
Esas No: 2014/18639
Karar No: 2015/7300
Karar Tarihi: 04.05.2015
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2014/18639 Esas 2015/7300 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava ...çesinde, davacının "..." olan soyadının "... ..." olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava ...çesinde, kızlık soyadının " ... ", ilk evliliğinden aldığı soyadının "...", ilk eşinin vefatı üzerine yaptığı ikinci evliliğinden aldığı soyadının ise "..." olduğunu, ikinci evliliğini yaparken önceki soyadını kullanmak istediğini belirttiğini bunun üzerine soyadının "..." olarak kayıtlara tescil edildiğini, soyadının "... ..." olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 173/1 maddesinde boşanma hâlinde kadının, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu koruyacağı ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alacağı, eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebileceği; Soyadı Nizamnamesinin 18. maddesinde ise evlenen dul, evlendiği günden itibaren yeni kocasının soyadını alacağı ve eski kocasının soyadına bir daha dönemeyeceği hükmü getirilmiştir. Dosyadaki bilgi belgelerin incelenmesinden; davanın soyadı düzeltme davası olmayıp, Türk Medeni Kanununun ikinci kitap, birinci kısmında düzenlenen evlenmeden önce dul olan kadının bekarlık soyadını almasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ...Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerektiği dikkate alındığında davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması yerine asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devamla davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.