5. Ceza Dairesi 2012/13736 E. , 2014/1748 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 5 - 2012/90580
MAHKEMESİ : Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/11/2011
NUMARASI : 2009/305 Esas, 2011/538 Karar
SUÇ : Zimmet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Türkiye Kızılay Derneği müfettişlerince hazırlanan teftiş raporu içeriğine göre sanık Özdal hakkındaki iddiaların genel merkez tarafından gönderilen yardım malzemesini teslim alması ve şubeye ait demirbaş buzdolabının yardım amacıyla kayıtlara geçirilmeden ihtiyaç sahibi bir kişiye verilmesinden ibaret olduğu, sanığın da savunmasında şube işleriyle kendisinin ilgilenmediğini, sadece bir defa genel merkezden gelen yardım malzemesini teslim aldığını, buzdolabı için ise kendisi memleketinde iken Hamit ve Hasan tarafından telefonla arandığını, şubede bulunan bir adet buzdolabının hibe edileceği ve ihtiyaç sahibi birisini tanıyıp tanımadığının sorulduğunu; kendisinin de ihtiyaç sahibi bir kimseyi telefonla şubeye yönlendirdiğini ifade ettiği, sanık Hamit"in ise görev süresinin kısalığı, şubede sanık Hasan tarafından getirilen faturaları onun arkasındaki imzalarına güvenerek sadece defterlere işlediği yönüdeki savunması; şubede işlerin sanık Hasan tarafından yürütüldüğüne dair tanık beyanları, savunmaların aksine dosyada başkaca da kanıt bulunmaması nedeniyle kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıklar Ö.. B.. ve H.. S.."ın atılı suçtan beraetleri yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetlerine kararı verilmesi,
Sanık H.. S.. hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mülga 2908 sayılı Dernekler Kanununun 71/son maddesinde "Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paraları Devlet malı sayılır. Bunlara karşı suç işleyenler Devlet memuru gibi cezalandırılır." hükmünün bulunduğu, bu düzenlemeye göre sanığın eylemlerinin zimmet suçunu oluşturacağı, ancak suç işlenmeden önce 23/11/2004 gün ve 25649 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türkiye Kızılay Derneği ile Türk Hava Kurumunun mal ve paralarına karşı suç işleyenlerin Devlet memuru gibi cezalandırılacağına ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, bu düzenlemenin yerine tüm kamuya yararlı dernekleri kapsayacak şekilde anılan Yasanın 27/son maddesi ile "Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” hükmüne yer verildiği ve ayrıca 32/1-f maddesi ile de "Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2013 tarih, 2012/1275 Esas, 2013/419 sayılı Kararı ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, zimmet suçunun kamu görevlileri ile özel yasalarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları öngörülen kişiler tarafından işlenebileceği, 5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca TCK"nın 6/1-c maddesinin de ancak 01/01/2009 tarihinden itibaren özel yasalarda uygulanabileceği dikkate alındığında, suç tarihi itibarıyla 5253 sayılı Dernekler Kanununda Türkiye Kızılay Derneği görevlilerinin veya dernek malına karşı suç işleyenlerin kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyle sanığın zimmet suçunun faili olamayacağı, TCK"nın 3 ve 61. maddeleri birlikte değerlendirilerek meydana gelen zararın ağırlığı, suç kastının yoğunluğu da gözetilip asgari hadden uzaklaşılarak TCK"nın 155/2. maddesinde düzenlenen zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Katılan yararına hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.