukları ... ve ölü ... çocuklarına kaldığını, tespit maliki ..."in kardeşlerinin ve halalarının payını satın aldığını bildirmiş ise de; keşifteki beyanlarında taşınmazların babaları ..."ten kaldığını, ona da babası ..."tan kaldığını beyan etmişlerdir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri taşınmazların ..."ten öncesini bilmediklerini söylemiş iseler de, davacı tanıkları ... ve ... ile davalı tanığı ... da çekişmeli taşınmazların öncesinin ..."in babası ... olduğunu doğrulamışlardır. O halde; çekişmeli taşınmazların ..."tan geldiği her iki tarafın kabulünde olduğuna ve taşınmazların ... tarafından sağlığında yapılan bağış, satış v.s yollarla veya ölümünden sonra ... mirasçıları arasında yapılan taksimle davalılar murisi ..."e geçtiği davalılarca iddia ve ispat edilemediğine ve mahkemenin taşınmazları ..."ın sağlığında da ..."in kullandığına yönelik kabulünü doğrulayan bir bilgi veya belge bulunmadığına göre; terekeye ait mallarda mirasçılar arasında zamanaşımı yoluyla iktisap mümkün olamayacağından davalı yanın dava konusu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin tereke adına olduğunun ve taşınmazlarda davacıların da miras payı bulunduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, mahkemece, muris ..."ın veraset ilamı alınarak, davacıların ... terekesindeki miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 30.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.